Bakın o günlerde bir fukara vâli dahi devletin temellerine kibrit suyu döküldüğünü seziyor ama harekete geçemiyor. Bu bizde yaygın olan bir şeydir. Bugün bile öyledir.
Sayfa 12·Kitabı okuyor
Alıntı
Allah'ın insanoğluna verdiği inanılmaz kapasitenin en önemli ve ilk boyutu öğrenmedir. Peki, biz bugün bu öğrenme yetimizle ne yapıyoruz? Saçma bir videoya beğeni koyuyoruz. PS4 oyununun on-line sıralamasında daha yukarıda olmak, daha fazla kupa kazanmak dışında ne yapıyoruz? Allah'ın bize verdiği bu zihinle, bu beceriyle, bu kalple ne yaptık? Bize verilen bu yetilerin o kadar büyük bir kısmını eğlencede boğulmuş zombiler olarak boşa harcadık ki bu dünyaya gönderilişimiz hakkında düşünmedik bile.
Sayfa 73·Kitabı okudu
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Bugün 3 Eylül. Yarın, 27 Haziran olacak. Dün, 5 Eylüldü. Bugünü ileride hatırlamasam, iyi ederim. Baksanıza şu anda bile söyleyecek hiçbir şeyim yok. Yıllar önce okuduğum bir çocuk kitabında, 3 Eylül tarihini heyecanla bekleyenler vardı. Geldi işte – n’oldu? Bir şey mi varmış?..
“Ciddi olarak ölümsüz olmayı arzulayan var mı? Kim sonsuza kadar yaşamak ister? Şunu bilmek ne kadar sıkıcı ve yavan olurdu: Bugün neler olduğunun hiç önemi yok, bu ay, bu yıl: Daha sonsuz gün,ay ve yıl var. Sayılamayacak kadar çok, kelimenin tam anlamıyla. Böyle olsaydı eğer, başka bir şeyin anlamı kalır mıydı? Artık zamanı hesap etmemize gerek kalmazdı, hiçbir şeyi kaçırmazdık, acele etmemizin anlamı olmazdı. Bir şeyi bugün ya da yarın yapmamız fark etmezdi, hiç fark etmezdi. Kaçırdığımız milyonlarca şeyin, ebediliğin karşısında hiçbir değeri kalmazdı, bir şeyin arkasından üzülmenin de anlamı olmazdı, çünkü onu telafi etmek için zaman hep kalırdı. Günün akışına bile karışamazdık, çünkü bu mutluluk, akan zamanın bilincinde olmaktan beslenir, avare kişi ölümün karşısında bir maceraperesttir, telaşın zorlamasına karşı çıkan bir haçlı askeridir. Her zaman ve her yerde ve her şey için zaman olsaydı: Zaman harcamanın vereceği keyfe yer kalır mıydı?”
Bugün iyilerin en büyük imtihanı, kötüler kadar organize olamamalarıdır. Kötüler kötülükleri için gece gündüz çalışıyor. Bozguncular plan yapıyor, kurum kuruyor, dil üretiyor, teknoloji geliştiriyor, nesillerin zihin dünyasını kuşatıyor. İyilerin de en az kötüler kadar gayretli olmaya, en az onlar kadar disiplinli çalışmaya, en az onlar kadar zamanın araçlarını kullanmaya ihtiyaçları var. Gençlerin kalbine ulaşamayan, aileye huzur veremeyen, topluma güven telkin edemeyen, çağın sorularına hikmetle cevap üretemeyen bir iyilik dili, haklı olsa bile tesirsiz kalacaktır. Hakikatin doğru olması yetmez; hakikatin güzel temsil edilmesi de gerekir.
Prof. Dr. M. Lütfi ARSLAN
Evet bizim Gramsci'miz var çünkü Lukacs, Stalin "düşüncesinden'' imkansız bir Marksist "ontoloji" aracılığıyla kaçma girişiminden do­layı yaşamak zorunda kaldığı korkunç deneyimden teorik olarak sağ çıkamadı. Ve dünyanın öbür ucunda, her ne kadar başka bir dünyaya hitap etse de, kendisi de Marksist olan ve "düşünen'' ve "kendi başına'' düşünen Mao'muz var; o da herkes gibi bazı hatalar yapsa da (prag­ matik ve ahlaki ayartmaya kapılarak), bu hatalar, aynı zamanda bir teorisyen olan büyük komünist yöneticiler tarafından yapılmış tüm hatalar gibi ilginçtir çünkü komünist bir yönetici aynı zamanda bir teorisyen olduğu zaman, diğerleri gibi bir teorisyen değildir: o, basit şeyleri basit bir dilde söylemeyi kabul eden ve söyledikleri doğrudan doğruya pratiğe geçtiği için doğru şeyleri dile getirmeye çalışan bir kitle teorisyenidir. Ve bugün, ister burada ister başka yerde, kendisi­nin yerine Marx'ın veya Lenin'in veya Gramsci'nin veya Mao'nun veya Troçki'nin (o gerçi teorisyenden daha çok politikacı ve analizci idi, çünkü zayıf bir felsefeciydi) düşünmesine izin veren hiç kimse, üstelik Marksist teorinin doku sertleşmesine uğramış olmasının nedeni olan Stalinci çizgi ve uygulamalardan koptuğuna inansa bile, Marksist teo­riyi bir adım ileri götüremez.
Sayfa 116 - Sel yayıncılık 2025
Siyaset politika felsefe düşünce