"Yıllarca birlikte güldüğü,birlikte sustuğu,aynı masada yemek yediği,aynı geceleri paylaştığı, sırlarını emanet ettiği kişi.. Karşısındaki bir katil değildi,karşısındaki hayatının en büyük yanılgısıydı.Ve dönüşüm ,şte tam burada tamamlanıyordu."
Sayfa 300·Kitabı okudu
1000Kitap
Glòria, müşterimin dünyası konusunda beni sorguya çekiyordu. "Burada değiller. Çok uzaklara gittiler,"diye karşılık veriyorum .
Sayfa 154·Kitabı okuyor
Alıntı
Reklam
Uzak yıldızlardan gelmiş biri yatıyor burada ama bu toprak yabancı değil ona çünkü ölüm, evrene ait kıldı onu.
Sayfa 232
Çağrı Bey, burada pek fazla kalmayarak Azerbaycan üzerinden Doğu-Anadolu sınırlarını aşıp Van Gölü havzasına girdi. İlk olarak Anadolu'ya, giren, özellikle Ermeni kaynaklarında vasıflandığı üzere, "Mızrak, ok ve yaydan oluşan silâhları çekili, beli kemerli, uzun ve örülü saçlı, rüzgâr gibi uçan Türk atlıları" karşısında Bizans komutanı Senekerim'in gönderdiği kuvvetler, "Yağmur gibi atılan oklar" karşısında kesin bir yenilgiye uğradılar.
Sayfa 24
1000Kitap
Ama ilk gün annem bizi Cenevre'deki devlet ilkokuluna bırak­ tıktan sonra büyük bir korkuya kapıldım. Korku burada belki de doğru kelime değil. Birisinin bana kötülük edeceğini ya da canı­ mı yakacağını beklemiyordum, hayır. Hatta ne olup bittiğini de anlıyordum. Ama sırf "yabancı" olduğum ve konuşulan şeylerin çoğunu anlamadığım için huzursuz oluyordum. Okulun avlusunda beni ağabeyimden ayırmışlar, ikinci sınıfta okuyacak olanlar ile bir sıraya koymuşlar ve hep birlikte sınıfımıza girip oturmuştuk bile. Sınıf temiz ve aydınlıktı ve herkese gülümseyen öğretmen şim­diden bir şeyler anlatmaya başlamıştı. Anlattıklarını tam anlayamı­ yordum, ama ileride anlayacaktım. Bazan güleç öğretmen tahtaya bir şeyler yazıyordu ama kelimenin nasıl bir sesi olduğunu anlaya­mıyordum. Öteki öğrenciler de defterlerine geçirmediği için ben de defterime geçirmiyordum. Yanımda oturan çocuğun ne yaptığını arada ona doğru dönmeden, gözümün kenarıyla izliyordum. Her­kes sınıfta bir şeyler konuşuyor, arada öğretmen bir şey soruyor, öğrenciler cevap veriyorlardı.
Sayfa 78 - YKY yayınları 2026
Anı-Mektup-Günlük-Edebiyat
"Bir dahaki yağmura ne dersin?" "Bir dahaki yağmurda seni burada bekleyeceğim o hâlde." "Mikail, sana yağmur için ettiğim bütün küfürleri unut., En yakın zamanda, en şiddetli yağmurunu yağdırmanı istiyorum. Hadi koçum, göster marifetini." "Çarpılınca gelemeyen pişmanlık hissi."
Sayfa 18·Kitabı okuyor
Reklam
Reklam