Ona göre modern turistler, aceleyle geziyor ve gercekte hiçbir sey görmüyorlardı. Özellikle trenle bir haftada Avrupa'yi dolasıp "Avrupa gördüm," diye böbürlenen turistlere cok kızıyordu (bu bir haftalık seyahat ilk kez 1862 ylınde Thomas Cook tarafından hizmete sunulmuştu). "Saatte yüz kilometre katederek yer değistirmek gücümüzü, mutluluğumuzu ve bilgimizi bir nebze bile artırmayacaktır. İnsanlarin dünya üzerinde görülmesi gereken her şeyi görmeleri mümkün değildir. Daha fazla sey görebilmek için yavas yürümeleri gerekir, hızlı yürümek onlara hicbir sey kazandırmaz. Asıl değerli olan düsüncedir bakıştır, hiz değil Hızla yol almak merminin hedefe ulasmasını kolaylaştırmaz; gerçek bir insan olmak isteyenler, yavas gitmekten zarar gelmeyeceğini bilmelidir çünkü insanın zaferi gitmekte değil var olmaktadır."'
Sayfa 247 - Everest yayınları·Kitabı okudu
“Kötü bir anıyı unutmanın en iyi yolu güzel bir tanesiyle değişmektir.”
Bougainville, Tahiti'ye bolluk döneminde uğramıştır. Tahitililer savaşta değildirler ve henüz çok sayıda Avrupa gemisinin gıda gereksinimini karşılamış olmaktan uzaktırlar. J. Cook 1773 Ağustosu'nda yeniden Tahiti'ye uğradığında durum çok farklıdır, çünkü adalılar savaşa tutuşmuşlardır ve Cook, reislerin bütün vaatlerine rağmen ancak bir iki domuz bulabilir. Daha sonra, XIX. yüzyıl boyunca Tahiti'den tedarik gittikçe güçleşecektir, çünkü hem bilimsel açınsama seferlerinin hem de balina avcılarının sayısı çok artacaktır. Yerli nüfus gelen geçen gemilere taze yiyecek vermek için kendisi aç kalacaktır. Sadece 1825-1830 yılları arasında yedi Fransız, altı Rus, üç İngiliz ve Amerikan, bir de Prusya açınsama seferi yapılacaktır.
Dipnotlardan·Kitabı okudu
Gel ey ciğerime saplanmış hançer! Gel ey yüreğime oturmuş kurşun. Göçmen kuşlar gibi çook uzaklardan, Gel artık ne olursun..
Sayfa 132·Kitabı okudu
Edebiyat
Çook kalp.. \(^^)/
Sabahları erkenden denize iniyorum. İlkin kimsecikler ol­muyor. Güneş denizin üstünden bir başka şatafatla doğuyor. Lacivertler morlara, pembeler turunculara karışıyor. Deniz ter­temiz. Açıklara doğru suyun rengi koyulaşıyor; duru maviler, cevval zümrütlere tutunuyor.
Sayfa 155 - Hep Kitap·Kitabı okudu
Alıntı
1k'da çook var...
Bir zamanlar gündelik yaşantımızın ve sohbetlerimizin son derece önemli bir parçası olan şiir şimdilerde öylesine marjinal hale geldi ki, șiir yazan, okuyan ya da dinleyen kişileri mumla arıyor insan.
Sayfa 170