10/10
·544 syf.··
Beğendi
·
2026 8. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 29 Haziran 2026 01:33
Selamlaaarr direk konuya gireyim 5 günde filan okudum yani aslında üç günde filan uzun süreli okuyarak bitirdim ama yoğunluktan okuyamadigin bir iki gün oldu kitaba gelicek olursam o kadar içine aldı ki Emre Gül gerçekten kalemi çok kuvvetli bir yazar özlemişim onun kaleminden kitap okumayı açıkçası bu kadar içine alacağını tahmin etmemiştim bazı yerlerde çok bunaldigim yerler oldu yani bazı konuşmalar vesaire gerçekten günümüze çok yakın ve bazen aşırı itici geldi bana ama bu tabiki kitaba daha farklılık katmış bence dahada içine aldı bazı yerlerde bunalsamda çok hoşuma gitti umarım 2. Kitapta dahada güzel ve mutlu sonla bitmesini istediğim kitaplardan birisi çok keyiflendim okurken gerçekten o evrenlere girmeye bayılıyorum ve beni dördüncü kanat serisinden sonra bu kadar içine alan çok az kitap olmuştu bu kitap beni tam anlamıyla bayıldım umarım güzel bir sonla biter ikinci kitaba yarın gecicem heyecanliyim ve çok şaşırdım özellikle aryenin bı öyle bı böyle olmasından çok tuhafıma gitti aynı şekilde ayasin bianda karakter değişimleri çok şaşırtti her zamanki gibi yazarın ters köşeleri galuba ama aryen de farklı bir tuhaflık hissediyorum aşırı derecede bence ondan da farklı birşey bir tuhaflik cikicak umarım ikinci kitabida ilk kitabı kadar sarar.
Yozlaşmış HarabelerEmre Gül · Ren Kitap · 2023561 okunma
8/10
·896 syf.··
2026 18. kitabı
4. kitabın incelemesi uzun özetin ardından değerlendirme şeklinde olacak. Bu sefer de böyle olsun istedim zira ilk tek cümlelik bir girizgah yapamayacak kadar yorgunum. Bitirmek 1 aya yakın zamanımı aldı ve özet için not almak, cümleleri kafamda toparlamak, yazım yanlışı ve anlatım bozukluğu yapmadan bir yazı hazırlamak da haliyle zaman alıcı ve yorucu oldu. Açılış sahnesi gelecekten bazı şeyleri görme yeteneği olan yeni kabul edilmiş olan, tam adının Elmindreda olduğunu öğrendiğimiz aes sedai Min'in TarValon'a gelip Amyrlin ile görüşmek istemesiyle başlar. Sheriam Amyrlin'in meşgul olduğunu söyleyip izin vermese de Sahra adlı genç aes sedai ona yardımcı olur. Min Amyrlin'e yani Siuan Sanche'ye gördüklerini anlatır. Kötü şeyler görmüştür. TarValon da bir savaş olacağını, ölü aes sedai ve muhafızlar gördüğünü söyler. Bununla eş zamanlı olarak Beyazpelerinlilerin lordu Byar'ın Andor'da Karanlıkdostu avı devam etmektedir. Yeni karakter gibi görünen esasında Padan Fain'İn ta kendisi olan Ordeith ekibi sürekli kışkırtıp nefret yaymaktadır. Tenekeciler, yani Tuathanlar yani şiddet karşıtı gruptan 3 kişi kayıptır ve Ordeith tamamının öldürülmesi yönünde manipülasyon yapmaktadır. Bornhald'ın Perrin'e olan nefreti devam etmektedir ve babasının ölümünden onu sorumlu tutup intikam planları yapmaktadır. Yine eş zamanlı olarak Aryth okyanusu kıyısında 2.kitaptan tanıdığımız Seanchan grubu ile karşılaşırız. Yüksek leydi Suroth Sul'damlara Rand'ın nerede olduğunu, gücü nasıl yönlendirdiği sorar ama yakalarsa onu imparatoriçeye götürüp götürmeyeceğini kendisi de bilmemektedir. İşler biraz game of thrones'a dönmektedir. Bu kısa sahneden sonra kendilerinden bir daha haber alamayız. Bakalım kaçıncı kitapta karşımıza çıkacaklar. Ekip bıraktığımız yerde Taş'tadır. Perrin'le Faile odada
Gölge YükseliyorRobert Jordan · İthaki Yayınları · 20211,048 okunma
8/10
·168 syf.··
2026 15. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 08 Haziran 2026 00:00
Kalk Yerine Yat, Şermin Yaşar’ın kalemini seviyorsanız sizi yine tanıdık bir yerden yakalayacak öykü kitaplarından biri. Bu kitapta büyük büyük olaylar, uzak hayatlar ya da abartılı dramlar yok. Daha çok yanımızdan geçip giden, belki apartmanımızda yaşayan, belki akrabamız olan, belki de bir yerde oturup konuşsak hikayesini dinleyeceğimiz insanların halleri var. Şermin Yaşar’ın sevdiğim tarafı da bu zaten; sıradan görünen insanlardan sıradan olmayan duygular çıkarabiliyor. Kalk Yerine Yat, 12 öyküden oluşuyor. Her öyküde başka bir insanın hayatına kısa bir süreliğine misafir oluyorsunuz. Kimi zaman içten içe gülümseten, kimi zaman da insanın boğazına küçük bir düğüm bırakan hikayeler bunlar. Öyle büyük cümlelerle değil, daha çok günlük hayatın içinden gelen bir dille anlatılmış. Bu yüzden okurken “ben bunu tanıyorum” hissi sık sık geliyor. Kitabın adını çok sevdim. “Kalk yerine yat” cümlesinde çocukluktan kalma bir ses var. Güven veren, üstünü örten, nereye ait olduğunu hatırlatan bir ses. Kitabın öykülerinde de biraz bu his var bence. Hayatta yanlış yerde kalmış, yorulmuş, kendi yerini arayan insanların hikayelerini okuyorsunuz. Bazen insan gerçekten de sadece yorulduğu için değil, ait olmadığı yerde kaldığı için de uyuyamıyor. Şermin Yaşar’ın dili sade ama etkili. Bazı cümleler çok basit görünüyor ama gelip insanın içinde bir yere oturuyor. Fazla süslemiyor, duyguyu gözümüze sokmuyor, karakterlerini de acındırarak anlatmıyor. Bu bence kitabın en güçlü taraflarından biri. Çünkü anlatılan insanlar gerçek hayata yakın duruyor. Eksikleriyle, tuhaflıklarıyla, yalnızlıklarıyla, küçük beklentileriyle ve bazen de suskunluklarıyla varlar. Öykü kitaplarında en sevdiğim şey, kısa bir metnin insanı uzun uzun düşündürebilmesi. Kalk Yerine Yat’ta da bunu hissettim. Bazı
Kalk Yerine YatŞermin Yaşar · Doğan Kitap · 20257,9bin okunma
2/10
·944 syf.··
2026 9. kitabı
·
29 günde okudu
·
Okunma: 25 Haziran 2026 00:36
Normalde bu kadar uzun bir kitaba detaylı bir inceleme yazmak beni bayağı bir zorlar çünkü genelde kalın kitapları okumam normalden çok daha uzun sürer ama bu seriyi ve ejderhalarını biraz fazla sevdiğim için okurken notlar aldım ve tek tek düşüncelerimi sizlerle paylaşmak istiyorum çünkü diğer incelemelere baktığımda gördüm ki fazlasıyla abartılmış bir kitap. Bu inceleme spoiler içermektedir. Öncelikle besmele çekip nas felak okuyarak kitabın kapağını açıyoruz sonuçta 900 sayfalık kitap ne olur ne olmaz. Baştan şunu söylemeliyim, ejderhalara bayılıyorum. Fantastik yaratıklar arasında en sevdiklerim kesinlikle ejderhalar. Biraz da bu yüzden bu kitaba bu kadar uzun süre katlandım çünkü gereksiz yere uzatıldığını düşünüyorum. Aslında sadece ben değil diğer incelemelere şöyle bir göz atsanız bile okurlarının neredeyse hepsinin bu kitabın gereksiz uzun olduğu kanaatinde olduğunu görürsünüz. Örnek vererek açıklayayım; ilk bölümde Aretia'daki kurulun kendi aralarında savaş oyunlarından sonra oraya giden öğrenciler hakkında karar vermelerini okuyoruz. 20. sayfanın sonunda bu konuşmalarla ilgili Brennan'ın söylediği ilk cümle geçiyor. Sonra 21. sayfaya geçiyoruz, doğal olarak sohbetin devamını okuyoruz demi. Yok o iş öyle değil. 21. sayfada Violetin o mekan hakkındaki düşüncelerini okumaya başlıyoruz. Tamam 1 sayfa boyunca okuduk, güzel sıkıntı yok. 22. sayfaya geçtiğimizde önceki sayfada söylenen sözün cevabı oradaki başka bir biniciden geliyor. Sonra Brennan tekrar bir şey söylüyor ve sohbet devam ediyor demeyi çok isterdim ama yine violet araya girip odayı anlatmaya başlıyor. Bu sözün cevabı da 23. sayfanın başında geliyor. Yani anlayacağınız üzere, kitapta ciddi bir problem var ki bu da kesinlikle violet ve hiç susmayan düşünceleriyle sürekli araya girilmesi. Şimdi
Demir AlevRebecca Yarros · Olimpos Yayınları · 20243,230 okunma
Tavan Arasındaki Buda
10/10
·168 syf.··
Beğendi
·
2026 150. kitabı
·
13 saatte okudu
·
Okunma: 25 Haziran 2026 14:54
Bu kitabı elime alır almaz bitirdim. Hakkında güzel yorumlar duymuştum ama içeriğine hiç bakmamıştım. Sayfalar ilerledikçe iyi ki okumuşum dediğim kitaplardan biri oldu. Kitap, yaklaşık yüz yıl önce Japonya'dan Amerika'ya gönderilen "fotoğraf gelinlerinin" hikâyesini anlatıyor. Ellerinde hiç tanımadıkları adamların fotoğraflarıyla yeni bir hayata doğru yola çıkan kadınlar... Hepsi umut dolu, hepsi daha güzel bir yaşam hayali kuruyor. Fakat Amerika'ya vardıklarında onları bekleyen gerçek, hayallerinden çok farklı oluyor. Yazarın en etkileyici tercihlerinden biri anlatımı. Kitapta tek bir karakter yok; yüzlerce kadının sesi birleşip sürekli "biz" diye konuşuyor. Bu yüzden okurken sadece bir kişinin değil, bir neslin yaşadığı acıları hissediyorsunuz. Sayfalar boyunca ağır şartlarda çalıştırılan, kandırılan, yalnız bırakılan kadınların yaşamlarına tanıklık ediyoruz. Sonrasında savaşın gölgesi düşüyor. Pearl Harbor saldırısından sonra Amerika'daki Japonlar bir gecede düşman ilan ediliyor. Evlerinden, işlerinden, hayatlarından koparılıyorlar. İşte o bölümlerde yüreğim gerçekten parçalandı. Bazı sahnelerde o kadar üzüldüm ki kitabı kapatıp düşünmek zorunda kaldım. Masum insanların, kadınların ve çocukların sırf kökenleri yüzünden yaşadıkları haksızlıkları okumak çok sarsıcıydı. Bir yandan geçmişte yaşanan savaşları, bir yandan da insanların birbirine neler yapabileceğini düşündüm. Julie Otsuka'nın dili oldukça sade ama etkisi çok güçlü. Süslü cümlelere ihtiyaç duymadan her sayfada okuyucunun kalbine dokunmayı başarıyor. Bu kitap bana bir kez daha elimizdekilerin kıymetini bilmeyi, geçmişte yaşanan acıları unutmamayı ve halimize şükretmeyi hatırlattı. Bazı kitaplar okunur ve biter. Bazıları ise son sayfayı kapattıktan sonra bile insanın içinde yaşamaya devam eder. Tavan
1000Kitap
Tavan Arasındaki BudaJulie Otsuka · Domingo Yayınevi · 20181,238 okunma
6/10
·128 syf.··
2026 33. kitabı
·
27 saatte okudu
·
Okunma: 25 Haziran 2026 11:37
Keuschnig gözünden Paris,yaşadığı hayat,işi ve ilişkilerini çok fazla betimleme yoluyla anlatan bir kitaptı. Bazen 450 sayfalık kitap bir çırpıda biter ama 125 sayfalık kitap öyle olmaz ya bu kitapta tam olarak öyle kitaplardandır.
Gerçek Duyguların SaatiPeter Handke · Sia Kitap · 2023111 okunma