RÊYA ZILMÊ NAÇE BIHUŞTÊ
5/10
·216 syf.··
Beğendi
·
2025 21. kitabı
Rêya ku naçe Bihuştê bi du vegotinan ve hatiye lêkirin: tevlî monologan kesê yekem û kesê sêyem.Bi vî awayî çîrok yekalîbunê difilite. Berhemê de a herî sereke mijare. Ew fermana 74.("Ev fermana heftê û çaran e" Çakar,2019, r.153) a li qewmê Êzîdî hatiye dayîn. Wekî ku tê zanîn fermana dawî bi destê xwediyê ala reş Daîş ê hat dayîn. Zilmeke wusa qewma Êzîdî tê kirin destê xwêner erd û esmanan diqede. Bi vegotina nivîskarê jî xwenêr behn çikyayî dixwîne. Çîrok bi sehneya yekemîn di ramoka pîqaba Apê Elyas be destpêdike. Bi ditîna xwêner reşahiyan gund desteserkiriye û gundî tên nefî kirin. Di rûpela 18. de em dibin hemî cîwanên gund tevlî kal û piran ramoqa pîqabê siwar dibin "Çi qas ciwanên gund hebûn li ser romorkê bûn: Zizė, Alê, Çînê, Rustem, Baro, Xêro, Şêro... Keleşo" tevlî kujerên xwe cara dawî diçin goristanê, ser mezelên xwe. Ger nafikirin, gund şewitandina hebe ev reşahî çawa dihêlin ew herin xatirê xwe miriyên xwe bixwazin, heta bi nanê germ û hêjîran şîva wan jî bibin? Xwêner di sehneyekî de dibîne Keleşo tê Şemsîxanê dixwaze. Di hîn diyalogên din be jî hezr dike ew Dezgir tîne. Û axirya çîrokê de bi gotina Şemsîxanê a " Buka bêmiraz" xwêner têdigihîje kû wan dewat nekir. Lê çi hat serê Keleşo kuda hat û kuda çu malîqe. Tenê serkêlke reş de navê tê dîtin. Piştre em rûpela 114 dibînin ku hemî jinê gund dîsa di ramokekîde ne û ber bî zulmatê ve tên birin. Di berhemê de alî rêbazî hêyama herî serkeftî a navmetnî bû: çîroka berdest û a Hûtê Heftserî heya dawiyê bi hevre herikî. Hîn caran gihêjtine hev hîn caran agahiyên hevdu didan. Bi çîroka "Gûno û Hût" û xewna Şemsîxanê jî hêmanên kolajî lê zêde bibûn. Her wiha pir nîk ( motîf) jî hebûn: Siwarê sibê/ Siwarê êvarê, nanê germ û hêjîr, dara zeytûnê, genim, deriyê
Edebîyata Kurdî
Ev Rê Naçe BihuştêYıldız Çakar · Lis Basın Yayın · 20199 okunma
9/10
·420 syf.··
2025 153. kitabı
·
32 saatte okudu
·
Okunma: 07 Temmuz 2025 18:15
Kitabı oxuyarkən o qədər təsirləndim ki… Bu ucsuz-bucaqsız dünyanın hər yerində , istənilən təbəqədə, bütün dövrlərdə qadın olmaq niyə bu qədər çətindir? Aldadılan, təhqir edilən, döyülən, söyülən, ancaq yenə də böyük fədakarlıqlar etməsi gözlənilən, susması istənilən qadınlar, savaşan qadınlar, ümidini itirməyən, dimdik duran qadınlar… Bu kitab hamımız üçündür. Ürəyinin səsini ətraf ona “ Qadın necə olmalıdır?” cəfəngiyyatını bağırarkən dinləmək istəyənlər üçün. Özünü tapmaq və bir də itirmək istəməyənlər üçün… Pəhləvilər dövrü, İran İslam inqilabı və onların fonunda müharibə, repressiya, azadlıq kimi mövzulara toxunulan bu roman mənə bəhs olunan dövrün tarixi şəraiti haqqında indiyədək bilmədiyim acı həqiqətləri pıçıldadı. Təkcə buna görə belə oxunulmasının vacib olduğunu düşünürəm. Məsumənin həyat hekayəsində din pərdəsi adı altında qadınları əzməyi özünə “ qəhrəmanlıq” sayan “ kişilər” məni az qala hər sətirdə cin atına mindirirdi. Halbuki onların inandığı dinin peyğəmbəri ərəblər qızlarını diri- diri torpağa basdırarkən, qızı Fatimənin əlindən tutaraq Mədinə küçələrində dolaşırdı… Kitabın təxminən ilk 100 səhifəsində aciz bir qadının ömür yolu ilə tanış olacağımı zənn edərkən Məsumənin aldığı hər zərbədən sonra daha güclü şəkildə ayağa qalxması, bütün çətinliklərə sinə gəlməsi, mübarizliyi, yanıb- yaxılsa belə övladları üçün küllərindən doğması bu obraza olan heyranlığımı artırdı. Amma sonu… Ümid edirəm ki, bütün qadınların həyatdan aldıqları paydan razı qalacaqları gün çox da uzaqda deyil. Bir gün mütləq o günəş doğacaq!
Mənim PayımParinoush Saniee · Qanun Nəşriyyatı · 20132,402 okunma
Reklam
Puan vermedi·292 syf.·
2025 316. kitabı
Çok yönlü insanların düşünce dünyasının paylaşımına ortak olmk ondan bişeyler ögrenmk ruhu iyi beslemek adına çok keyıfli. yazarın zihninde demlendirdiği hayat hikâyelerinden yola çıkıyor. Onları sinema ve edebiyatla ortak noktada buluşturuyor. Metin Erksan, Nuri Bilge Ceylan, Yaşar Kemal gibi ustalarla dostluklarını kâğıda dökerek yeniden anıyor. Kimsenin birbirine acımadığı, herkesin kolayca birbirinden nefret ettiği, birinin ötekine yardım etmeyi aklından dahi geçirmediği soğuk ve umutsuz bir dünya'da yaşıyoruz. Yalnızlıktan korktuğumuz ama sürekli yalnız kalmaya çalıştığımız, yalnızlığımızın yetmediği ve bitmediği bir çağdayız. "bazen, intiharın eşiğindeki birini dikkatle dinleyip ona yol gösterirsin, ki bu hekimlik sanatıdır; bazen başka bir hayatın mümkün olduğu rüyasını yaşadığın bir meydanı terk etmez- sin, ki bu direnme sanatıdır; bazen de geçip giden bir zaman parçasını kamerayla mühürleyip kaydedersin, ki bu da her- halde sinema sanatıdır. hepsi, “yaşama sanatının” parçası, tamamlayanı ve ona dairdir. aslolan hayattır!" Güçlü gözlem gücü ve yazım diliyle, etrafında olup biteni böylesı içten okura aktarıyo, olmk ayrı meziyet olmalı bizde sanslıyızkı yazılanları okuyabılıyoruz, aslolan hayattır!" Kalemın hiç susmasın Ercan Kesal
Deneme, İnceleme, Edebiyat
Cin AynasıErcan Kesal · İletişim Yayıncılık · 2016673 okunma
7/10
·148 syf.··
2023 67. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 24 Haziran 2023 17:46
Lu Xun - Yabani Ot @gecekitapligi #geceokuyoruz ° "Umut gibi umutsuzluk da" dedi, "kibirden başka bir şey değildir." ° Selamlar . Japon edebiyatından sonra sırada Çin edebiyatı var . Uzak Doğu edebiyatını gerçekten seviyorum. Edebiyatları ve anlatıları bize çok benziyor . Gelelim kitabımıza. Erciyes Üniversitesi Çin Dili ve Edebiyatı Anabilim Dalı öğrencilerinin almış oldukları çeviri dersinde okudukları Lu Xun'un çevirisini yaparak yayınlamak istemeleriyle kitabımız ortaya çıkıyor. Tabiki de sonradan editörün gözden geçirmeleri ve bazı yerlerde de eklemeler yapmasıyla kitabımız son halini alıyor . Lu Xun, (25 Eylül 1881 – 19 Ekim 1936), 20. yüzyıl Çin edebiyatının en önemli temsilcilerinden olan Çinli yazar, şair, eleştirmen ve çevirmendir. Zhou Zhangshou adıyla doğmuş olup, daha sonra Zhou Shuren adını kullanmaya başlamış ve yazılarında da Lu Xun takma adını kullanmıştır. Sol görüşe yakın olan Lu Sin, Çin Komünist Partisi'ne ise hiçbir zaman üye olmamıştır. Yazarımızın bu kitabında şiirler, öyküler, kısa hikayeler ve denemeler vardı. Ben genel anlamda hepsini beğendim. Ayrıca yazının hem Çincesi hem de Türkçesi yan yana verilmiş. Çince bilen arkadaşlarımız orijinal olarak da okuma şansı var. Genellikle ölüme işaret eden sözleri vardı. Kıssadan hisse dediğimiz sözler de bizlere yazılardan göz kırptı. Özellikle Tanrı, cennet, cehennem olaylarına farklı yaklaştığı hikayeler vardı. Bazı yerlerde Tanrı'nın tembel olduğu ve gücünün bittiği, bizleri de bu dünyada bıraktığı öldüğümüzde bile bir şey yapmadığı için bedenimizin yok olup gittiğine vurgu yapıyor. Farklı bir düşünce. "En çok kan ve pislik kokanlar, Tanrı'nın Oğlu'nu çarmıha gerenler değil, insanoğlunu çarmıha gerenlerdir." Bu alıntının olduğu İsa Peygamber hikayesi de baya ilginçti. Sol görüşlü olan
Yabani OtLu Hsun (Lu Xun) · Gece Kitaplığı · 202347 okunma
Puan vermedi·605 syf.··
2022 25. kitabı
·
185 günde okudu
·
Okunma: 29 Aralık 2022 01:41
Kur’ân'ı kerim 114 sure'den oluşur. Bu surelerin 86'sı mekke dönemi, 28'i ise Medine dönemin de inmiştir. - Fatiha Suresi Kur'an'ın ilk suresidir. Sure, 7 ayetten oluşur. Mekke döneminde inmiştir, ve iniş sırasına göre 5. suredir. Fatiha Suresi'nin ilk sure olması, surenin içeriğinde Kur'an öğretisinin bir özetinin yer alması olarak açıklanmıştır. Ve Kur'an'ın ilk suresi olduğu için, adını ''başlangıç, açılış'' anlamlarına gelen ''fatiha'' kelimesinden almıştır. - Bakara suresi, Kur'an'ın ikinci suresi olup, aynı zamanda da 286 ayet ile en uzun suresidir. Sure adını içinde geçen hz. Musa ile ilgili bir kıssadan almıştır. Bakara kelimesinin anlamı inek/sığır demektir. Sure Medine dönemin de nail olmuştur. Yapısı itibarı ile Kur'an'ın özeti gibi bir suredir. İçinde bir çok konu ile ilgili hüküm ve kıssalar mevcuttur. - Kur'an'ın 3. Suresi Al-i imran suresidir. Sure 200 ayetten oluşmuş olup Medine dönemin de inmiştir. İsmini 33. Ayetin de geçen ve imran ailesi anlamına gelen Al-i İmran'dan almıştır. İmran, hz. İsa'nın annesi hz. Meryem'in babasıdır. Bu surenin hâkim konusu, bu ailenin temsil ettiği peygamberlik, İsa, Meryem ve Hristiyanlık inancıdır. - Kur'an'ın 4.suresi Nisa suresidir. Sure 176 ayetten oluşmakta olup Medine dönemin de inmiştir. Sure, ismini Arapça kadınlar anlamına gelen “nisâ” kelimesinden alır. - Kur'an'ın 5.suresi Maide suresidir. Sure 120 ayetten oluşmuş olup Medine dönemin de inmiştir. Sure ismini, 112 ve 114. Ayetlerin de geçen sofra anlamına gelen Maide kelimesinden almıştır. - Kur'an'ın 6.suresi En'am suresidir. Sure 165 ayetten oluşmuş olup Mekke döneminde inmiştir. Sure ismini 136. 138. ve 139. âyetlerinde geçen koyun, keçi, deve, sığır ve manda cinsi evcil hayvanları ifade eden En’âm kelimesinden alır. Allah'ın birliği ve puta tapmayı
1000Kitap
Açıklamalı Kur'an-ı Kerim MealiEbu'l A'lâ el-Mevdudi · İnkılab Yayınları · 200459 okunma
İNS-CİN MASAL
Puan vermedi·250 syf.··
2022 14. kitabı
Yazar Orhan Aksoy'un Karar ve Sır kitaplarından sonraki 3. kitabı. Romanın merkezinde yine Mardin var. Bu kitapta Mardin, adeta kendi masalını anlatmış sanırsınız. Çokkültürlülüğe, cin taifesini de ilave edince, Binbir Gece Masalları'ndan Harry Potter'a uzanabilecek kıvamda güzel bir anlatı ortaya konulmuş. Cinler taifesinin de karıştığı kurguya mekan olarak, kuyuları, taş evleri, kuyumcuları, tüccarları, yer altı tünelleri ve Kalesi ile Mardin yeterli görülmüş. Yer yer cana kıymaya kadar varan çatışmalar ise realitenin dışavurumu ve insanoğlunun aç gözlülük ile mutsuzluğa koşma hırsı olarak okunabilir. Bir peri masalının da, bir peri yaşamı olmadığını belki de umutsuzca kabullenmek zorunda kalırsınız. İyi okumalar
Edebiyat
Cin SinOrhan Aksoy · Odessa Yayınevi · 04 okunma
Reklam