Tanrı’nın zaman zaman insan kılığında belirmesi, kainatın bitip tükenmeyen operasında bir nevi leitmotiv. Krişna, Rama, Buda… ve Gandi bu ezeli cevherin binbir tecellisinden birkaçı değil mi?
Sayfa 416·Kitabı okudu
Hayatta nedenlerin satır satır sıralanamayacağı çok şey var, öyle değil mi?
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
"Efendimiz Buda şahidimdir," dedi Toranaga yine. "Barışı bozan ben olmayacağım." "Peki savaş çıkarsa?" "Bilge bir adam ihanete karşı hazırlıklı olmalıdır, neh? Her vilayette kötü adamlar var. Kimileri yüksek mevkilerde. İnsanların yüreğindeki hıyanetin nasıl hudutsuz olduğunu ikimiz de biliriz." Toranaga dikleşti. "Taiko'nun mirası birlikti, oysa şimdi imparatorluk benim doğumla senin batın arasında ikiye bölündü. Naipler Konseyi dediğimiz şey kurtçukların sardığı anlaşmazlık içinde. Konsey dediğimiz şey imparatorluğu nasıl idare etsin. Taiko'nun oğlu ne kadar çabuk reşit olursa o kadar iyi. Ne kadar kısa sürede yeni bir Kwampaku'muz olursa o kadar iyi." "Ya da belki Shogun'umuz?" dedi İşido imalı imalı. "Kwampaku, Shogun, Taiko. Güç aynı güç," dedi Toranaga. "Unvanın ne gibi bir kıymeti olabilir? Gerçekten önemli tek şey güçtür. Goroda, Shogun olmadı. Nakamura önce Kwampaku'luktan, sonra da Taiko'luktan gayet memnundu. Hüküm sürüyordu, esas önemli olan da bu. Kayınbiraderimin bir zamanlar köylü olmasının ne önemi var? Benim ailemin köklerinin kadim olmasının ne önemi var? Alt sınıflarda doğmanızın ne önemi var? Generalsiniz, derebeyisiniz, hatta Naipler Konseyi mensubusunuz." Çok büyük önemi var, diye düşündü İşido. Bunu biliyorsun. Ben de biliyorum. Bütün daimyo'lar biliyor. Taiko bile biliyordu.
Ünlü bir Budist deyişi vardır: Buda'nın gözünden herkes Buda gibi, bir domuzun gözünden herkes domuz gibi görünür.
Rüyalar
Freud rüyaların bastırılmış arzuların dışavurum olduğunu söyler, bu arzular kamufle edilmiş, çarpıklaşmıştır. Jung; tam tersini söyler; bir rüyayı anlamıyorsa bu çarpıklaşmış ruhu doğru biçimde görmesini engellediği içindir. Jung, içgüdülerinin onu yönlendirdiği biçim haricinde görmek istemez dünyayı çünkü buda yılanı ona düşman olacaktır. Freud, Jung'un yılanı kabul edemeyeçeği pek çok söylediğinden Jung Freud ile yollarını ayırmıştır. Jung yılanını tarif ettiği yoldan ilerlemek istemiştir çünkü ona böylesi iyi gelmiştir.
Sayfa 157·Kitabı okuyor
İnsanlardan uzak bir hayat sürdü. Çalışma odasında Kant'ın ve Buda'nın bronzdan yapılmış bir büstü vardı. Onlar, iki anlamlı dost olarak, filozofun düşünce dünyasını kuşatıyordu.