Elmasta sükûn bulur Sarraf bulursa elde Yüzük üstünde buhur Hayat yeni mihvalde
iki heves bir nefese dolarsa dilde mavi kalır, gecede buhur ay üstüne çok söyleme ay yârim akşam gelir, sabah gider, unutur Haydar Ergülen
Şiir

KerZeY35

@kerzey35
·
Ay Nefes
iki kişi bir gölgeye sığarsa gövden aydın olur, sözlerin mahmur tez akşamdan ay içine doğarsa rüyan yeni olur, aşka yorulur Haydar Ergülen
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Gün boyu mırıldanıp durduğum şarkısın dilimde…
“Bir kuğu zarafetiyle yüzüme bakıp, “Merhaba!” dedi. Gözlerindeki hikâyeyi okuyunca kırık bir kalbe rastladığımı anlamıştım. Hangi çığlık, hangi çaresizlik, hangi tükenmişlik gözlerden gözlere geçerek yüreğe sızabilirdi bu kadar? Gözleri hüznün son durağıydı. Kırmızı renkli, tahta bir bavulun üzerinde oturuyordu. Belli ki çok uzaklardan gelmişti. Bavul değil de sır küpüydü sanki. Kapağı açıldığında tüm yaşanmışlıkları, herkesten gizlediği acıları, uğruna savaştığı hayalleri, göklerden kabul görmeyen duaları ve en çok da dile getiremediği duyguları etrafa saçılacak gibiydi. Bir elini mantosunun cebinde tutuyordu, diğer eliyle sol gözünü kapatan, geceden daha siyah saçlarını geriye atarak, “Saatin kaç olduğunu söyler misiniz lütfen?” dedi süt beyazı dişleri soğuktan birbirine vurarak. Soylulara özgü bir tavır, ne istediğini bilen bir ifade, dudaklarının kenarında tutunmaya çalışan esrik bir gülüş, saatlerdir beklemekten sıkılmış olsa da orayı terk edip gidemeyeceğinin bilincinde olan bir duruş… Ben saatin kaç olduğuna bakınırken yerinden doğruldu ve kocaman bir ıstırabı sırılsıklam olmuş eteğinden silkelercesine, “Buralarda çay içebileceğim bir yer var mıdır?” diye sordu. Ağzından çıkan buhur, ılık ılık yüzümü okşuyordu âdeta.'' Yıldırım Kerem Çambel Pinhân-1 (Uzaklardan Gelen Kadın) Sayfa:17
Kadın Erkek İlişkileri
Yüzün çamurlar üstünde tüten buhur Ahmet Erhan
Şiir
Hicaz bölgesi sayılan Mekke, Medine ve Taif gibi Arap devletlerinin en büyük şansları bu bölgeye her yerden insanın saf bir kalp ile gelip hac yapma arzusu idi. Tâ Hz. İbrahim döneminden kalan bir Hac merkezi olması, doğal bir istihbarat ağı olmasını sağlıyordu. Ayrıca Hindistan'dan gelen malları bu bölgedeki kervanlar Roma ve Sasani imparatorluklarının içine taşıyordu. Ticaret daima en iyi istihbari lojistik ağı sağlar. Bu iki dinamik özellik bu bölgedekileri dünyanın her yerinden haberdar kılıyordu. Bu iki dinamik —yani inanç merkezi olma vasfı ve küresel ticaret rotaları— Hicaz bölgesini farkında olunmadan antik dünyanın en büyük "organik istihbarat havuzuna" dönüştürdü. İnsanlar oraya politik bir ajandayla ya da devlet görevlisi maskesiyle gelmiyordu. Saf bir inanmışlıkla, tüm savunma mekanizmalarını indirerek geliyorlardı. Dünyanın dört bir yanından gelen bu kitleler; memleketlerindeki kuraklıkları, taht kavgalarını, vergilerden bunalan halkın durumunu ya da yaklaşan orduları meclislerde, su başlarında açık yüreklilikle anlatıyorlardı. Bu durum, karşı casusluk mekanizmalarıyla engellenmesi imkansız olan muazzam bir doğal veri akışı doğuruyordu. Ticaretin doğası gereği bilgi, en kıymetli emtiadır. Bölgenin kışın Yemen'e (Hindistan ve Afrika kapısı), yazın Şam'a (Bizans ve Akdeniz kapısı) düzenlenen kervanları, sadece ipek, buhur ve baharat taşımıyordu. İki büyük imparatorluğun (Sasaniler ve Bizans) askeri hareketliliğini, iç karışıklıklarını ve ekonomik nabzını da merkeze pompalıyordu. Bu durum, o bölgedeki aktörlerin dünya siyasetini, imparatorlukların zafiyetlerini ve küresel dengeleri çok iyi koklamasını sağladı. Vizyonları hiçbir zaman sadece çölle sınırlı kalmadı; aksine dünyanın nabzını tutan devasa bir veri merkezinin üzerinde oturuyorlardı. Dünyadan bu
Tarih
Muızz | el-Muizz İsminin Anlamı Muizz isminin lügat anlamı: İzz ve izzet kökünden türeyen el-Muizz ismi; güç, galibiyet, şiddet, şeref ve üstünlük anlamlarına gelmektedir. El-Muizz ismi kendisinden hemen sonra gelen el-Muzill ismiyle müzdevicedir. EL-MUİZZ: İstediğine izzet ve şeref verip yüceltip yükselten, ağırlayan, onurlandıran… Muizz isminin ıstılah anlamı: Muizz; hiçbir zaman mağlup edilmeyendir. Muizz; güç ve kuvvette eşi benzeri bulunmayandır. Muizz; izzet, şeref ve üstünlük sahibidir. “Ona “Allah’tan kork!” denildiği zaman, gururu onu daha da günaha sürükler. Artık böylesinin hakkından cehennem gelir. O ne kötü yataktır!” (Bakara, 2:206) Evet, öyle insanlar vardır ki, Allah’ı tanımaz, bilmez, sadece Allah’ın olan ve ona ait olan özel hâzinesine varıp dayanır, mahremiyetine tecavüz eder. Ona özel bir şey olan şeref ve onur gibi kıymetli şeyleri başka yerlerde ve başka şeylerde arar. Oysa el açıp yalvardığı şeyler, kapısında beklediği kimseler, sadece kendisini küçültmeye, alçaltmaya yarar da şeref ve onur sahibi olmaya değil. Onur ve izzet, şeref ve gurur sadece Allah’a kul olmaktadır. Makamda mevkide, parada pulda değil, şan şöhret gibi geçici ve aldatıcı şeylerde de değildir. Allah’a kul olan şereflenir, onurlanır. Yüzünü yere koyup nefsinin gururunu kıran, onun esaretinden kurtulur ve hürriyete kavuşur; böylece de gerçek şeref onura kavuşmuş olur. Muızz | el-Muizz Dualar ve Zikirler EL-MUİZZ: Bu mübarek ismin zikri (117) adettir. Zikir saati Güneş, günü Pazardır. Pazar güneş saati ise sabah erken ve ikindi sonrasıdır; bu saatlerde okunabilir. Muizz | el-Muizz esmasıyla yapılacak Dualar: Meleğini davet etmek isteyen bir kimse gerekil şartları yerine getirip (el Müiz) adını çokça anarsa, isteği yerine gelmiş ve gelen melek vasıtası ile de
Din