"Stoacılar Felsefeyi üçe ayırır: Mantık, Fizik ve Ahlak. Stoacılara göre felsefe yaşayan bir canlıdır. Mantık, bu canlının kemiklerini ve sinirlerini, Fizik etli bölgelerini, ahlaksa ruhunu oluşturur. Stoacılar bunlar arasındaki ilişkiyi şöyle ifade eder: En üstün iyi, erdemdir; erdem, doğayla uyumlu yaşamaktır, doğayla uyumlu yaşama, doğanın doğru bilgisini edinmekle mümkündür. Bu bilgiye de belirli bir yöntemle ya da bir ölçüyle ulaşılır. İyinin bilimi ahlaktır. Doğanın bilimi fiziktir. Bilginin ölçütü ise mantıktır. Fakat biri olmadan hiçbiri tam olarak görevini yerine getiremez." (Çevirmen Yunus Emre Ceren'in sunuşundan alıntıdır).
Kendime Düşünceler, Roma'nın 5 büyük imparatorundan sonuncusu olan büyük filozof Marcus Aurelius tarafından kaleme alınmış bir "meditasyon" eseridir. Eser, stoa felsefesinin önemli eserlerinden biri olarak kabul edilir. Marcus Aurelius, çıktığı seferlerde kendisine yol göstermesi, hatırlatıcı olması bakımından bu eseri kaleme alırken yüzyıllar sonrasının toplumuna ışık tutabileceğini düşünmüş müdür?
Yazar muhtemelen kendisinden sonraki çağlara kadar bu bilgi birikimlerini ve deneyimlerini aktarmış olabileceğini hayal etmemiştir. Fakat Kendime Düşünceler öylesine etkileyici ve farkındalık yaratan bir eser ki bugün hala birçok okuyucuya ulaşabildiği gibi yüzyıllar sonrasına ulaşmaya da ve gelecek nesilleri de etkisi altına almaya devam edecektir. Tabi insan şunu düşünmeden de edemiyor: yaşadığımız bu dönem insanlık tarihinin en büyük imkanlara sahip olduğu dönemlerden bir tanesi. Herkesin her şeye, her yere kolayca ulaşabildiği bir ortam söz konusu. Kitabın yazıldığı dönem ile bugün arasındaki korkunç değişim, kitaptaki öğütlerin ve fikirlerin bugüne uyarlanabilmesini oldukça güçleştiriyor. Bunu anlamak da zor değil, elbette bu eseri