Necip Fazıl Kısakürek:
-Eski harflerin bütün millete ve aşağı tabaka halka teşmil edememesindeki zaaf, acaba o devrin maârifine mi ,yoksa harflerin zâtına mı âiddi?
İslam yazısını kullananlar kendi rey ve içtihadlarıyla tercih etmekte oldukları halde, Lâtin yazısı daha ziyâde mağlupların gâlipleri taklid etmek hissi sebebiyle yayılmıştır.
Alfabe bir kültür vasıtasıdır. Mühim olan ilim, sanat ve felsefeyi yapacak kafa inkılâbıdır. Alfabenin zoru kolayı olmaz. Her şey öğrenmeye bağlıdır. Çin'in sonradan "kültür ihtilali" yapmaya kalkan Mao'su bile, o müthiş kalabalık, korkunç, yukarıdan aşağı Çin yazısını değiştirmemiştir. Çünkü Çin birliğinin o alfabeye bağlı olduğunu koyu bir Çin milliyetçisi olan Mao iyi bilmektedir.
Latin harflerini kabul etmek " Batılı ve medeni" olmak demek değildir. Çünkü çoktan batılılaşmış olan Museviler, Japonlar, Ruslar, Yunanlılar kendi alfabelerini kullanıyorlar. Bunu milli bağımsızlık ve birliğin sembolü sayıyorlar.
Prof. Rosso:
"- Kuzum İbrahim Hakkı Bey! Dünyanın en güzeli olan yazınızı niye attınız, o gayet kolay yazılan, çiçek gibi yazı atılır mıydı? Garbın seçkin otoriteleri ilim adamları kolay yazılır ve güzel bir yazı arıyorlar. Hendesî ve çirkin Lâtin harflerini niçin kabûl ettiniz. Ben lâtinim, Lâtin harfleri de bizim millî harflerimizdir. Fakat onunla köklü bir ilim yazısı yazılamaz!.."