"...yürümenin doğayla birlik kurmayı, bedeni tatmin etmeyi, manzara karşısında tefekküre dalmayı sağlayan şiirsel bir eylem olduğunu idrak eden ilk kişi Wordsworth'tür."
.
Harika bir kitabın yorumuyla geldim🤩
O kadar çok yerin altını çizdim ki, yazmaya kalksam buraya sığamam.
Biraz kitabın yapısından bahsedeyim: Nietzsche, Rimbaud, Rousseau, Thoreau, Nerval, Kant ve Gandi’nin hayatlarında yürümenin etkilerini küçük başlıklarla anlatmış Fransız yazar. Özellikle bu isimlerin anlatıldığı bölümleri çok sevdim. Kitabın adından da anlaşılacağı üzere felsefik boyutlarıyla tanıyoruz bu isimleri.
Ama ben özellikle Gandi'den bahsetmek istiyorum.
Birçoğumuzun bildiği "Gandi Büyük Tuz Yürüyüşü"nü ilk defa bu açıdan okudum.
Sömürüye karşı sesiz ama etkili bir başkaldırıdır onun yaptığı. ...
"Bir buçuk aydan uzun süren yürüyüşün ardından 5 Nisan'da nihayet deniz kıyısındaki Dandi'ye ulaşır ve geceyi talebeleriyle dua ederek geçirir. Sabah sekiz buçukta okyanusa yönelir, suya girer, kumsala döner ve binlerce kişinin önünde o yasak hareketi yapar; yavaşça eğilip yerden bir parça tuz alırken, şair Sarojini Naidu da, 'Selam olsun sana Kurtarıcı!' diye haykırır. "
"Asıl yürüyüş Gandi'nin sevdiği o alçakgönüllülükle yapılır ve böylece ağırlığımızı, zayıflığımızı sürekli hatırlarız."
"Ayrıca yürüyüşte bir onur vardır: Dik dururuz. Gandi'nin anlayışına göre alçakgönüllülük, insanlık onurumuzu kanıtlar."