(...) İlâhî Komedya’nın birinci cildi olan Cehennem, eserin kendisi kadar meşhur olmuş şu mısra ile başlar: Nel mezzo del cammin di nostra vita!.. Bunun mânâsı, “hayat yolumuzun yarı yerinde” demektir; veya “ortasında”… Hani Cahit Sıtkı’nın “Yaş otuz beş yolun yarısı eder” şeklindeki şiiri, Dante’nin bu meşhur başlangıcına bir telmihtir. Gerçekten de Dante bu mısraları yazdığında tam otuz beş yaşında ve farazî insan ömrünün orta yerindedir. Sene, milâdî 1300; daha sonra değineceğimiz siyasî olaylara gebe… Nisan ayının 7’sini 8’ine bağlayan mübarek Cuma gecesi… Ve Dante Cehennem’de; “hayat yolunun yarı yerinde”, ama yolun bittiğini sandığı kötümser duygular içinde… Uçurumun kenarı; geri dönmek mümkünse “yolun yarı yeri”, değilse sonudur. Şair, bir adım sonrasının ebedî boşluk ve yokluk olduğu bir geri dönüş noktasında; “karanlıklar ormanı”nda…
Ben bu Cehennem cildinden ilk defa 1995 yılının bahar aylarında haberdar olmuştum. O zaman öyle bir hâl içindeydim ki, bugün bana “Cehennem uğultusu” gibi gelen (Quinn) grubunun müziğiyle avunuyordum. Batı’da bir söz vardır, İslâmî tahassüs bakımından yerini bilmiyorum: “Cehennemliklere pişmanlık yoktur!..” Ama ne bu sözün, ne de dinlediğim müziğin sizde yanlış tedâîlere yol açmasını istemem; benim o gün bu “Cehennem uğultusu”nda bilmeden aradığım, sanırım şairin “karanlıklar ormanı”nda aradığının aynıydı:
“Müzikteki 24 aralık (perde), altunun 24 ayar (som) hâlinden kinâyedir!”
Gibi bir şey…
Selim Gürselgil, (I. Dönem, Sayı 8, Ekim 1997) DANTE'NİN YOLCULUĞU -I-, (31 Ekim 1997 tarihinde Tarık Zafer Tunaya Kültür Merkezi’nde verilen konferans metnidir.)