Avrupa'nın erken döneminde köylü halk Aziz Augustinus'u hiç okumamıştı. Neredeyse hiçbiri okuma yazma bilmediğinden, Tanrı'nın kelamını anlaşılır şekilde tercüme eden yerel din adamlarına belbağlamışlardı. İsa'nın tanrısallığı veya Teslis'in doğası hakkındaki karmaşık sorulara köylerde rastlanmıyordu. Buralarda insanları ilgilendiren ve rahiplerin de çokça zaman ayırdıkları mevzu seksti. Din adamları erken ortaçağın ahlak polisleriydiler ve cehennemden kurtuluşun, seksten olabildiğince uzak durmaya ve gerektiğinde seksi sınırlı ölçüde yaşamaya bağlı olduğunu öğretiyorlardı. Hıristiyan seks politikasının kaba hatları Augustinus ve Jerome gibilerince çizildi ama beş yüzyıldan daha uzun bir süre boyunca asıl iş kiliselerin günah çıkarma hücrelerinde yapıldı. Papazların ve tövbekarların çoğu birbirini gayet iyi tanıyordu ama günah çıkarma hücresinin karanlığında komşuluk ilişkileri sona eriyordu. Papazlar günah çıkarma rolünü üstlendiklerinde artık eski dost veya manevi önder değil, tövbekarların kötü amellerini tartıp neticeye bağlayan yargıçlardı. Günah çıkarma ritüeli tövbekarın cinsel yaşamının her ayrıntısını rüyalar, boşalmalar, pozisyonlar, aldatmalar- anlatmasını gerekli kılıyordu. İnsanların neredeyse tüm cinsel faaliyetleri yasak olduğundan bu itiraf işlemi tüyler ürpertici olsa gerek. İtirafı dinleyen papaz, kilisenin iyi cinsel davranışı kötü olandan ayırt etmek için kullandığı "penitential "lere, yani ceza kılavuzlarına başvurarak her günaha belli bir ceza veriyordu. Bu kılavuzlar kilisenin en üst görevlileri tarafından yazılarak, yerel olarak derleniyordu ve bir bölgeden diğerine önemli ölçüde farklılık arz ediyordu. Aralarındaki farklılıklara rağmen hepsinin verdiği temel mesaj şuydu: Her türlü seks kirli ve kirleticidir ama bazı seks eylemleri diğerlerinden
📚🔔 Tatil zili çaldı!
Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞
Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖