Alper Gencer – Ah!
sen şimdi sabrımın taşını yuvarlarsın
**
kırışır seni beklemekle geçen zaman
belki hiç
gelmezsin!
**
yuvası zindan olan bir mahpus haykırışı:
bir renksiz kanatlı kelebek olmak!
neyin temrinisin ey hayat?
kösnüdüğüm yağmurlar hangi otlara karşı?
**
kıyam et! bağrımdan alıp da yürü
sesimin şeriki olmuş bu çocuk
bir çocuk bezmi elestten beri
yürürlüğe konulmuş temsili bir pak.
**
al işte bedenimden söküp de çıkar
bulamadım nerede saklıdır o dert?
**
güneş gözlerine bandı mı ışığı
vakit aydınlıktır renginle o sıra
ve afyonlu gülüşündür hayalimdeki...
**
tozu dumana katmanın becerisinde:
“yine hangi rüzgârın emrine amadesin?”
**
bu gelincik bu rüzgâra fazla dayanmaz
dertler giderek silahlanıyor
📚🔔 Tatil zili çaldı!
Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞
Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
“Para bitince aşk da biter,” derler ya, yanlış yorumluyorlar, aslında tam tersi. Kadınlar, erkekleri paraları bittiği için terk eder anlamına gelmiyor bu. Parasız kalan erkekler, kendiliklerinden depresifleşiyor; kötü duruma düşüyorlar, gülüşleri bile cansızlaşıyor. Tuhaf bir şekilde kendilerini aşağıda görmeye başlıyor, nihayetinde ümitsizliğe düşüp kadınları terk ediyorlar. Çileden çıkarlar ve kadını dur durak bilmeden kendilerinden uzaklaştırırlar.
Kanazava Daicirin adlı kitapta böyle geçiyor, ne acınası.
Bu hisleri ben de anlayabiliyorum.”
İhyâu Ulûmi'd-Dîn. Eser, İmam Gazâlî'nin (rahmetullahi aleyh) en çok tanınan ve okunan eseridir. Bu kitapta ilim, irfan, fıkıh, akaid, ahlâk, edep ve tasavvuf konuları ele alınmıştır. Arapça'sı dört cilttir. Her ciltte on kitap mevcut olup toplam kırk kitaptan oluşur. Kitabın mukaddimesinde (ilim bahsinde) bu kırk kitap sayılmakta ve neden bu tertip üzere yazıldığı belirtilmektedir. İhyâ, ilim kitabıyla başlar, ölüm ve ahiret kitabıyla biter. İki kitap arasında bir müminin günlük hayatında ve ömrü boyunca muhatap olacağı bütün ibadet, ahlâk, hüküm, muamelât ve edepler zâhiri ve bâtınıyla işlenmektedir.
İhya, her müminin evinde, elinde, gönlünde bulunması gereken bir kitaptır. İhyâ, adından da anlaşılacağı üzere İslâm ilimleriyle ve edebiyle bütün insanlığı ihya edecek bir kitaptır. Çünkü o, önceden yaşanmış ve şimdi yaşanması istenen İslâm ahlâkını en güzel şekilde işleyen bir ilim ve irfan hazinesidir; amel ve edep kitabıdır, kalpler için rahmet eczanesidir.
İhya, yazılışından bu yana İslâm dünyasında en çok okunan kitaplar arasındadır. Kitabın çeşitli şerhleri yanında değişik dillere ve Türkçe'ye yapılmış tercümeleri mevcuttur. Elinizdeki bu tercüme de son çalışmalardan biridir.
Bu manevi temelleri milliyetçilik vasıtasıyla sağlamlaştırma arzusuna o tarihlerde, dil devrimi sonrasında, halkın yeni harfleri öğrenmesi için kaleme alınan ve çok sayıda bastırılan okuma kitaplarında seçilen metinlerde açık bir biçimde rastlanmaktadır. 1929 başından itibaren okutulan söz konusu
kitaplardan bir tanesi, ikisi de Dil Encümeni üyesi olan Falih Rıfkı (Atay)
ve Celal Sahir (Erozan) tarafından derlenen 1928 tarihli Yeni Kitap'tır. Dönemin sertleşen din siyaseti ile uyumlu olarak kitapta dine lakayt, hatta yer yer karşı metinler seçilmiştir. "Koşma" isimli iki kıtalık şiirin son kıtası Tann'ya seslenir: Cehennemim var diye / Kurum etme, ey Tannm! / Bağrımdaki ateşle / Seni bile yakarım. Türklük ise açık biçimde kutsallaştınlmaktadır "Ey Türk" başlıklı Celal Sahir şiiri herkese hitap eder: "Milletine hizmet için / Elinden ne gelirse yap! / Kiblen olsun büyük Vatan; / Tapacahsan Millete tap!" 1928 yılında Dil Encümeni karan ile Devlet Matbaası'nda basıqlan ve yine derleyicilerinin tümü (Falih Rıfkı, Yakup Kadri, Ruşen Eşref Dil Encümeni üyesi olan Seçme Yazılar'da da durum farklı değildir. Önceki kitapta olduğu gibi bunda da, seçilen parçalarda Türklük ve vatan açık biçimde kutsallaşmıştır. Mesela "Üzümcü" başlıklı yazı, "ilahi bir kuvvetin, ebedi bir feyzin var, ey Türk!.." diye biter.
Dizi ve Kitaptaki GENEL FARKLAR
Kapsanan dönem Dördüncü kitap Kargaların Ziyafeti (ve bir kısmı Ejderhalarla Dans) ile aynı zaman diliminde geçer. Dizi bu dönemi hızla geçer; birçok olay 5. sezona taşınır.
Odak Güney Westeros: Cersei, Brienne, Jaime, Sansa, Arya, Dorne, Demir Adalar. Kuzey (Jon, Tyrion, Dany) sonraki kitapta anlatılır. Dizi, tüm bölgeleri birlikte gösterir (Kuzey, Essos, Dorne, vb.), kronoloji karıştırılır.
Ton Politik, yavaş, psikolojik, karakter iç sesi ağırlıklı. Daha aksiyon ve görsellik odaklı; karakter iç monologları yok.
Ana tema “Savaş bitti ama çürüme başladı.” Güç boşluğu ve kimlik. “İntikam” ve “adalet” daha ön planda.
---
CERSEI LANNISTER
Kitapta Dizide
Cersei’nin iç monologlarıyla zihnine gireriz; paranoyası ve kibri derinlemesine anlatılır. İç dünyasına girilmez; eylemleriyle anlatılır. Daha “taş kalpli” görünür.
Dini tarikat olan Serçeler Tarikatı’nı (Faith Militant) yeniden kurma fikri Cersei’nin kendi hatasıdır — gücü yanlış kullanır. Dizi bu detayı korur ama daha kısa anlatır; politik boyutu azaltılır.
Cersei, Margaery’yi iftirayla düşürmeye çalışırken kendi tuzağına düşer. Aynı olay dizide de var ama kitapta çok daha karmaşık bir siyasi manevra.
---
JAIME LANNISTER
Kitapta Dizide
Riverrun kuşatmasında Kara Balık (Brynden Tully) ile yüzleşir. Cersei’nin yardım çağrısını reddeder. Dizi bu olayı 6. sezona taşır ve farklı şekilde işler.
Karakter gelişimi içsel: Onur, kefaret, aşk ve utanç sorgulanır. Dizi Jaime’yi daha fiziksel kahraman yapar; derin psikolojik dönüşüm az.
Cersei’ye mektup göndermesi sahnesi kitapta duygusal kırılmadır. Dizi bu sahneyi işlemez, Jaime daha geç ayrılır.
---
BRIENNE OF TARTH