Kadınlar cinsel özgürlük konusunda çok yol kat ettiler. Cinsel yolla bulaşan hastalıkların yaygınlaşması kadınları rastgele cinsel ilişkileri seçmesini zora soktuğundan bugün tek eşlilik eleştirisi de unutulmuş durumda.
Bilinç yükseltme gruplarının en güçlü müdahalesi, tüm kadınlardan kendi içlerindeki cinsiyetçilikle, ataerkil düşünce ve eylemle kurdukları ittifakla yüzleşmelerini ve feminist eyleme bağlılıklarını gözden geçirmelerini talep etmesi olmuştur. Bu müdahale bugün de gereklidir ve feminist politikayı seçen herkes için aşılması gereken bir safha olarak durmaktadır. Dışarıdaki düşmanla yüzleşmeden önce kendi içimizdeki düşmanın dönüştürülmesi gerekir. Tehdit ve de düşman, cinsiyetçi düşünce ve davranıştır. Kadınlar, kendi içlerindeki cinsiyetçiliği ele alıp dönüştürmeye çalışmadan feminist politikanın bayrağını taşıdıkları sürece, hareketin altı oyulmaya devam edecektir.
annemin neye bakıp, neye bakmayacağının kökenlerini kantçı ahlak felsefesinde aramak o zaman aklıma gelmemişti, bugün de gelmiyor. annemin hayattaki davranışlarının nedeninin aranacağı tek bir motif vardır bu dünyada: çocukları.
"karnı guruldayan bile soluğu hastane kapısında alıp " Doktor bey bugün karnım guruldadı." Belki de sektör bu fırsatı kaçırmayıp "açlığa bağlı karnında gurultu sendromu" diye bir isim uydurup buna yönelik ilaç pazarlayacak. Yaşananlarin bundan eskik kalır yanı pek de yok gibi...