Busvaguler

Busvaguler
@busragul34
Hasan Güler this being human is a guest house.
9/10
·691 syf.··
Beğendi
·
2017 31. kitabı
·
20 günde okudu
·
Okunma: 18 Temmuz 2017 21:31
Acaba ben ne yaptım, ne okudum? Tüm delilleri okuyucuya veren, verdikleri deliller ile beraber cinayetleri okuyucunun da çözmesini isteyen gerçek bir polisiye mi okudum, bir Orta Çağ gerilim romanı mı okudum, dinler arası, mezhepler arası, tarikatların ve rahiplerin başrolde olduğu bir roman mı okudum, gerçek kişi ve toplulukların hâkim olduğu tarihi bir kurgu mu okudum yoksa sağlam bir bilgi yumağı olan koca bir ansiklopedi serisi mi okudum karar veremedim, aslında bu öğelerin hepsini içeren güzel bir roman okudum. Saydıklarımın hepsini içeriyor Gülün Adı, hem de edebi değeri yüksek bir eser olarak. Öncelikle şunu söylemek isterim ki roman hiç beklemediğim şekilde kaliteli öğelerle dolu bir şekilde polisiye bir roman. Okur tarafından kolay kolay bir şekilde hiç dikkat edilmeyecek unsurlar, hareketler Eco tarafından delil olarak biz okura veriliyor ve gerçek bir polisiye romanda olması gerektiği gibi de bu deliller okura ayrıntılı olarak sunuluyor, sunulduktan sonra da her bir delilin, her bir detayın analizi yapılıyor ve karakterler tarafından yapılan her bir analizin üzerine yine karakterlerin karşılıklı yorumu yapılıp okura tekrardan sunuluyor. Gerçek bir polisiye romanda olması gereken hatta bir şart olan en önemli ayrıntıdır bu durum. Yazar, okurdan hiçbir şekilde bir delil saklamamalı ve romanın karakteri ile beraber okurun da cinayete hâkim olup üzerinde düşünüp cinayeti çözmesini istemesidir, günümüz polisiye romanlarının özellikle de seri katil polisiye romanlarında bu durum yoktur çünkü okuyucuya sürpriz yapmak ister yazar ve bu sürprizini de okurdan deliller saklayarak ve sonrasında da pat diye önüne sererek yapar; ama dediğim gibi gerçek polisiye romanda bu hususlar kabul edilmez, Eco’nun yaptığı gibi her bir ince detay okura verilmelidir, okurun da
Teknoloji
Gülün AdıUmberto Eco · Can Yayınları · 202015,9bin okunma
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Sevmek
Birisini sevmeye kalkışmak, önemli bir işe girişmek gibidir, bilirsin. Enerji, kendini veriş, körlük ister. Hatta başlangıçta bir uçurumun üzerinden sıçramanın gerektiği bir an vardır. Düşünmeye kalkarsa atlayamaz insan. Bundan böyle artık bu gerekli sıçrayışı yapmayacağımı biliyorum.
Siddartha'nın bir amacı, hedefi vardı, tek bir hedefi: Arınmak, açlık duygusundan, istek duymaktan, rüyalardan, sevinç ve acıdan arınmak. Ölüp gitmek, Ben'den kurtulmak, kalbini arıtarak huzuru bulmak, mucizeyi Ben'den sıyrılma düşüncesinde beklemek, buydu amacı. Ben tümüyle yenilgiye uğradıktan, öldükten sonra, o zaman yüreğimizdeki o düşkünlük, o içgüdüler sessizliğe kavuşunca, işte o zaman belirecektir son: Ben'e yabancı olan asıl öz'deki gerçeklik, en derin gizem belirecektir.
Sayfa 20
Edebiyat
"Hep böyle bekleyecek misin sabah olana kadar, öğle olana kadar, akşam olana kadar?" "Hep böyle durup bekleyeceğim." "Yorulacaksın, Siddhartha." "Yorulacağım." "Uyuyakalacaksın, Siddhartha." "Uyumayacağım." "Öleceksin, Siddhartha." "Öleceğim."
Sayfa 21 - Can Yayınları - 43. Baskı
“Bilinmesi gereken şeyleri insanın kendisinin tatması iyidir,” diye geçirdi içinden. “Dünya zevklerinin ve dünya malının insana hayır getirmeyeceğini daha çocukken öğrendim. Hanidir biliyordum bunu, ama ancak şimdi yaşadım. Ve şimdi biliyorum, belleğimle değil, gözlerimle, yüreğimle, midemle biliyordum böyle olduğunu. Ne mutlu bana ki, biliyorum artık!”
Edebiyat