Zihnindeki düşünceleri okuyabiliyorum yüce Marcus
Puan vermedi·132 syf.··
2026 9. kitabı
·
44 günde okudu
·
Okunma: 16 Haziran 2026 21:21
M.S 120-180 yıllarında yaşamış evlatlıktan imparatorluğa uzanan bir hayat Marcus'un hayatı. Roma'ın en iyi beş imparatorundan biri. Biraz araştırdim nedir onu bu kadar iyi yapan diye, şaşırdım açıkçası çünkü mimari bir şeyler yapmıştır falan diye bekledim öğrenilmiş siyasi kalıplar mı diyelim ne diyelim benim düşünceme ama Marcus'u iyi yapan şey güç ile ahlakı birleştirip Roma'yı mükemmel yönetmesi, sade bir hayat tercih etmesi, savaşta askerlerinin yanında olması onu iyi yapan şeylermiş. Aynı zamanda filozof olan imparator Marcus stoacı felsefenin ilkelerine göre yaşam sürmeyi amaç edinmiştir. Mutluluk topluma faydası olan şeyleri istemektir. Ölümü düşünerek yaşayıp kalbinizi yormamaktır çünkü sonunda herkes ve her şey yok olacak, hayatta kontrol edemediğin şeyler vardır bunlara müdahale edemiyorsan düşüncelerine mudahele et, ilgisi olmayan şeylere ilgisiz davranırsa yaşamak için ruhunda mükemmel bir güç bulur insan, bir cesedi sırtlanmış ufacık bir ruhun sen, gibi buna benzer ilkeler var kitapta. Okurken kendi kendine konuşan bir adamı duyuyor gibi okuyorsunuz. O kadar güzel şeyler öğrendim ki, bir ay sürdü şu kısacık kitabı okumak çünkü öyle haldur huldur okunacak bir şey değil. Bazı cümlelerin üzerinde mesai harcamak gerekiyor gerçekten.
Kendime DüşüncelerMarcus Aurelius · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202427,9bin okunma
Puan vermedi·360 syf.··
2026 77. kitabı
·
49 günde okudu
·
Okunma: 25 Mayıs 2026 11:16
Kitapta, erken kalmanın önemi, bunun nasıl sağlanabileceği, erken kalkıp planlı yaşamanın hayatımıza katacağı değerler ve devam ettirmeye dair tavsiyeler anlatılıyor. Ayrıca bu hususta formüller de (66 gün – 20/20/20: 20 dakika egzersiz, 20 dakika kişisel gelişim, 20 dakika planlama) veriliyor. Elbette ki modern hayatta bizi bağlayan tv, telefon, bilgisayar, sosyal medya ve alışkanlıklardan kurtulup erken yatıp erken kalmak kolay değil. İşin sırrı da burada gizli zaten. Zor olan ve başkalarının yapamadığını yapabilirsen başarıya ulaşırsın. Kitap biraz fazla idealist ya da hayali gelebilir. Yine de sabah erken kalmak için ilham verici ve okumaya değer bir eser. Kitaptaki öneriler uygulanabildiği takdirde insanın hayatında çok önemli değişiklikler meydana gelebilir. Bence konu biraz daha kısa anlatılabilirdi. - Gününüzün başlangıcına özen gösterin, gününüzün geri kalanı başının çaresine bakacaktır. - Sabahlarınızı kucaklayın. Hayatınızı güzelleştirin. - En iyi halini bulmak için en zayıf halini yok etmelisin. - Bahanelerden dâhi çıkmaz. - Zor duygulardan kurtulmanın en kolay yolu onlarla yüzleşecek bilgeliğe ve cesarete sahip olmaktır. İyileşmek için önce hissetmeniz gerekir. - Çaba harcamayanlar için hiçbir şey yolunda gitmez. - Yarın bir gerçek değil, bir vaattir. Her sabahın tadını çıkar ve yeryüzündeki her gününün kıymetini bil.
Sabah 5 KulübüRobin Sharma · Pegasus Yayınları · 2023403 okunma
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
Cesur Yeni Dünya
6/10
·272 syf.··
2026 20. kitabı
·
32 saatte okudu
·
Okunma: 15 Haziran 2026 23:50
Merhaba arkadaşlar bugün sizlere bilim kurgu klasiklerinden biriyle geldim. Yeni girdiğim güzel bir grupla bu kitabı okuyup bitirdik ve değerlendirmesini yapacağız. Açıkçası kitabı hiç sevemedim bana hiç hitap etmedi. Abartılmış bir klasik olarak görüyorum, tabii bu kendi fikrim. Severek okuyanlara saygım sonsuz ama bana göre değildi hiç. Gelin kitaptan bahsedelim hemen biraz. Kitap, insanların laboratuvarlarda üretildiği, çocukluktan itibaren şartlandırıldığı ve "mutluluk" adına özgürlüklerinden vazgeçtiği bir geleceği anlatır. Teknolojinin ve bilimin aşırı ilerlediği; ancak aile, bireysellik ve duyguların tamamen yok edildiği, "cemaat, özdeşlik ve istikrar" üzerine kurulu bir geleceği anlatan dünyaca ünlü bir distopya eseridir. Romanda anlatılan Londra’da insanlar geleneksel yollarla doğmaz, kuluçka merkezlerinde tüplerde üretilir ve genetik olarak sınıflara (Alfa, Beta, Gama vb.) ayrılır. Bireyler uykudayken dinletilen ses kayıtlarıyla (hipnopedya) eğitilir ve sorgulamadan sadece tüketen, haz odaklı bireyler haline getirilir. Doğal üreme ve annelik-babalık gibi kavramlar yasak ve "pornografik" bulunur. Acı ve mutsuzluk "soma" adı verilen yan etkisi olmayan uyuşturucularla bastırılır. Sistem bu şekilde kusursuz işlerken, modern dünyanın kurallarına uymayan iki karakterin ortaya çıkmasıyla düzen sarsılır. Sistemin dışında, geleneksel bir yaşam süren bir bölgede (Vahşi Rezerv John) annesiyle birlikte büyüyen John, medeni dünyaya getirilir. Shakespeare okuyarak büyüyen John, medeniyetin sözde "mutlu" ama ruhsuz insanlarına karşı çıkar; aşk, acı çekme ve özgür irade gibi kavramları savunarak sistemin yöneticileriyle felsefi bir çatışmaya girer. Roman, toplumsal istikrar uğruna insanlıktan çıkmanın ve bireyin sistem tarafından nasıl yok edilebileceğinin en çarpıcı
Bilim-Kurgu
Cesur Yeni DünyaAldous Huxley · İthaki Yayınları · 202173,2bin okunma
Bu hâlim Sana malûm..
7/10
·120 syf.··
2026 62. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 15 Haziran 2026 16:09
Ayşe Şasa'nın Şebek Romanı'nı okumadan önce hayatı hakkında birkaç yazı okumuştum. Bu yüzden kitaba başlarken ister istemez yazarı da düşünerek okudum. Ayşe Şasa'nın çocukluğu beni en çok etkileyen noktalardan biri oldu. Varlıklı bir ailede büyümesine rağmen anne ve babasından uzak kalmış. Çocukluğunu daha çok mürebbiyelerin gözetiminde geçirmiş. Maddi imkânların her zaman mutluluk getirmediğini gösteren bir hayat hikâyesi var. İlerleyen yıllarda yaşadığı ruhsal sıkıntılar ve ardından tasavvufa yönelmesi de eserlerine farklı bir derinlik kazandırmış. Şebek Romanı 2075 yılında geçen bir bilimkurgu romanı. Hikâye, artık eski kimliğini kaybetmiş ve XB21 adını almış bir şehirde geçiyor. Teknolojinin son derece geliştiği bu dünyada insanlar dışarıdan bakıldığında ilerlemiş görünse de iç dünyalarında büyük bir boşluk taşıyorlar. Kitap bu yönüyle klasik bilimkurgulardan ayrılıyor. Çünkü bilimkurgu eserlerinde genellikle teknolojik ilerleme olumlu bir gelişme olarak sunulurken Ayşe Şasa bunun tam tersini yapıyor. Bu nedenle eser aynı zamanda bir bilimkurgu parodisi olarak değerlendiriliyor. Geleceğin dünyasını anlatırken aslında günümüz insanını ve modern hayatı sorguluyor. Hikâyenin en dikkat çekici taraflarından biri bilimkurgu ile tasavvufu bir araya getirmesi. Türk edebiyatında buna çok sık rastlanmıyor. Distopik bir gelecek kurgusunun içinde insanın hakikat arayışı, maneviyat ve özüne dönüş gibi temalar yer alıyor. Kitaptaki XB21 toplumu bana köklerinden kopmuş modern insanı çağrıştırdı. Her şeyin hesaplanabildiği ve kontrol altında tutulabildiği bir düzen kurulmuş ama insanların ruh dünyası ihmal edilmiş. Kitabın adındaki şebek motifi de bu noktada anlam kazanıyor. Şebek sözcüğü bende taklit eden ve özünden uzaklaşan insan fikrini uyandırdı. Sanki yazar, kendi
Edebiyat
Şebek RomanıAyşe Şasa · Ketebe Yayınları · 2023332 okunma
Puan vermedi·272 syf.··
2026 4. kitabı
·
21 günde okudu
·
Okunma: 09 Haziran 2026 13:19
Mehmet Rauf’un Eylül adlı eserini okuduktan sonra, Türk edebiyatında neden bu kadar önemli bir yere sahip olduğunu daha iyi anladım. Roman, ilk bakışta sade bir olay örgüsüne sahip gibi görünse de aslında insanların duygularını, düşüncelerini ve iç dünyalarını oldukça derin bir şekilde ele alıyor. Bu yönüyle okurken sadece olayları takip etmiyor, aynı zamanda karakterlerin hissettiklerini anlamaya ve onların yaşadığı duygusal süreçleri hissetmeye çalışıyorsunuz. Kitapta en çok dikkatimi çeken unsur, karakterlerin psikolojik yönlerinin ayrıntılı olarak işlenmesiydi. Yazar, karakterlerin yaşadıkları olaylardan çok bu olayların onların üzerinde bıraktığı etkileri anlatmaya önem vermiş. Bu nedenle eser, hareketli ve sürekli olayların yaşandığı bir roman olmaktan çok, duyguların ve düşüncelerin ön planda olduğu bir eser olarak karşımıza çıkıyor. Karakterlerin yaşadıkları ikilemler, iç çatışmalar ve duygusal değişimler oldukça gerçekçi bir şekilde aktarılmış. Bu durum, onları daha yakından tanımamı ve bazı noktalarda kendimi onların yerine koyabilmemi sağladı. Mehmet Rauf’un anlatım tarzını da başarılı buldum. Her ne kadar kullanılan dil günümüz Türkçesine göre biraz ağır olsa da yazarın kurduğu cümleler ve yaptığı tasvirler eserin etkileyiciliğini artırıyor. Özellikle mekân ve duygu betimlemeleri sayesinde kitabın atmosferini güçlü bir şekilde hissedebildim. Bazı bölümlerde olaylardan çok karakterlerin düşüncelerine yer verilmesi nedeniyle okuma temposu yavaşlasa da bu durum eserin vermek istediği duyguyu daha iyi anlamama yardımcı oldu. Romanı okurken insanların ilişkilerinde yaşadıkları duygusal karmaşıklıkların aslında zaman geçse de çok fazla değişmediğini düşündüm. Eserde ele alınan sevgi, özlem, mutluluk, hayal kırıklığı ve kararsızlık gibi duygular günümüzde de
İnceleme
EylülMehmet Rauf · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202150bin okunma
Puan vermedi·304 syf.·
2026 17. kitabı
​Bu sene okumalarım pek ilerlemiyor; başlıyorum, bırakıyorum; başka bir kitaba başlıyor, yine bırakıyor, yine başlıyor ve yine... Bu durum, bir kez daha bana okumanın, hayatım için öğrenmekten çok daha öte bir anlam ifade ettiğini hatırlatıyor. Okumak beni sakinleştiren, hayatta tutan, yeni güne başlamaya cesaret veren, dostluk eden, haz veren ve nefes aldıran bir araç. Bunu sürdürmenin zor olduğu zamanlarda oldukça zorlanıyorum. Kitap incelemesine neden böyle başladım acaba? :) Yalom’un bu kitabındaki kendini açmalarından mı etkilendim? Muhtemelen... ​Yalom’un —şimdilik— son kitabı olan Kalp Saati, eşi Marilyn’i kaybettikten sonra ve hafıza sorunlarının oldukça ilerlediği bir dönemde kaleme alındı. Bir nevi "çift yas" süreci de diyebiliriz. Hafızası iyice zayıfladığından, yalnızca tek seferlik danışmanlıklar yapmaya karar veriyor ve "Burada ve Şimdi" ilkesiyle bu tek seferlik görüşmeleri yürütüyor. Kitap, bu danışmanlık sürecinden bazı seansları konu alıyor. Okurken içimdeki eleştirel ses hemen karşı çıktı: "Tek seanstan nasıl bir fayda umuyor?", "Bu tutum fayda sağlamaktan çok bencilce bir eylem gibi durmuyor mu?", "Kendi öznel durumumuza göre bir alanı şekillendirmek etik mi?" vs. İçimde her şeye dırdır eden bir yapı var, ben onun sesini duruma göre kısıp açıyorum, yoksa tüm ömrümü eleştiriyle, mızmızlıkla, huysuzlukla ve önyargıyla geçirirdim. İnsanın, kendine kulak vermemesi gerektiği zamanları bilmesi şart. ​Her neyse, kitabımıza dönersek... Bu tek seanslık görüşmelerin etkili olabileceği konusuna şüpheyle yaklaşmakla birlikte, kitabı okurken aslında görüşmelerin o seansta başlamadığını da görüyoruz. Yalom’un kitaplarını okumuş, eğitimlerine katılmış yahut eskiden tedavi sürecini yönetmiş kişileri danışan olarak kabul ettiği göz önüne alınırsa, bu ilişkinin
Kalp SaatiIrvin D. Yalom · Pegasus Yayınları · 2025163 okunma