İçsel zenginliği ile büyüleyen yazar, şair Rilke.. Neden Almanca bilmiyorum hüznüne gark oldum.
Sitede Sergen ’in Rilke’ye sevgisi, incelemeleri, alıntıları ve başka bir arkadaşımın ona verdiği değer ile tanıma isteği doğdu kalbimde.. Kendilerine teşekkür ederim ^_^
Kitabın son 20 sayfasında Rilke'yi tanımaya yönelik yazılardan ve netten araştırdığım ( fikriyat.com/kultur-sanat/20...) ve anladığım kadarı ile :
Eski ve köklü aileden gelmiş. Annesi,
kaprisli ve özlem duyduklarını çocuğuna yansıtan aile bireylerinden biri olarak; Rilke'yi 6 yaşına kadar kız çocuğu gibi giydirmiş , o ise ince ruhundan dolayı başta kadınlar olmak üzere insanlarla iletişim kurmakta zorlanmış. Yine anne ve babasının isteği üzerine subay okuluna gönderilen lakin orasının cehennem gibi gelmesinden dolayı dayanamamış ticaret okuluna yazdırılmış oradan da üniversiteye geçmiş; babası hiç olmadı avukat olsun dileğine rağmen Rilke kendisini sanata vermiş iyi ki de öyle yapmııış..
Genç yaşında sezgiselliği güçlü, içine kapalı, alçak gönüllü birisi. ‘’Bütün isteği, insanlığa iç zenginliğini vermek, herkesi mutlu kılmak olmuş; yazdığı şiirleriyle, kendi dediği gibi: Halkını sevindirmek kaygısını gütmüş. Halk kavramı altında da kendi gibi yoksulları anlamış. Halk onun için toplumsal değil , her şeyden önce ruh kavramıydı’’ (82) Sevgiyle bakan, şair ruhunu damıta damıta sunan bir dünya..
‘’O, her şey de, kendine en yakın olanda olduğu gibi, en uzak olanda da gene, kendi içini, Tanrıyı bulur’’ (83). Her gördüğü şeyde kendine yakınlık bulan, sadece güzeli değil karanlık, fırtınalı tarafların, sarhoşun, delinin çığlıklarını da duyuran bir kişilik. ‘’Rilke’nin karşısına çıkan, duyularını, aklını
'İdraki olmayan doğru bilmez; vicdanı olmayan güzel eylemez.' demiş Fazlıoğlu.
Kitabın isminden de anlaşılacağı üzere, konu biraz çetrefilli bir konu. Yüzyıllar önce Henry David Thoreau diye bir birey varmış. Günün birinde vergi memurluğu kisvesi altında, birtakım paragözler, insan eti ile beslenen devletgiller bu arkadaşın kapısına dayanır, para ver der bize, tabi bizim delikanlı parasının gideceği düşüncesinden değil, ama yine de can havliyle atılır ve amiyane bir tabirle 'hayırdır oğlum ne parası, siz kime iş koyuyorsunuz' der. Alıyorlar bunu nezarete ve o asırları büyüleyecek olan meşhur hikayeye ortam hazırlanmış oluyor. Hikaye çok bilindik ama, ben yine de bilmeyenler için şuraya bırakacağım;
Bizim delikanlı Thoreau, ABD ve Meksika savaşları sırasında kelle başına konan vergiyi ödemeyi reddediyor ve nezarete alınıyor. Gerekçe olarakta ödeyeceği para bir adam öldürmek için, başka bir adam veya tüfek satın almaya yaramasını istememesi. Yani şunu demeye getiriyor; sizler benden para alır, kurşun alırsınız. Onlarda kendi müridlerinden para toplar kurşun alırlar. E geriye İskender Büyük deyişiyle, ahmağın çok olduğu yerde kurşun havada gezer. Daha doğrusu bizler kendi ellerimizle imkan sağlayıp, alan açıyoruz bu tür şeylere. Buna benzer düşünceler aşılıyorlar kitap boyunca. Tabi kendisiyle fikirdaş ve arkadaşı ağabey Waldo bunu duyunca -Thoreau'nun nezareti boyladığını- davranır ve Thoreau'nun hücresine varır. Aralarında şöyle bir diyalog geçtiği söylenir;
- Henry, neden buradasın?
- Waldo, sen neden burada değilsin?
Bu temel düşünce üzerine Thoreau 1840'lı yıllarda görev yaptığı bir okulda bir manifesto okur. Her şeyin başlangıcı olarak alınır manifestosu. Şimdi, o lafız nam salmış yürümüş, çok işler görmüş, toplum üzerinde baya cahillik zedelemesi üzerine
İşsiz olarak geçiriyor olduğum bu güzel kasım ayında, bir Youtube kanalı açma kararı aldım. Bu kanalın amacı, eğer ki ileriki süreçlerde maddi bir gelir elde edilecek olursa, ihtiyaç sahibi ve kitap okumak isteyip de almaya maddi güçleri yetmeyen çocukların kitap ihtiyaçlarını karşılamak için olacaktır. Kendimiz için kitaplar alabiliyoruz fakat gelecek nesillerin yetişkin bireyleri olacak çocuklarımız için pek bir şey yaptığımızı düşünmüyorum.
Youtube projem, okuduğumuz kitaplardaki altını çizip geçtiğimiz, üzerine düşünmeye pek de zaman ayırmadığımız alıntılarla ilgili. Kanalın adı "Alıntılarla Yaşıyorum" ve içeriği Türkçe. Kitap incelemelerini 1000kitap'ta paylaşmaya devam edeceğim fakat alıntılar üzerine detaylı olarak konuştuğum bir kanal olacak. İlk videomu 1984 kitabındaki alıntılar üzerine çekmiş bulunuyorum.
youtube.com/watch?v=dK1thKZ...
Kanalın amacı : youtu.be/FXS05FxDTF0
Bakalım zaman geçtikçe çocukların hayatlarına dokunabilecek miyim? Benim için en büyük mutluluk, onların gözündeki mutluluk parıltısını görmek olacaktır.