Tüm öğrencilik yıllarımı arka arkaya dizilmiş klasik oturma düzeninde, önümüzde oturanın ensesini görerek geçirdik. Önde oturan öğrenciler derse en çok katılanlarken arkada oturan öğrenciler öğretmenin de sistemin de unuttukları oluyordu. Sistemi değiştirmek belki de oturma düzenini değiştirmekten geçiyordu. Bu arka arkaya oturma düzeninde öğretmen koridorda dolaşmayıp, tahtanın önünden ayrılmadığında en arkada oturanlar tamamen görünmez oluyor. Başarılı sayılanların önde oturduğu bu oturma sistemi, günümüzde de birçok sınıfın gerçeği. Bunun nedeni de sınıfta etkileşimin az olmasını istemek ve öğretmenin her öğrenciyi görme isteği olsa gerek.
Sayfa 219
Hem Uyuyan Güzel hem de Külkedisi sonunda prensler tarafından kurtarılmıştır,tıpkı edilgen hayatlar yaşayan birçok kadının evliliklerinde güven ve emniyet arayışında olmasın gibi.Yine de sonunda bu kadınların çoğu kendilerine ihanet ettiklerini hissederler.
Reklam
Hayır, insan sade ölürken ayrılmıyor, arkada bırakmıyordu. Belki bütün ömrünce her an birçok şeyler onu arkada bırakıyordu. Sonra olduğu yerde birdenbire kabuklaşıyor, çok ince, görünmez bir şeyle o anda etrafında olanlardan ayrılıyordu. "Biz mi gidiyoruz, onlar mı?.." Sual buydu...
Sayfa 60 - Dergah Yayınları 40. Baskı: Kasım 2022
Şurası bir gerçek ki, daha önce babasının gözlerine hiç bakmamıştı ve şurası da bir gerçek ki, birçok kişi babalarının gözlerine hiç bakmaz.
Sayfa 484·Kitabı okuyor
Bir kitabı okurken geçen iki saatin ömrümün birçok senelerinden daha dolu, daha ehemmiyetli olduğunu fark edince insan hayatının ürkütücü hiçliğini düşünür ve yeis içinde kalırdım.
Sayfa 86 - Yapı Kredi Yayınları·Kitabı okudu
Alıntı
"Yarı gelişmiş olan philistine"
"Ömürlerinde asla bir fikir sahibi olmayacak kadar ruhları tembeldir, bugün şu fikir, yarın öteki fikir kıpırtısını beraberlerinde gezdirmek suretiyle münevver insan olduklarını kendilerine ispata kalkarlar. On dakika içinde maddi ve manevi her çeşitten en az on mevzuya dokunup geçtiklerini görmek insana adeta dehşet verir. Bir meseleyi başından alıp sonuna kadar götüremeyecek derecede uyuşuk oldukları ve "ideophobie" diyebileceğimiz bir nevi "fikri faaliyetten korkma" illetine tutulmuş bulundukları için yanlarında her hadise hakkında hazır birer hüküm reçetesi taşırlar... Bahis mevzuu olan birçok meseleler için düşünmeye lüzum kalmadan ortaya sürülebilecek selahiyetli kararları vardır ve bunlar üzerinde asla münakaşa kabul etmezler. Her türlü itirazı, yine istihfaf dolu bir hayret pozu ile önlerler. "(Ali, 2015: 124-125)
Sayfa 21·Kitabı okuyor
İnsana Dair
Reklam
Reklam