Cübeyl....
Recep 497/1104 yılının ilkbaharında Lazkiye'ye kırk gemilik bir Ceneviz filosu gelmişti. Raymond, filoyu Antartus'a davet edip onların yardımıyla Trablus'u kuşattı. Ancak ibn Ammâr'ın şehri başarıyla savunması karşısında Haçlılar geri çekilip daha güneydeki Cübeyl şehrine yöneldiler. Kısa süren şiddetli bir savasın ardından Cübeyl halkı, şehri savunmaktan aciz kaldı ve emanla teslim oldu. Ama Haçlılar şehri ele geçirdikten sonra anlaşma koşullarını ihlal edip halka her tür eziyeti ettiler ve mallarına el koydular.
Sayfa 77 - Siyer Yayınları, 2. Baskı, Ekim 2021
Filistin
PKKLI Oestoslamertoslara Reddiye
Mısır sınırından Cübeyl şehrine kadar -Sur hariç- bütün sahile hakim olan Selahaddin Kudüs'e yöneldi. 20 Eylül 1187'de kuşatma makinelerini kutsal şehrin önüne yerleştirdi.
Sayfa 189 - Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları·Kitabı okudu
Alıntı
Reklam
Feth-i mübin (Hittin zaferi)
4 Temmuz 1187 Hittin zaferinde krallığın silahlı gücü yok edilmiş, Kral Guy ve birçok soylu esir edilmişti. 5 Temmuzda Taberiyya, 10 Temmuz Akka emânla teslim alındı. Tibnin, Sayda, Cübeyl, Nasıra, Hayfa, Nablus, ve Beyrut tek tek alındı. 4 Eylül Askalan teslim oldu. Gazze üzerine yüründü. Gazze, Remle ve Beytulahm gibi şehirler geri alındı. 20 Eylülde Kudüs kuşatmasını başlattı 2 ekimde Şövalye Balain d’Ibelin Selâhaddin huzurunda emanla şehri teslim etti.
MÖ 1000 yılı civarında, papirüs ticaretiyle ünlü olan ve Yunanca "kitap" anlamına gelen biblion sözcüğüne adını veren Biblos (bugünkü adıyla Cübeyl) kentinin kralı Ahiram'ın lahdine Fenike dilinde bir yazının -bir şiirin-kazındığını görüyoruz. Alfabetik yazının sonraki tüm dalları Fenikelilerin bu yazı sisteminden doğdu. En önemlisi Arami alfabesiydi ve İbranice, Arapça ve Hint alfabe aileleri buradan türedi. Yunan alfabesi ve sonraları Latin alfabesi de aynı kaynaktan türemiş, Latin alfabesi İskandinavya'dan Akdeniz'e kadar uzanan bölgede ve bir zamanlar Batılıların kolonileştirdiği geniş topraklarda kök salmıştır.
Sayfa 127·Kitabı okudu
1939'da Fransızların Hatay'ı Türkiye'ye devretmesi, Suriyeli Arap milliyetçileri için büyük bir şok olmuştu. Öfke içinde, bu kaybın telafisi için fırsat kollarken, bu defa 1943'te Lübnan "bağımsız bir devlet" haline geldi. O zamana kadar bugünkü Suriye ve Lübnan, fiilen tek parçaydı. Lübnan'ın kopuşuyla, Suriyenin Akdeniz kıyısındaki 225 kilometrelik sahil şeridiyle olan bağlantısı da koptu. Trablusşâm, Cubeyl, Beyrut, Saydâ ve Sur gibi birbirinden kymetli şehirler artık Lübnan adlı bu yeni devlete aitti.
Sayfa 153·Kitabı okudu
Alıntı
Teyzem de Ümmü Ali'yi severdi. Onunla sohbet ederdi. Belki aynı yaştalardı ama teyzem daha minyondu ve üstünde yaşlılık belirtileri gözüküyordu. Ümmü Ali ise uzun boylu, kilolu, sıhhatli bir kadındı. Güzel konuşurdu. On iki kez doğum yapmıştı. "Sadece on erkek, iki kız. Beni burada Beyrut'ta yanımda Abbas'tan başka kimsesi olmadan gören, kısırım sanır. Allah İsrail'in yaptıklarını bağışlamasın." Ümmü Ali, 78'de İsrail Cenub'u işgal ettiğinde oğlunu ziyaret etmek için Lübnan'a gelmişti. Oğlu Doktor Abbas'la kalmak zorunda kalmış, diğer çocukları torunları ve bütün ailesi Binti Cübeyl'de kalmıştı. Aynı şekilde o da bekliyordu.
Sayfa 196·Kitabı okudu
Reklam
Reklam