Göğsümün üstünde taşıdığım aleti kollaya kollaya Sirkeci’ye geldim. Orası daha dert. Bir dolmuşa kırk kişi saldırıyor. Ben, yavrusunu koruyan kartal gibi, hassas alete kanat germişim. Dolmuş diye saldırırken, tam da arabadan içeri gireceğim sıra, önüme geçmek için biri çelme taktı, beni yere yıktı. Ben yuvarlandım, o dolmuşa daldı. İnsan nazik bir aleti taşırken ne kadar da çevik oluyor. Artık canımı unuttum, aletin derdine düştüm.
''Bazı insanların ömrü vakit kazanmakla geçer. Ben kendi zamanıma çelme atmakla yaşıyordum.''
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Hayat beni böyle köşeye sıkıştırmayı, gözümün içine baka baka çelme takmayı severdi. Hayatın unuttuğu bir şey varsa, o da bir yerden sonra daha fazla düşülmediğiydi.
1000Kitap
Kader bazen bize çelme takar. Hud'ın vardığı sonuç buydu. Hayatı boyunca olup biten pek çok şeye ancak böyle anlam verebilmişti. Onu -herkesi- belirli bir geleceğe doğru yönlendiren el her kiminse... hiç hata yapmamasının imkanı yoktu.
Sayfa 26
Bazı insanların ömrü vakit kazanmakla geçer… Ben zamana, kendi zamanıma çelme atmakla yaşıyordum.
Sayfa 194·Kitabı okuyor
düşlerimize katran sağan düşünceden, kuduruyor cehennem! ey yekiniş! yürek taşkını ey yekiniş! imkânsız delta ben sana gelsem, sevişsek yenilesek yerle bir edilen düşlerimizi imlasını şaşıran heceden gün eğrisidir,tutulur nutku dağların, ovaların, kuşların akışını aşkınlaştıran ırmak damlanın itişi, meneviş sağanağı imkânsız şelale ne zaman seni istesem karşı çelme siyah tehlike ey büyük aldanış; büyülü elma, gizemli cazibe derinliğine yoruldum. hep ötekinin öznesine çalışmaktan geciktim kendime yetinmedim; 'yandı yürek döndü köze' yenildim! Herkes kendi hayatını tamamlıyor kuşatılmış dil, direnen heceden sağdım aklın ışığını imge bahçesine uç verir nar çiçekleri, ince mercan bilgisi ne/densiz neden: tirşe tehlike... ey unutuş! çelikteki pasın gürültüsü ey unutuş! bellek tutulması gece
Sayfa 140 - Arif Madanoğlu:·Kitabı okuyor
Şiir