konuşmam yetmiyormuş gibi düşünmeye de başladım. en kötüsü buydu. çoğu insanlar gibi düşünmeden konuşsaydım kimse bir şey demeyecekti ama ben düşündüğümü söylemeye kalktım.
onlar gibi olmak. onlar gibi giyinmek. onlar gibi yiyip içmek. onlar gibi oturup kalkmak. onların diliyle konuşmak. bunların hepsini yapayım. ama nasıl onlar gibi düşünebilirim, nasıl onlar gibi hissedebilirim?
cahildim. bir kere düşün! kapkaranlık, büyük bir evin içinde dolaşıyorsun. yüzlerce odanın içinde, türlü türlü eşyalar var. fakat zerre kadar ışık yok. el yordamıyla gidiyorsun. elbette bir şeyler kırılır. hem başkasının değerli eşyasını parçalar hem de kendini yaralarsın.