Akşam Erken İner Mahpusâneye
Akşam erken iner mahpusâneye. Ejderha olsan kâr etmez. Ne kavgada ustalığın, Ne de çatal yürek civan oluşun. Kâr etmez, inceden içine dolan, Alıp götüren hasrete. Akşam erken iner mahpusâneye. İner, yedi kol demiri, Yedi kapıya. Birden, ağlamaklı olur bahçe. Karşıda, duvar dibinde, Üç dal gece sefası, Üç kök hercai menekşe… Aynı korkunç sevdâdadır Gökte bulut, dalda kayısı. Başlar koymağa hapislik. Karanlık can sıkıntısı… “Kürdün Gelini”ni söyler maltada biri, Bense volta’dayım ranza dibinde Ve hep olmayacak şeyler kurarım, Gülünç, acemi, çocuksu… Vurulsam kaybolsam derim, Çırılçıplak bir kavgada, Erkekçe olsun isterim, Dostluk da, düşmanlık da. Hiçbiri olmaz halbuki, Geçer süngüler namluya.
Sayfa 34·Kitabı okudu
Şiir
Gülce
Uçurumun kenarındayım Hızır Ulu dilber kalesinin burcunda Muhteşem belaya nazır Topuklarım boşluğun avucunda Derin yar adım çağırır Dikildim parmaklarımın ucunda Bir gamzelik rüzgar yetecek Ha itti beni, ha itecek Uçurum kenarındayım Hızır Civan hazır Divan hazır Ferman hazır Kurban hazır Uçurumun kenarındayım Hızır Güzelliğin zulme çaldığı sınır Başım döner, beynim bulanır El etmez Gel etmez Gülce'm uzaktan dolanır Uçurumun kenarındayım Hızır Gülce bir davet Mecaz değil Maraz değil Gülce bir afet Peri değil Huri değil Gülce beyaz sihir Gülce ölümcül naz Buram buram zehir Yar yüzünde infaz
Reklam
Akşam erken iner mahpushaneye. Ejderha olsa kâr etmez. Ne kavgada ustalığın, Ne de çatal yürek civan oluşun. Kâr etmez, inceden içine dolan, Alıp götüren hasrete.
Şiir
Susmak ve beklemek müthiş
Akşam erken iner mahpushâneye. Ejderha olsan kâr etmez. Ne kavgada ustalığın, Ne de çatal yürek civan oluşun. Kar etmez, inceden içine dolan, Alıp götüren hasrete.
Sayfa 34
Onlar ki gülü dalında sevdiler Acıları barındırıp gönüllerinde Sevmeyi sevilmeyi türkülediler Mutsuzluk nedendir bilinsin Mutluluk nedir görülsün istediler Bir tek kibrit yaktılar karanlıkta Oy civan ömrüm Işık adına yangınla seviştiler
Sayfa 11 - Yurt kitap, pdf·Kitabı okudu
Alıntı
Reklam
Reklam