📚🔔 Tatil zili çaldı!
Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞
Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Mevlevilikte çile, eziyet değil; tarikat öğretisinin temelidir ve dede'lik mertebesine ulaşabilmek için gerekli bir süreçtir. Bu yanlış anlaşılma aslı Farsça "kırk" rakamını işaret eden çille kelimesinin Türkçede eziyet anlamına gelen çile ile karışmasından doğar.
(...)
Sosyal yaşamdan soyutlanıp, yalnızlığın seçilmesi olan çileye geçmişte Hristiyan âdetidir diyerek karşı çıkanlar da olur. Mutasavvıflar buna cevap olarak peygamberin Ramazan ayının son on gününde inzivaya çekilmesini (itikaf) ve Allah'ın Hz. Musa'dan kırk gün Tûr Dağı'nda kalmasını istemesini gösterirler.
Çile şairinin vefatı üzerine söylediği tarih manzumesini örneklemek, Okay’ın
şiire yatkınlığını ispata yetebilir. Aruzun “Fâilâtün fâilâtün fâilâtün fâilün”
kalıbıyla kaleme alınmış dörtlük şöyledir:
Erdi artık ruh sükûna derviş-i kâmil gibi
Öldü, el açmaksızın nâdâna bir sâil gibi
Çille çille üstüne düştü mücevher tarihi
“Var mı şair çilleden çıksın Necip Fazıl gibi”
Mücevher tarih, klasik edebiyatta ebcet hesabına göre yalnız noktalı harflerin
sayıldığı söz ya da dizelerde karşımıza çıkar. Yukarıdaki dörtlüğün son dizesindeki noktalı harflerden (be/pe, cim/çim, şın, dat, fe, kaf, nun, ye) hareketle yapılacak işlem sonucunda hicrî 1403 tarihi elde edilir ki, bu da 1983’e denk gelir. (“Çileden çıkmak” hem “olup bitenler karşısında sabrı ve dayanıklılığı kalmayıp taşkınlık göstermek” hem de “çile süresini bitirmek” anlamlarında tevriyeli bir kullanımdır.)
Çilemek: Farsça 'çille'den, anlam kaymasıyla, acısını dile getirmek için ötmek, içini dökmek.
Çile bülbülüm çile (öt bülbülüm öt de acını dile getir, içini dök)