Seninle tekrar görüşebilir miyiz?" diye sordu. Sesinde sevimli bir gerginlik vardı. Gülümsedim. "Tabiî." "Yarın olur mu?" "Sabırlı ol, çekirge," diye nasihat verdim. "Aşırı istekli görünmek istemezsin." "Evet, zaten o yüzden yarın dedim," dedi. "Seni bu akşam yine görmek istiyorum ama tüm gece ve yarının büyük kısmını beklemeye razıyım." Gözlerimi devirdim. "Ciddiyim," dedi. "Beni tanımıyorsun bile," dedim. Konsolda duran kitabı aldım. "Bunu bitirdiğimde seni arasam olmaz mı?" "Ama cep telefonu numaram sende yok," dedi. "Kitabın içine yazdığından şüpheleniyorum." O şapşal gülümseme yüzüne yayılıverdi. "Bir de birbirimizi tanımıyoruz diyorsun.
Ölümün ve yaşamın aynı olduğunu idrak etmekle övünüyor değilim ama ölmek de yaşamak da aynı şey değil mi? Hangisini seçersen seç, aynı şekilde acı dolu.
Sayfa 23·Kitabı okuyor
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
“Sanki beni taniyor gibi konusuyorsun.” “Kararli, zeki, sivri dilli, aptallardan hoslanmayan... sana tanidik geliyor mu?” “Evet. Gordon.” Adam, “Ilginc,” dedi. “Ciinkii seni tasvir etmek icin bu kelimelerin aynisini kullanirdi.” Eldivenli elini paltosunun cebine soktu ve altin bir zincirin ucuna bagli ssl cep saati cikartti. “Yasaminda her ne olmaya karar verirsen, sana iyi sanslar dilerim.”
Kazım Karabekir
Paşam, görüyorum ki siz din ve Hilafet kuvvetlerine çok ehemmiyet veriyorsunuz! Şu halde muhafazakarlara dayanmak istiyorsunuz. Size bu vesile ile bir daha o eski teklifimi arz edeyim; yanımda bir sureti var. (Cep cüzdanımdan çıkarıp verdim) Bir daha lütfen okuyunuz. Türk Milleti teceddüde muhtaçtır. Ve bunuda mütehassıslarımızla başarabiliriz ve asla camilerde değil ve muhafazakadarla da değil. Din, vicdan kanaatidir; münakaşaya gelmez. İlim adamı olan bizlerin ve hele sizin bunu ele almanızı katiyen doğru bulmuyorum. Bunu tamamıyla bir kenara bırakmalısınız!. Bu mütalaalarımı daima size açık kalb ile söyleyeceğim. Mustafa Kemal Paşa mütalaalarımı samimi karşıladı. Ertesi gün, yaverlerinden naklen benim yaverim Gazi'nin şu ifadesini bildirdi: "Ben Karabekir'in bana bu kadar samimi olduğunu zannetmediğimden, çok çekişeceğimi tahmin ediyordum! Halbu ki o, çok açık yürekli ve çok candan bir insanmış! Beraber çalışabileceğimi görerek, memnun oluyorum."
Çıplak Ayaklıydı Gece/ Gökyüzünde Yıldız Olmak
Derler ki: Emekle, bilgiyle, sevgiyle yaratılmış ne varsa, tümünde onların düşünce aydınlığı, alın teri, kanı vardır. Yine derler ki: Bizi mutluluğa götürecek yolu ısıtan yüreklerindeki ateş solmaya başlayınca, onlar mum gibi eriyip tükenmez, gökyüzüne çekilip sevgili dünyalarını oradan aydınlatmaya devam ederlermiş. Sen çırılçıplak bir gecede başını gökyüzüne çevirip de yeni yeni yıldızlar görürsen, bil ki onlar insanlar için kendilerini yakmış olan canlardır."
Sayfa 133·Kitabı okuyor
"Arpayı nereden buldun? Yoksa sen de mi atların yem torbasından aldın?" "Hayır çavuşum. Gerilerdeki bir ere para verdim, bir cep arpa aldım. Kendisi atların iaşesiyle ilgileniyordu. Kimseye söylemememi istedi. Zira hayvanlara verilecek arpanın da sonu gelmiş." "Hay Allah! Ne günlere kaldık Hasan'ım. Hayvanların yemini bile çalıp yer olduk." "Ne yapalım çavuşum, hayatta kalmak için bir şeyler yememiz şart. Hatta er bize "siz yine şanslısınız, zira atın işkembesinden çıkmışları değil, işkembesine girmemişleri yiyorsunuz" dedi. "Nasıl yani? Anlamadım." "Bunda anlamayacak bir şey yok çavuşum. Erler atın pisliğindeki taneleri ayıklayıp karlarda temizliyor, kendi aralarında üçer beşer paylaşıyorlarmış." "Desene biz şanslıyız." "Şanslıyız ya."
Sayfa 240·Kitabı okudu
1000Kitap