Okur
E.
bir alıntı ekledi.
Şeytanın bile içinden çıkamayacağı bir karışıklık var. Aklın aşağılık saydığında kalp çoğu zaman güzellik buluyor. Sodom'da mı bu güzellik? İnan ki, insanların çoğu için bundadır; bu sırrı biliyor muydun? Feci olan yanı, güzelliğin yalnız korkunç değil, aynı zamanda esrarlı oluşu... Bu, şeytanın Tanrıyla boy ölçüşmesi; dövüş alanı olarak insan kalbini seçmiş. Kısacası, herkes kendi derdine yansın bakalım.
7
Tuğba
bir alıntı ekledi.
“Yurttaş, yüce olduğu kadar da ürkütücü bir yargıçlık görevi üstlenmişsiniz. İyilik ve kötülüğü değil de, belli çıkarlar ve duygular yönünden araştırdığı için, belki tüm mahkemelerden, daha emin, daha az yanılabilir bir mahkemenin hizmetine girdiğiniz için sizi kutlarım. Kin ve aşk arasında kararınızı bildireceksiniz, bu kendi kendine olur, doğruyu yanlıştan ayıracak değilsiniz, bunun ayrımı insanların yetersiz akıllarınca olanaksızdır. Yürek atışlarınıza göre karar vereceğiniz için yanılmak tehlikesiyle karşılaşmayacaksınız; yargınız kutsal yasanızı, yani tutkularınızı içerdiği sürece yerinde olacak. Ama sizin başkanınız ben olsaydım zar atardım. Adalet konusunda en güvenilir yol budur.”
4
İlayda Erol
bir alıntı ekledi.
Ödül aldığımızda kendimiz iyi hissederiz ve bu ihtiyaçımız olan ödülü alabilmek için, insanların bizden bekledikleri şekilde davranmayı sürdürürüz.Cezalandırılma ve ödül alamama korkusuyla,kendimiz olmayan farklı bir kişiliğe bürünürüz.Başkalarının bizi görmek istedikleri gibi biri olarak onların onayını almaya çalışırız.Çevremizdeki herkezi memnun etmeye çalışırız.Ve bir oyuncu olamaya başlarız.Kendimiz olmaktan korkarız,çünkü kendimiz olduğunda reddedilmekten korkarız.Reddedilme korkusu,yeterince iyi olmama korkusuna dönüşür.Sonunda olmadığımız biri haline geliriz.Annenin inançlarının,babanın inaçlarının,toplumun inançlarının,dinin inançlarının bir kopyası oluruz.
4
Hüseyin Cıroğlu
Alice Harikalar Diyarında'yı inceledi.
Sadece bir hikâye mi?
Kitap, yazarının kontrol edemediği zekası nedeni ile aslında bir çocuk kitabı olmaktan çıkmış, daha çok bir felsefe ve yönetim kitabına dönüşmüştür. İnsanların doğru bildiği tüm kavramları sorgulaması gerektiğini irdelemiştir. Alice'in serüven boyunca işlediği tam olarak böyle bir olgudur. Adeta Sokratesçi bir felsefenin sempatizanı gibi her şeyi sorgulamakta ve bu sorgulamanın getirdiği değişim ve özgürlüğe kendini kaptırmıştır., Öyle ki kendi göz yaşlarından oluşan havuzun içerisinde boğulacağını düşünmüş hiç bir sorgusunda nihai bir sona ulaşma gayesi gütmediğinden saçmalamanın tadına varılması gerektiğini, öykünün bu bölümünde okuyucuya vermiştir. Kitap varoluşçu felsefenin sancılarını ve insanın hakikate varma ve özünü keşfetme çabasını sürrealist bir öyküleme ve sarkastik bir dil ile okuyucuya müthiş bir şekilde aktarmaktadır.
Alice Harikalar Diyarında
7.8/10
· 12,3bin okunma
OKUYACAKLARIMA EKLE
1
Emet
bir alıntı ekledi.
Bir insanın kurşuna dizildiğini hiç gördünüz mü? Hayır, tabii, genellikle davetli olmak gerekir ve izleyiciler önceden seçilir. Sonuçta siz resimlerde ve kitaplarda kalmışsınız. Bir bant, bir direk ve uzakta birkaç asker. Hiç öyle değil! Tetikçi birliğinin, tam tersine, mahkûmun bir buçuk metre yakınında durduğunu bilir misiniz? Mahkûmun iki adım atsa göğsüyle silahlara çarpabileceğini bilir misiniz? Bu kısacık mesafede tetiği çekenlerin kalbe nişan aldığını ve hep birlikte orada bir yumruğun girebileceği büyüklükte bir delik açtıklarını bilir misiniz? Hayır, bunu bilmezsiniz, çünkü bunlar konuşulmayan ayrıntılardır. İnsanların uykusu vebalıların yaşamından daha kutsaldır. İyi insanların uyumasına engel olmamak gerekir. Kötü bir tat bırakırdı böyle bir şey ve tadın yerinde olması için ısrara yer yoktur, herkes bilir bunu. Ama ben, o zamandan bu yana iyi uyuyamadım. Kötü tat ağzımda kaldı ve ısrar etmekten yani bunu düşünmekten vazgeçmedim.
15