Züleyha, Yûsuf’a bir mektup yazmaya başlayınca Yûsuf diye başladı, Yûsuf diye bitirdi. Gördü ki hitaptan öteye geçemedi. Anladı ki aşkın nâmesinde ser-nâmeden öte kelâm yok. Ve Züleyha’nın lügatinde Yûsuf’tan öte sözcük yok.
Bu cahil halk tapıyor onlara," diye de sözünü bitirdi Murtaza. "Bu irtica, bu hurafeler ruhuna işlemiş bu koyun sürüsü halkın. Daha, daha bin yıl ister bu cahil halkı bu hurafelerden kurtarmak için. Onlar da halkı istismar ediyorlar, soyuyorlar sömürüyorlar, bir horozu, bir tek keçisi, koyunu olan da çekiyor onları seve seve götürüyor ocağa bağışlıyor.
Deizm peygambersiz (risaletsiz) bir din anlayışıyla dünyadan ve insanların hayatından uzaklaştırılmış bir Tanrı tasavvuruna dayanıyor. Deizm "Tanrı alemi mükemmel bir şekilde yaratacak kudrete ve bize her tür ihsanda bulunacak rahmete sahip ama nasıl yaşamamız gerektiği konusunda söz söyleme hakkına sahip değil." diyor. Cenab-ı Hakk'ı yarattığı alemden kopararak "Yarattı, işini bitirdi. Artık bu alem bize ait." diye de ekliyor. Deizme göre Tanrı alemi mükemmel şekilde yaratıyor, ona muazzam bir nizam veriyor. Biz insanları da mükemmel bir şekilde yaratıyor ama bu alemde nasıl yaşamamız gerektiği konusunda bize emir ve tavsiyelerde bulunma hakkından yoksun bulunuyor. Bu, yaratan, var eden, koruyan, veren ve hak sahibi olan Tanrı kavramına ters bir bakış açısı.
Ona güvendiği, sırlarını verdiği için birkaç gün kendini yiyip bitirdi. Şüpheler zihninde birbirini kovalıyor, bazen ona hâlâ inanıyor, bazen aldatılmışlığın kiniyle intikam yeminleri ediyordu.
"Nasıl inanmayayım, o kadar samimiydi ki!"