Puan vermedi·144 syf.·
2025 185. kitabı
"Kendinden başka tutunacak neyin var?Caner Yaman Hayatın içinden gecerken sevinç kadar hüzünde olmalı böylesı durumlarda bir yandan da sizin nasıl toparlanacağınızı ve nasıl sorunların üstesinden geleceğini yazmış yazar "Umut edersen her şey olabilir YazarCaner Yaman karsındaki okurla dertleşiyor musun gibi okura tavsiye veriyor "Güzel olan her şey nefreti yenebilir. İnanmak her güçlüğü yenebilir. Eğer inanırsan, pandalar bile uçabilir... Yaralar sarılır, küsler barışır, gece aydınlanır. İnandığın doğrular aslında birer masaldır. Masallar acıtmaz gerçekler kadar, gerçek masaldan daha yalandır. Yağmur yağar. Sonra diner. Bazıları hiç dönmez. Bazı acılar diner. Bazı yaraları kim okşasa geçmez. Er geç iyileşir hakkına girilen yürekler. Bu devran böyle sürüp gitmez. Bir gün... Susayan kanar susadığı ne varsa. Gülmek güzeldir. Yaşamak güzeldir. Sevmek # güzeldir.
Deneme, İnceleme, Edebiyat
Pandalar UçabilirCaner Yaman · Hayy Kitap · 2020941 okunma
6/10
·55 syf.··
2021 6. kitabı
·
1 saatte okudu
·
Okunma: 15 Ocak 2021 00:00
İÇİMDEKİ YABANCI Önce kitabın yazılış hikayesini biraz anlatayım. Yazarın Devran B. adında bir dostu var. Devran B. bir gün hayatını etkileyen bir kısmı yazara anlatmış ve yazar bu acıklı hikayeyi kaleme almış. Kendisini de dostunun yerine koyuyor ve hikayeyi bizlere böyle anlatıyor. Kanımca kitabın ismini de böylece "İçimdeki Yabancı" koymuş olabilir. Kitap Devran B. ve Asya'nın aşkını konu alıyor. Yalnızca bir aşk hikayesi değil tabii. Bunu okuyunca anlayacaksınız. Çok içeriğine girmek istemiyorum. Çünkü kısa bir kitap ve anlatsam okuyacak bir şey kalmayacak. Yaşanmış bir hikaye olması beni çok etkiledi ve etkileyici bir anlatımı vardı gerçekten. Her bölümün başında şiirler yer alıyordu. Bu da kitaba farklı bir hava katmıştı. #alıntı Bir tür duygusuzluk haliydi yalnızlık ama aynı zamanda orada en derin duygular da hissedilebiliyordu. Her şey daima geçip gitmez. Bazı şeyler geçer ama gitmez. Ve tek başına olmak, yalnız olmak manasına gelmez her zaman. Ben buna şahit oldum. Bunu gördüm. #içimdekiyabancı #ritimsanatyayınları #roman Gökhan Vural Kızılkuş
1000Kitap
İçimdeki YabancıGökhan Vural Kızılkuş · Ritim Sanat Yayınları · 20201 okunma
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Dost bî pervâ felek bî-rahm ü devran bî sükûn
Puan vermedi·128 syf.··
2025 3. kitabı
·
1 saatte okudu
·
Okunma: 19 Şubat 2025 19:58
Şeyma Kısakürek Sönmezocak ,ilk romanında bizleri kurmacayı tekrar kurmaya davet ediyor. Yazar kitabın başında bize tüm bunların birer oyun olduğunu , ve bu oyunun bir kuralı olduğunu söylüyor. Elma dersem çık,armut dersem çıkma. Kitabı ilk okuduğumda kavrayamadım hikayeyi. Karmaşık geldi fakat sonra anladım. Kitapta her şeyin kendi kontrolünde olmasını isteyen bir yazarımız var. Her şeyi bu yazar tasarlıyor. Kişileri anonim haline getirip A. ile B. kişisi diyor. Ve biz de bu kontrol bağımlısı yazarımızın kontrolünü kaybettiğinde ne olduğunu okuyoruz. Biz,kaderin bizim elimizde olduğunu sanarız. Tüm iplerin bizim elimizde olduğunu, ve bu ipleri başka kimsenin alamayacağını sanarız. Oysa gerçek öyle değildir. Bazan bazı şeyler yolunda gitmez. Böyle durumlarda ipleri tekrar kendi elimize almayı deneriz. Olmayınca da bu yazarımız gibi her şeye tekrar başlamak isteriz. Fakat kötü haber,hayat bir kurmaca değil! Kitabı okurken soyut hissettim kendimi. Hem bu kurmacanın içindeydim, hemde değildim. Yazarın bizimle kavga etmesi bu kurmacanın içinde olduğumu hatırlattı bana. Kısa ama öz, eğlenceli ve kafa karıştırıcı bir kitap okumak isterseniz önerebilirim Saklambaç Şeyma Kısakürek Sönmezocak
Duygu ve Düşünce
SaklambaçŞeyma Kısakürek Sönmezocak · Timaş Yayınları · 201940 okunma
İhtilal 1-Zelzele Kitap İncelemesi
10/10
·720 syf.··
Beğendi
·
2025 1. kitabı
"Eğer çok karanlık bir durumdaysan, unutma, şafak en karanlık andan hemen sonra söker." Her şeyiyle: Karakterleriyle, kurgusuyla, olay örgüsüyle, betimlemeleriyle, anlatımıyla, kapak tasarımıyla fazlasıyla beğendiğim, muhteşem bir kitaptı! Favorilerim arasında yerini aldı. Okurken hiç sıkılmadım hatta bitmesin diye yavaş okumaya çalıştım ama buna rağmen elimden bırakamadım ve nasıl bittiğini anlamadım :D Her şeyiyle çok güzeldi. Yazarın kalemini aşırı beğendim. Binnur Şafak Nigiz bundan sonra kesinlikle benim favori yazarlarım arasında. O betimlemeler neydi öyle?! En beğendiğim birkaç tanesini aşağıda/spoiler kısmında yazacağım. Şiddetle tavsiye ediyorum. Okuduğunuza asla pişman olmayacaksınız. Tek kelimeyle MUH-TE-ŞEM! Kesinlikle güzel bir kadroyla filmi, dizisi yapılabilecek bir kurgu. Belki ilerde olur. BURADAN İTİBAREN SPOİLER Öncelikle kitabın kapağıyla başlamak istiyorum. Kitabı okudukça anlamlı hâle gelen kitap kapaklarına cidden bayılıyorum! Ve İhtilal de onlardan biriydi. Gurur'un küçüklüğünde çok sevdiği müzik kutusu ve o kutunun içindeki balerin, Zeliha'yı ilk gördüğü anda o balerine benzetmesi Gurur'un timdeki kod adının "Zincir" oluşu ve kitabın ön kapağında bir zincirin balerine dolanışı. Gurur'un Zeliha'ya "Dağ Gelinciği" demesi ve kapakta balerinin hemen arkasında gelincik çiçeğine benzer bir çiçek oluşu, zincir ve gelincik çiçeklerinin birbirlerine bağlamış olmaları. Bunlar gerçekten çok güzel detaylardı. Kapak tasarımcısını da çokça tebrik ediyorum, muhteşem bir çalışma. Kitabın ilk sayfalarını okurken gözlerim şaşkınlıkla büyüdü. İlk sayfalar öfke ve üzüntü hissi verdi. Bir babanın çocuğuna nasıl acımadan, gözünü bile kırpmadan bu şekilde davranabileceğini idrak edemedim. Gerçekten çok üzüldüm. İlk sayfalar Gurur'un anlatımındandı. Kestane'ye
Edebiyat
İhtilal 1 - ZelzeleBinnur Şafak Nigiz · Dokuz Yayınları · 20231,580 okunma
Puan vermedi·248 syf.··
Beğendi
·
2024 110. kitabı
#SadiyeErolAykaç 'ın kaleminden #BenRabia (Bir Rabiatü'l Adeviyye Romanı) eserini #okudumbitti Dönemin alimi Hasan Basri Hazretlerinin mektebinde yetişen irfan ,abit bir insan, zamanın Ümmü'l Hayr'ı olarak ifade edilen Hazreti Rabiatü'l Adeviyye'nin yaşamını ele alan Yaratan"a adım adım kavuşmayı ihlas, özlem , aşk ile yanıp tutuşan bir ömrün hikayesi... Eseri okurken kendinizi Basra'da Hasan Basri Hazretlerin tedrisatında o manevi hayatı solarken , bir tarafta Rabiatü'l Adeviyye'nin kulübesinde Yaratan'i tesbih ederken, bir taraftanda İbrahim Bin Ethem hazretleri ile Mekke yoluma düşüp Hac vazifesini o anını o mübarek zatlarla yolculuğa çıkış halde buluyorsunuz. Beğenerek okuduğum bir yapıttı. Beni içine hapsetti diyebilirim. ️️️️️️️️️️️️️️️️ ESERDEN ALINTILAR ️Hasan-ı Basri Hazretleri Basra'nın en kıymet gören alimlerindendi. Sayfa 18 ️Evin etrafında ekilmiş birkaç sıra mısır, birkaç sıra Bostan sebzelerinden ibaret küçük bahçe vardı. Dünya gözüyle böyle görünüyordu lakin evin içi adeta kutsiyet ve nur ile donatılmış gibi. Çünkü içinde 80 yaşlarında Basra Halkının ‘’Ümmü’l-Hayır’’ diye hitap ettiği Rabiatü’l Adeviyye adında ihtiyar bir takım yaşıyordu. Sayfa 20 ️Ömür dediğin nedir ki Apde? Bir an, yani gözü açık kırpmak arasında geçen zamandan ibaret. Sayfa 28 ️Babam Adve'de yaşayan Atikoğulları kabilesinin azatlarındandır. Atikoğulları İslamiyet’i kabul edince birçok kölesini Allah ve Resulü’nün yolunda azat etmişlerdi. Bu azatlı kölelerin içinde babam da vardı. Babam da İslam'ı kabul etmiş. Sayfa 29 ️Kimdi Hasan'ı Basri ? Onu anlatmasam Rabia’yı da tam manası ile anlatmış sayılmam. Beni eşikten alıp kapıdan geçiren, şükrübe sebep zatın ayak İzlerinde nereye gittiğimi bilmeden ölü yıkayıcısının elindeki bir ölü gibi tüm
Din
Ben RabiaSadiye Erol Aykaç · Nesil Yayınları · 20211,365 okunma
Ordan Oraya Atlayan İncelememsi
6/10
·258 syf.·
2023 11. kitabı
Evlilik programları... Sezon içerisinde, akşam haberlere kadar tv başında kalabilenleri ekrana kilitleyen, kimileri için ibret, kimileri için eğlence, birkaç kişi içinse bol para kaynağı şovlar... Güzeldi bea. Hem eğleniyorduk, hem öğreniyorduk, üç kuruş paranın, hanımefendinin aracının mazotuna dahi yetmeyeceğini, çiftleşme dansının sadece kuşlara özgü olmadığını, evlenmenin, aşık olmanın veyahut cozutmanın yaşı olmadığını, az buçuk da olsa ünlü olmanın yolunun buralardan geçtiğini, neye niyet neye kısmet durumları, castları, jestleri ve daha nicelerini... Hemen hepsi kurguydu belki ama, hökümetimiz dedi ki bir gün: Duruuuun! Bu böyle gitmez! Türk toplumunun aile yapısını bozuyorsunuz. Evlilikten soğutuyorsunuz genç nesli. Falan fıstık... Sonunda ne oldu, evlilik programı eğlencemize turp sıkıldı, buralardan ekmek yiyen tayfa, devletlumuzun kapısını aşındırdı, aman efendim etmeyin eylemeyin, ekmeğimize kan doğramayın... Ve nihayetinde evlilik programı yapımcıları, aile sorunları deşikleyen tayfalara evriliverdiler. Şimdi de kim kimi dürtmüş, kim kimin çocuğu, kim kimi çocuğu zannediyordu, kim kime kaçtı, kim kimi kaçırdı, dolananlar, dolandıranlar, daha neler neler... E peki, bunlar toplumun yapısına halel getiren yapımlar olmuş olmuyor mu diye soracak olursanız... Şşşttt... Sormayın... Buralara neden girdik, aslında biraz bu düzlemde bir kurgumuz var kitapta. Hani eskiden, Mügelerin, Serapların, Esraların olmadığı cağnım yurdumda, yine böylesi şeyler yaşanıyormuş da işte, bunları da yazarlarımız dile getiriyorlarmış. Orhan Kemal de böylesi bir iş çıkarmış ve güzide toplumumuzdan bir kesit sunmuş bizlere. Ha eskiden daha iyiydik, şimdi boka sardık falan, bunlara girmeyeceğim. Eskiden neysek bence şimdi de aynısıyız da, işte teknoloji vs. artık bir şeylere erişimi
Hayat ve İnsan
Evlerden BiriOrhan Kemal · Everest Yayınları · 20161,083 okunma