Puan vermedi·72 syf.··
2026 6. kitabı
In Ward No. 6, Anton Chekhov constructs a quiet but devastating meditation on suffering, indifference, and the fragile boundary between sanity and madness. Set in a decaying provincial hospital, the story revolves around Dr. Andrey Yefimych Ragin, a man who has retreated into intellectual detachment as a way of coping with the bleakness of life. The hospital itself, neglected and almost forgotten, becomes more than a setting; it functions as a symbol of a broader social and moral decay, where suffering is not only present but systematically ignored. At the center of the narrative lies a philosophical tension that gradually unfolds through the doctor’s encounters with the patient Ivan Dmitrich Gromov. Ragin subscribes, at least superficially, to a version of Stoicism. Stoicism, originating in ancient Greek philosophy, teaches that individuals should cultivate inner peace by accepting what they cannot control and by remaining indifferent to external pain or pleasure. In its original form, it is a disciplined ethical system aimed at resilience and moral clarity. However, Ragin’s interpretation is hollowed out. What he practices is not active moral strength but passive withdrawal. He convinces himself that suffering is insignificant, that pain is merely a matter of perception, and therefore not worth resisting. This belief allows him to justify his inaction in the face of the hospital’s inhumane conditions. Gromov, by contrast, embodies a radically different philosophical stance, one that could be described as an existential sensitivity to injustice. He is deeply affected by the possibility of suffering, oppression, and arbitrariness in human life. His anxiety and paranoia are not presented merely as symptoms of illness but as exaggerated responses to real conditions of
Felsefe-Düşünce
Altıncı KoğuşAnton Çehov · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202687,4bin okunma
Puan vermedi·64 syf.·
2026 48. kitabı
Ah, canımızsın sen bizim! Yurdumun en yüce evladını gözlerimle görebilmek nasip oldu sonunda. Sonsuza dek yaşa ve saygılarımı kabul et!” Maksim Gorki Maksim Gorki Tolstoy’un hastalığındaki ve iyileşme zamanındaki gözlemlerinden yola çıkıyor. Tolstoy'dan Anılar ‘da gördüklerini, duyduklarını ve düşündüklerini kitabında aktarıyor. Tolstoy’u kitaptaki notlarla yalnızca büyük bir yazar olarak değil, sürekli düşünen bir insan olarak anlatıyor Tolstoy’un zihni sürekli sorularla meşgul oluyor. Tanrı’yı, insanı ve hayatı düşünüyor. Gorki onun iç dünyasını anlatırken şöyle bir sözünü aktarıyor: “Tanrı benim isteğimdir.” Kitap boyunca Tolstoy’un insanlara bakışı da görülüyor. Ona göre insanın gerçek bilgeliği sade sözlerde saklı oluyor. Bir yerde bunu şöyle söylüyor: “Gerçek bilgelik az söz gerektirir.” Gorki bazen Tolstoy’u izliyor, bazen de onunla konuşuyor. Tolstoy insanların doğasını düşünürken şu cümleyi kuruyor: “Romantisizm, gerçeğin gözlerine doğrudan bakabilmekten duyulan korkudan doğar.” Bu küçük notların toplamı bir araya gelince Tolstoy’un portresi ortaya çıkıyor. Yalnızca romanlarıyla değil, günlük hayatındaki düşünceleriyle de tanımak isteyenler için bu notlar ayrı bir kapı aralıyor. Kitapta Dostoyevski ve Çehov’a dair de fikirler de beyan ediyor, Gorki’nin gözünden anlatılan bu küçük anılar, büyük bir yazarın nasıl düşündüğünü ve dünyaya nasıl baktığını anlamaya yardımcı oluyor. Tolstoy’a dair fikir edinmek isteyenler için güzel nüanslar barındırıyor. Herkese keyifli okumalar
Bercesteden
Tolstoy'dan AnılarMaksim Gorki · Yapı Kredi Yayınları · 20181,028 okunma
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Çehov’dan Bir Novella
Puan vermedi
Klasikleri okumayı severim uzun bir ara verdiysem koşa koşa giderim onlara!Çehov’un yeri ayrı zaten .İnsanın her hali aradan geçen bunca zaman rağmen Çehov öykülerinde öyle canlı ve tanıdık ki hala şaşırıyorum . . Düello, çok severek okuduğum Hafriyat’ta geçiyordu, kitapların okuru başka kitaplara yönlendirmesi şahane bir olay değil mi? . 124 sayfalık bir novella Düello, yaklaşık 1,5 günde okudum. Kafkasya’da küçük bir şehirde evli bir kadın ile yaşayan Layevski ki kendisi eğitimli bir aristokrat, ilişkisi, kadınlara olan düşkünlüğü, çevresine iskambil oyunları öğretmesi ve alkole alıştırması gibi nedenlerle eleştiriliyor, hor görülüyor. Tam karşısında zoolog Von Karen ise bilim odaklı ve akılcı bir tavırla yaklaşmakta çevresine , Layevski’den tiksinmektedir , bu karşılıklı negatif duyguları onları bir duelloya sürükleyecektir. . Din adamlarini temsilen Diyakoz ve Doktor Samoylenko en sevdiğim kişiler oldu.Çehov ise bence tüm karakterlerini seviyor, onlara eşit yaklaşıyor. Ve insanlardan umudunu kesmiyor, çarenin yine insanlarda olduğundan adeta emin . Puşkin,Lermantov,Tolstoy ,Shakespeare , Spencer gibi yazarların yaptığı göndermeler çok güzeldi . O dönemin toplumsal ahlak anlayışı da ortaya koyuyor ama Nadejda Fedorovna ‘ya yönelik eleştiriler canımı epey sıktı kadının en entellektüel fikirleri Layevski tarafından küçümsenenir, yapabilecekleri ve yetenekleri ciddiye alınmaz. Kıyafetleri, temizlik anlayışı acımasızca eleştirilir. Rahatsız ediciydi. . Rus edebiyatındaki bu isim sorununu nasıl aşacağız . Her yönüyle çok sevdiğim bir Çehov eseri oldu sevgiyle tavsiye ederim
Edebiyat
DüelloAnton Çehov · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20221,301 okunma
7/10
·128 syf.··
Beğendi
·
2026 10. kitabı
·
27 günde okudu
·
Okunma: 04 Nisan 2026 12:58
Kitap güzeldi lakin ben tiyatro okumayı sevmiyorum sanırım. Olay bir kurgu roman olsa gerçekten puanım daha yüksek olurdu kitaptan ziyade benim tarzımla ilgili sanırım. Ben tiyatro izlemeyi seviyorum bir kere daha anlamış oldum.
1000Kitap
Üç Kız KardeşAnton Çehov · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20169,9bin okunma
Tolstoy hikayeciliği
6/10
·94 syf.··
2026 6. kitabı
Tolstoy romanları okumayı sevmeme rağmen hikâyeciliğinden (ya da en azından bu kitapta toplanmış olanlardan) hoşlanmadığımı anlamış oldum. Havada asılı kalmış gibi derinlikten uzak ve bittiğinde ne hissetmem gerektiğini bilemediğim ve pek öyle iz bırakacak türden hikâyeler değillerdi. Kültürel ve coğrafik ögelere rastlamak hoş ama bunlar çok cüzi düzeyde kaldığı için genel olarak Çehov hikayeciliğindeki eksikliği (ya da bana uymayışını) hissettim.
Üç ÖlümLev Tolstoy · İş Bankası Kültür Yayınları · 20247,8bin okunma
10/10
·43 syf.·
2026 21. kitabı
Hüzünlü ve felsefik bir öykü. Delilik ve Dahilik arasındaki o ince çizginin öyküsü de diyebilir bu esere. Ölümünden 10 yıl önce yayımladığı ve rahatsızlığının başladığı dönemlere denk gelen bu güzel eser, hem bilim adamının eleştirisini yapıyor hem de deliliğin normalleşmesi gibi bir ilginçliği konu alıyor. Kitap Çehov tarzı derin ve ütopik pasajlar içerse de aslında hastalığın bazen insanın normal halini yansittigini savunmakta. Diğer taraftan kendisini önemli gören ve bu kuruntuyla yaşamaya çalışan insanların da psikolojisini tahlil etmektedir. Bu dahi ve delilik arasında gidip gelen kişi aslında kendini tanrının seçtiği kişi gibi anlamsız bir fikre kapılarak aklını tam olmasa da yitirmeye başlıyor. Aklını yitirdiğini kabul eden bir deli olabilir mi? Benim kafama takılan asıl soru bu gerçi. Hem bir aşk öyküsü olarak hem yarı felsefik hüzünlü bir öykü olarak çok beğendiğimi söyleyebilirim.
Kara KeşişAnton Çehov · İş Bankası Kültür Yayınları · 20229,6bin okunma