Puan vermedi·152 syf.··
2026 43. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 19 Haziran 2026 19:53
Asılacak Kadın kitabı gerçek bir hikâyeden esinlenmiş... yazarken bile bunu düğüm düğüm oluyorum. Böyle bir şeyin gerçekten yaşanmış olması aslında ne yazık ki alışıldık; buna rağmen okurken içim sıkıldı, çokça öfkelendim. Kadının haklarının olabileceğinden bile haberdar olmaması, kendi hayatı üzerinde söz sahibi olduğunu düşünememesi ne yazık ki hâlâ çok tanıdık bir gerçeklik. Yalçın karakterinin, adeta günah çıkarır gibi bir anlatıcı olarak karşımıza çıkmasını ise garipsedim. Bu tercihten çok hoşlanmadım; karaktere verilen bu alan bende rahatsızlık yarattı açıkçası. … Kitabın bir dönem yasaklı kitaplar arasında yer alması ve gerekçe olarak “müstehcenliği özendirmesi”nin gösterilmesi ise gerçekten sinir bozucu. Kadının köleleştirilmesine, sömürülmesine ve şiddete maruz bırakılmasına dikkat çekmek amacıyla yazılmış bir kitabın, içerdiği unsurlar nedeniyle yasaklanması tam da Türkiye’nin çelişkilerinden biri gibi geliyor bana. Sorun anlatılan şiddet değil, o şiddetin görünür kılınması olmuş. Asılacak Kadın, okuması kolay olmayan kısacık bir kitap, kadınların yaşadıkları ise uzun çok uzun…
Asılacak KadınPınar Kür · Can Yayınları · 202611,6bin okunma
7/10
·496 syf.··
2026 56. kitabı
·
29 saatte okudu
·
Okunma: 19 Haziran 2026 21:41
Hellooo Sizlere kalemini severek okuduğum yazarın Tozlu Pembe serisinin ikinci kitabını getirdim. Kitabın içeriğinden önce baskısını çokça methetmek istiyorum. Arkadaşlar içi dışı, ayraçları, posteri, stickerları, karakter kartları herşeyiyle dört dörtlük bir baskı. Diğer herşeyin yanında yayınevine bu emekleri için sonsuz teşekkürler. Şimdi gelelim kitabımız; Ayperi küllerinden yavaş ama emin adımlarla yeniden doğuyor. Ömer Seyirhan gibi bir karakter varken küllerimizden en güzel haliyle doğmamak söz konusu dahi olamaz tabi İkisinin yanyana geldiği her anları üzülerek, aşkı yaşayarak ya da kahkaha atarak okudum. Ki bence Ayperi de Ömer'de mutlu olmayı sonuna kadar hak eden iki yaralı kuş. Bakalım mutlu son onları bulabilecek mi? Bir de garanti ediyorum, etrafında Melike ve Şeyma gibi kankan varsa sırtın sittin sene yere gelmez. Ayperi tüm o yaşadıklarına onlarsız dayanamazdı! Şimdi Ayperi'nin kendi dünyasını güçlendirirken Ömer'i kendisinden uzaklaştırması aramıza bir miktar mesafeleri soksa da bir yanım yine ona kızamıyor. Bakalım üçüncü kitapta bizi neler bekleyecek! Evet ben hâlâ kararlıyım wattpad'den okumayacağım okuyanlara da sormayacağım! Baskısını beklemeye devem! Yazarın kitapları okunmaya ve o şahane baskıların kitaplığınızda yer almasına değer. O sebeple alın OKUYUN ve OKUTUN KitapRüyasından Sevgilerle
Tozlu Pembe 2Loresima · Ephesus Yayınları · 2026205 okunma
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
9/10
·128 syf.··
Beğendi
·
2017 34. kitabı
·
1 saatte okudu
·
Okunma: 02 Eylül 2017 00:00
Mussolini’nin 1926-1937 yılları arasında hapiste tuttuğu İtalyan Markisist, gazeteci, eylemci, siyaset felsefecisi Antonio Gramsci, “Hapishane Defterleri” adlı kitabında öğretmenler, papazlar ve idareciler gibi “geleneksel” entelektüellerden bir de iktidarla, belli başlı kuruluşlarla, denetim gücü elde etmek isteyen sınıflarla bağlantılı ve onlara çıkar sağlayan “organik” entelektüeller olarak entelektüelleri iki sınıfa ayırır. Gramsci organik entelektüele ilişkin olarak şöyle der: “Kapitalist girişimci kendisiyle birlikte sanayi teknisyenini, ekonomi politik uzmanını, yeni bir kültürün, yeni bir hukuk sisteminin oluşturucularını vb. yaratır.” Bir deterjan ya da havayolu şirketinin pazardan daha fazla pay kapmasını sağlamak için teknikler geliştiren günümüz reklamcısı ya da halkla ilikler uzmanı, demokratik toplumda olası müşterilerin rızasını kazanmaya, tüketicinin ya da seçmenin düşüncelerini yönlendirmeye çalışan biri, Gramsci’ye göre organik entelektüeldir. Memleketimizde Gramsci’nin tanımladığı bu tipler cirit atmaktadır. Bir zamanlar ait olduğu televizyon kanalının yayın politikası gereği iktidara karşı sıkı muhalefet pozlarına giren “jöleli arkadaş”ın sonradan “yıkama-yağlama” konusunda mahir bir noktaya evrilmesi Gramsci’nin tanımlamasını anımsatmaktadır. Julien Benda’nın “Aydınların İhaneti” kitabında entelektüelleri insanlığın vicdanı olan oldukça yetenekli, ahlaki donanımları gelişkin filozof krallardan oluşan bir avuç insan olarak tanımlaması ise kelimeye yüklenen müspet bir anlamı ön plana çıkarmaktadır. Benda’nın kitabı ilkelerini çiğneyen entelektüellere zehir zemberek bir saldırı olarak telakki edilse bile ideali tespit ve temyiz noktasında önemli bilgiler sunmaktadır. Benda’nın verdiği örneklerden entelektüelin dünyadan tamamen elini eteğini
EntelektüelEdward Said · Ayrıntı Yayınları · 20111,189 okunma
Çok güzeldi
10/10
·233 syf.··
Beğendi
·
2026 141. kitabı
·
9 günde okudu
·
Okunma: 19 Haziran 2026 18:04
Masumiyetin Yükü – Masumiyetin Yükü Selam kitap dostlarımm... Bugün sizlere beni çokça etkileyen, okurken hem düşündüren hem de duygulandıran bir kitapla geldim. Ahmet Haşim Güler'in kaleminden çıkan bu kitap yazardan okuduğum ikinci kitap oldu. Diğer kitabına göre alışılmışın dışında kurgusu ve anlatımıyla benim için unutulmaz okumalardan biri oldu. Kitabı aslında diğer kitaplardan farklı yapan hikâyeti bir leyleğin gözünden anlatılması. Daha ilk sayfalardan itibaren kendinizi yalnızca insanların hikâyesini değil, onların sevinçlerini, acılarını, hatalarını ve vicdanlarında taşıdıkları yükleri sessizce izleyen bir tanığın yanında buluyorsunuz. En güzel tarafı da insan dışında bir canlının gözünden gozlemlenen, insanoğlunun yaptıkları, çevreye verdiği yıkımlar, ekolojik sistemi kendi çıkarı için değiştirmesi, gerçekten de dünyanın en zararlı topluluğu insan değil midir? Farkındalıklarla dolu bir okuma oldu. Bir yanda leyleklerin yaşam mücadelesi, göç yolculukları, doğanın kanunu ve gerçekler ile kayıplarına tanıklık ederken; diğer yandan insanların hayatlarına konuk oluyoruz. Ayrıca leylekler ile ilgili verdiği dip notlarla kitap daha fazla beni içine aldı. Kitap boyunca sık sık şu soruyu düşündüm: İnsan gerçekten yaptığı hataların mı yükünü taşır, yoksa sustuğu, görmezden geldiği şeylerin mi? Yazar alışılmışın dışında bu konuyu ele alırken vicdan, sadakat, aşk, pişmanlık ve affetme üzerine de güçlü mesajlar da veriyor. Yazarın dili oldukça akıcı, guzel ve etkileyiciydi. Duygusal yoğunluğu yüksek olmasına rağmen tam yerinde anlatımı sayesinde sayfalar çabucak bir sonrakini takip ediyordu. "Yazarın leylekleri merkeze alan anlatımı, kitaba bambaşka bir anlam katıyor. Leylekler sadece birer kuş değil; masumiyetin, umudun ve yeniden başlamanın sembolü olarak hikâyede
Masumiyetin YüküAhmet Haşim Güler · MKB Halk Kütüphanesi Yayınevi · 202612 okunma
10/10
·632 syf.··
Beğendi
·
2026 22. kitabı
Değerli yazarımız Ahmet Ümit'ten bu sefer "İstanbul Hatırası"nı okudum. Gerilimin bir saniye düşmediği, her sayfasında merak ettiğim bir polisiye roman oldu benim için. Kurgu hatasızdı. Ahmet Ümit, polisiye kurgusunu tarihle iç içe geçirerek yine doyumu fazlasıyla yüksek bir roman yaratmayı başarmış. Ana odakta, İstanbul var. Byzantion, Constantinopolis ve İstanbul... İmparatorları, sahipleri ve yaşayanları yüzyıllardır değişse de şehir dimdik ayakta, çok katmanlı yapısıyla devam ediyor. Ahmet Ümit buradan yola çıkıyor. Yani yazarlık kimliğini yana kaydırıyor; bir şehir planlamacı, bir sanat tarihçisi gibi İstanbul'un mimari ve siyasi tarihini büyük bir titizlikle anlatıyor okura... Başarıyla da altından kalkıyor, İstanbul Hatırası için yazarımızın çok çalıştığını anlıyorsunuz satırlardan... Tüm bu tarihi, cinayetlerin arasına sırıtmadan yerleştirerek büyük bir takdiri de hak ediyor. Katili kolay tahmin edemememiz ve bizi farklı kişilere yönlendirerek sonda şaşırtması da büyük bir artı oluyor. Yalın bir üslubun tercih edildiği romana, günlük konuşma dili hakim. Çokça sürükleyici bir roman, kitabı elinizden bırakamıyorsunuz. Kurgusu ve motifleriyle çok başarılı bulduğum bir eser oldu. Kitabın haklarının Netflix tarafından alındığını ve yakında sekiz bölümlük bir mini dizi olarak aynı adla izleyebileceğimizi hatırlatayım. Sağlam oyuncu kadrosunun bulunduğu dizide, Başkomser Nevzat olarak deneyimli oyuncu Nejat İşler'i göreceğiz. Ahmet Ümit, her gün sosyal medyada setten kareler paylaşarak bizi güncellemekte ve beklentimizi yükseltmekte! İstanbul'da bulunan esrarengiz seri cinayetler... Boğazı ustalıkla kesilerek öldürülen maktüller... Sarayburnu'na bırakılan Necdet Denizel, avucuna Byzas sikkesi konulur. Çemberlitaş'a bırakılan Mukadder Kınacı, avucuna bırakılan
Edebiyat
İstanbul HatırasıAhmet Ümit · Yapı Kredi Yayınları · 201943,1bin okunma
7/10
·264 syf.··
2026 30. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 19 Haziran 2026 11:04
Kazuo Ishiguro dan okuduğum ikinci kitap. Daha önce Beni Asla Bırakma yı okumuştum. Bu sebeple okuduğum iki kitaba dayanarak yazarla ilgili görüşüm şu: bilim kurgu tarzında ve ilgi uyandırıcı konuları olan kitapları var. Çok akıcı ve sürükleyici olarak, okuyucuyu merak ettirerek başlıyor. İlk 150 sayfa kadar su gibi akıyor. Ama sonra konuyu garipleşen ve akmayan bir noktaya getiriyor. Yeni detaylara çokça eğilmesinden midir bir kırılma oluyor ve kitabın akıcılığı bitiyor. Sonlarda bende hep "hadi, güzel akan ilk sayfaların hatırına birşeyler olsun" beklentisi ile ama bu beklentim de karşılanmamış bir şekilde bitiyor. İşte yine aynı duygu.
Klara ile GüneşKazuo Ishiguro · Yapı Kredi Yayınları · 20212,165 okunma