Hata, insanı “kusursuzluk vehminden” çıkarır, kibir karanlığından kurtarır. Nitekim Resulullah (sallallahü aleyhi ve sellem) şöyle buyurmuştur: “Eğer hiç günah işlemeseydiniz, sizin için bundan daha zararlı bir şeyden korkardım: kendini beğenmek (ucub).”⁹⁸ ​Kulluğun özü, kusursuzluk değil, tevazudur.
Sayfa 256 - Nida yayınları
1000Kitap
Bir kez daha uğradığımız Cinayet yerine benziyor Unutmak istediğimiz ne varsa Meğer ne çok biriktirmişim Unutmam gereken şeyleri
Alıntı
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Hacı Murat'ın, İmam Hamzat'ı öldürmesi
Bunun üzerine biz de daha faz­la beklemeyip hemen harekete geçmeye, bayramın ilk günü camide bu işi bitirmeye karar verdik. Arkadaşlar plana kar­şı çıkınca kardeşimle ben kaldık. Belimize ikişer tabanca soktuk, üzerimize de kepeneklerimizi atıp camiye gittik. Hamzat otuz müridiyle birlikte geldi. Hepsi yalınkılıçtı. Hamzat'ın hemen yanında en sevdiği müridi -hani şu hanla­rın anasının kafasını uçuran- Asildar duruyordu. Kardeşim­le beni görünce, "Kepeneklerinizi çıkarın!" diye bağırarak benim yanıma geldi. Elim hançerimdeydi, bir vuruşta onu yı­kıp Hamzat'a doğru atıldım. Bu arada kardeşim Osman, Hamzat'a bir el ateş etti. Ama ölmemişti Hamzat, hançeriy­ le Osman'ın üzerine atıldı, ben de kafasından vurup işini bi­tirdim. Ama otuz müride karşı iki kişiydik. Kardeşim Os­man'ı öldürdüler. Ben caminin penceresinden atlayıp kaç­ tım. Hamzat'ın öldüğünü duyan halk ayaklandı, müritler­den kaçan kaçtı, kaçamayanların işini oracıkta bitirdiler."
Sayfa 78·Kitabı okudu
1000Kitap
Comte de Lautréamont, bazı düzeltmelerle, İbrahim’in Tanrısı’nın çehresiyle şeytansı ayaklanmış imgesini bir kez daha diriltir. ’Kendini Yaratıcı diye adlandıranın, bedeni su görmemiş kumaşlardan yapılmış bir kefenle örtülü olarak, budalaca bir gururla’ oturduğu, ’insan pislikleri ve altınlardan oluşmuş bir taht’ üzerine yerleştirir Tanrı’yı. ’İçinde çocukların, yaşlıların can verdikleri yangınlar tutuşturduğu’ görülen, ’yılan suratlı, iğrenç Ölümsüz’, ‘kurnaz haydut’ sarhoş olup ırmağa yuvarlanır ya da genelevde aşağılık hazlar arar. Tanrı ölmemiştir, düşmüştür yalnız.”
Sayfa 106·Kitabı okuyor
Edebiyat
Bu söylenir mi
"Eşi­nin sana sunduğu saygı mı?” Feyre hareketsiz kaldı. Amren, “Tek kelime daha etme Nesta Archeron,” diye uyardı. Feyre sordu, “Ne demek istiyorsun?” Ama Nesta umursamadı. Kükreyip dururken düşünemiyordu. “İçlerinden biri size, saygıdeğer Yüce Leydi’ye rahminizdeki bebeğin sizi öldüreceğini söyledi mi?” Amren havladı, “Kapa çeneni!” Ama emri yeterli bir onaydı. Yüz yüze gelen Feyre, “Ne demek istiyorsun?” diye tekrar fısıldadı. “Kanatlar. Çocuğun Illyrialı kanatları do­ğum sırasında Peri bedenine saplanacak ve ikinizi de öldürecek.” Feyre nefes aldı, “Madja doğumun riskli olacağını söyledi. Ama Kemik Oymacısı... Bana gösterdiği oğulda kanat yoktu.” Sesi ke­sildi. “Bana sadece görmek istediğimi mi gösterdi?” Nesta, “Bilmiyorum,” dedi. “Değerli, mükemmel Rhysand’ının haftalardır neden huysuz bir piç olduğunu sorgu­lamadın mı? Öleceğini bildiği için. Biliyordu ama yine de sana söylemedi.” Feyre titremeye başladı. “Eğer ölürsem...” Bakışları dövme­li kollarından birine sürüklendi. Amren’e “Hepiniz bunu biliyor muydunuz?” diye sorarken başını kaldırdı, gözleri yaşlarla par­lıyordu. Amren, Nesta’ya doğru solgun bir bakış attı ama “Seni telaş­landırmak istemedik. Korku herhangi bir fiziksel tehdit kadar ölümcül olabilirdi,” dedi. “Rhys biliyor muydu?” Gözyaşları Feyre’nin yanaklarından döküldü, boyayı oraya yaydı. “Hayatlarımıza yönelik tehdit hakkında?” Karnını saran dövmeli eline baktı. Ve Nesta hayatında bir kez bile Feyre’nin içinde büyüyen çocu­ğu sevdiği kadar sevilmediğini biliyordu. Bu Nesta’daki bir şeyi kırdı. Öfkeyi kırdı. Kükreyen gözyaşları düşmeye başladı. Çok ileri gitmişti. O... tanrılar.
Alıntı
“Kaderini başkasının ellerine bırakmak, varoluşun sorumluluğunu devretmek demekti bu. Telafisi de kendi içindeydi bu bedelin çünkü başkasına dayanmak, tek başına durmaktan her zaman daha kolaydır.”