Cennet konuşuyor mu diyorsunuz. Bakın etrafınıza; mevsimler gelip geçiyor, her canlı büyüyp gelişiyor. Hala cennet konuşuyor mu diye soruyorsunuz!
Bilge insan suda bulur huzuru, erdemli ise dağlarda bulur mutluluğu. Bilgeler hareketlidir, erdemliler ise sakin. Bilgeler neşeli olur, erdemliler ise uzun ömürlü ...
Büyük bir devlet yönetecekseniz eğer, işlere önem vermeli, sözünüze sadık olmalı, harcamalarınızda ekonomik
olmalı ve en önemlisi insanlarınızı sevmelisiniz.
Annenizin ve babanızın hatalarını arada bir düzeltmek iyidir. Ancak sizi dinlemezlerse saygınızı ve sevginizi asla kaybetmeyin.
Önce yakınımızdakileri sevmeliyiz, sonra başkalarına sıçramalı bu sevgi; yabancılara ve en sonunda tüm dünyaya!
Cennet yarattığı her şeyde bonkör davranmıştır. Ancak nasıl ağaçlar ölü yapraklarını dökerse, o da düşmeye hazır her şeyden kurtulur.
Şöyle naklolunur: Behlûl-i Dânâ hazretlerine bize bir vaaz et dediler. Orada büyük bir direk duruyordu. Direğin bir ucundan tutup kaldırdı ve yere bıraktı. Sonra öbür ucundan tutup yine yere bıraktı. Sonra ortasından tutup kaldırmaya çalıştı ama yerden kalkmadı. Sonra şöyle buyurdular: "Direğin şu ucunu dünya farzettim, acaba ben dünyaya çalışsam ele geçirebilir miyim, dedim. Direği tuttum kalktı, dünyaya çalışırsam ele geçirebileceğimi anladım, yine direğin öbür ucunu ahiret farzettim, ona çalışsam ele geçer mi, dedim ve tuttum ele geçirdim. Ahirete çalışırsam elde edebileceğimi anladım. Acaba dünyayı ve ahireti, ikisini birden ele geçirebilir miyim, dedim direğin ortasından tuttum, iki ucu da yerden kalkmadı. Dünya ve ahiretin ikisini birden ele geçiremeyeceğimi anladım."
Göçünü ister gönder ister gönderme; fakat sonunda
kendin nasılsa göçeceksin, gafil olma.
İster bey ol ister kul, burada uzun süre kalmayacaksın;
ölüm artık seni yolda bekliyor.
İster bin yıl yaşa, ister on sekiz, bir gün öleceksin;
eser olarak iyi ad bırakmaya çalış.
İster zengin ol, ister fakir,
geçen her yıl, ay ve gün hayatı kemirmektedir.
Büyüklük ve şöhretle başın göklere yükselse de
sonunda girip yatacağın yer kara toprağın altıdır.
Hayat nimetini elde edip de vaktini boşa geçiren insan,
kendisini ateşe atmış demektir; o hayvandan farksızdır.
İnsan esenlik bulup da ömrünü boşa harcarsa,
ey kardeş, bu çok çirkin bir hayat olur.
Ey kardeş, sen benim kaygımı yeme;
sen gözünden yaş dökerek kendi derdinle uğraş.
Bu dünya işi sağlam bir tuzaktır;
tuzağa düşme, seni sımsıkı yakalar.
Bugün sana devlet geldi, arzuna göre hareket eder;
fakat sen ona inanma, o yine çabuk gider.