9/10
·320 syf.··
2025 87. kitabı
·
10 günde okudu
·
Okunma: 18 Ekim 2025 15:30
Herkese merhaba Ekim ayında okuduğum bir diğer kitap da İskender Pala 'dandı. Yoğun geçen haftalardan dolayı yorumu yeni girebildim. Kitabı çok beğendim çok heyecanlı ve akıcı bir kitaptı. Konusu ise şöyleydi; ilk bölümde Lidya kralı Krezüs yani lakabı ile bilinen Karun, altın zengini bir kral. Bu kadar zenginlik ve kibir ile Pers kralı Keyhüsrev ile savaşa giriyor ve tüm bu zenginliğini kaybediyor. Altınları işleten kralın tebaasında ise çok daha farklı işler oluyor. Halludas isimli altın işlemecisi genç sevdiği, en yakınım dediği dostu tarafından büyük bir ihanete uğruyor. Bu sebeple sevdiği kadını, sevdiği mesleğini kaybediyor. Geçmişte yaşanan bu olayların hepsi 1980 döneminde yaşayan Sadullah'ın da başına geliyor. Geçmiş ve geleceği birbiri ile çok iyi harmanlayıp tarihe farklı bakış açısı ile anlatmış yazar. Bu yıl okumayı sevdiğim yazarların başında geliyor İskender Pala. Herkese tavsiye ederim. Şimdiden keyifli okumalar
1000Kitap
Karun ve Anarşistİskender Pala · Kapı Yayınları · 20176,4bin okunma
Puan vermedi
Zygmunt Bauman'ın kaleme aldığı özgürlük adlı eseri okumuş bulunuyorum. Benim açımdan okunması oldukça güç bir anlatım diline sahip olan kitap, kavramak için ter döktüğüm bir okuma deneyimine yol açtı. Bu nedenle ilgimi çeken kısımlarını ele alarak yorumlamaya çalışacağım. Ama genel olarak tüketim toplumunu ve onun tüketim özgürlüğünü ele alan bu çalışmada üzerinde durulan temel argüman, toplumun çoğunluğunu baskılamak suretiyle kontrol etmek yerine “baştan çıkarmayı” temel almaktadır. Bu açıklama yazısından sonra konuya geçebiliriz. Bauman'a göre özgürlük şöyle tanımlanır: “ Özgürlük bir varoluş hali değil, bir ilişkidir. Daha doğrusu bir ilişki ağıdır. Özgürlükten söz ederken, her zaman birinin bir şeyden kurtulmasından söz ederiz.” Bu açıklamaya göre özgürlük bir durumdan ziyade bir ilişkidir. Özgürlük bir tür reddedişi temsil eder. Gelenek, yasa yada herhangi birinden özgürleşmek anlamında bir takım sınırların ihlali anlamını da taşımaktadır. Özgürlüğün sadece arzulanan bir şey olmaktan çok acı verici olduğundan bahseden Bauman, seçim yapmanın özgürlüğün bir zorunluğu olduğunun altını çizerek her seçimin bir kaybediş olmasına dikkat çeker. Aynı zamanda her seçim seçim yapana bir takım sorumluluklar yükler. Sorumlulukta aksiyeteye neden olur. Bu nedenle insanlar sorumluluk almaktan kaçarak liderlerin sorumluluğu üstlendiği totoliter yapılara meylederler. Özgürlük ve güvenlik arasında temel bir antigonizma vardır. Özgürlüğün artması güvenliği tehlikeye atarken, güvenliğin sağlanması ise özgürlüğü azaltan bir rol oynar. İkisi asla bir arada varolamaz. Güvenliğin dingin limanlarından feragat etmeyi göze alamayan birey asla özgürlüğün radikal bir şekilde artmasını sağlayamaz. Komformizmin alanını terk etmeksizin özgürlük düşü kurmak olası değildir. Bu manada özgürlük
ÖzgürlükZygmunt Bauman · Ayrıntı Yayınları · 2018376 okunma
Reklam
Kitap yorumum
8/10
·1025 syf.··
Beğendi
·
2024 111. kitabı
·
9 günde okudu
·
Okunma: 17 Aralık 2024 22:41
KARAMAZOV KARDEŞLER Karamazov Kardeşler kitabının yorumuyla sizlerleyim. Bildiğim kadarıyla Dostoyevski'nin ölmeden önce yazdığı son kitabıydı. Dostosyevski, kitabın yayımlanmasından yaklaşık dört ay sonra yine bu kitap için hazırladığı büyük çaplı bir proje olan Büyük Bir Günahkâr'ın Anıları ile uğraşırken ölmüştür. Dostosyevski'nin hayatının zirve romanı olarak bilinir. Karamazov Kardeşler'i iki yıl içinde yazmış ve 1880 yılının Kasım ayında bitirmiştir. Kitabı okurken epey bir zorlandım. Dostosyevski, bu kitabı yazarken ağır bir dil kullanmış olmalı. Kitapta karakterlerin çok olması ve konuların birbirleriyle bağlantıları gözümü korkuttu. İlerleyen yıllarda bir kere daha okuyacağım kitaplar arasında olacağını şimdiden söyleyeyim Karamazov Kardeşler kitabından bahsedecek olursam; Alexsey Fyodoroviç, tuhaf bir kişiliğe sahip bir isim ve kitabımızın başkahramanıydı. Dostosyevski, Aleksey'i yaratırken iki farklı romanı birleştirmiş gibi bir izlenim bıraktı. İlk roman on üç yıl öncesini anlatıyorken, ikinci roman ise Alexsey'in zamanındaki; yani romanın yazıldığı dönemi içeriyor. Alexsey Fyodoroviç Karamazov, tam on üç yıl önceki korkunç ölümü bir zamanlar herkesin dilinde dolaşan bölgenin Derebeyi Fyodor Pavloviç Karamazov'un üçüncü oğluymuş. Fyodor Pavloviç, iki kere evlenmiş ve üç oğlu var. Büyük oğlu Dmitri Fyodoroviç ilk eşinden, öbür ikisi de yani Ivan'la Alexsey ikinci eşindenmiş. İlk eşi Miusovlar'dandı. Miusovlar bölgenin hayli zengin ve soyluluğuyla tanınan bir Derebeyi ailesiydi. Fyodor Pavloviç'in ikinci evliliği de sekiz yıl sürmüştü. İkinci eşi Sofya Ivanovna, oldukça genç bir kadınmış. Soyfa kimsesizmiş, General Vorohiv'un ünlü dul karısının zengin evinde büyümüştü. Aynı zamanda Karamazov Kardeşler, yazıldığı dönemde hem Rusya'da hem de
Dünya Klasikleri
Karamazov KardeşlerFyodor Dostoyevski · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202545,3bin okunma
9/10
·102 syf.··
Beğendi
·
2023 1. kitabı
·
34 saatte okudu
·
Okunma: 05 Ocak 2023 12:15
Merhabalar, Kitabı az önce bitirdim (5 Ocak 2023). Bu kitaba fazladan bir not düşmek istiyorum kendi adıma. Şu an Erzurum'da vize haftasındayım. Bir süredir de kitap okumaya ara vermemekle beraber incelemelerini yazmadım/yazamadım. Ayın 19'undan sonra geriye dönük olarak hepsini (bitirdiklerimi de bitiremediklerimi de) değerlendireceğim inşallah. Ama şimdilik bu kitabı kısaca değerlendirmek istiyorum. Açıkçası bence çok güzeldi. Sudan çıkardığı inciyi satıp çocuğunu okutmak isteyen bir ailenin hikayesini anlatıyor. Yoksulluk ile erdemin, bazı değişik batıl inançların da olduğu güzel bir kitap. Bir an yine yoksullukla ilgili bir kitap okudum diye korktum (Çünkü beni biraz etkiliyor.) ama asıl mesele bu değil. Kitabın konusu bence bir babanın oğlunun "okuma yazmayı" öğrenmesi için eline geçen tek değerli şeyi sahiplenme çabası ve belki biraz da insanın değer verdiği bir şeyi sahiplenirken bürüneceği korkunç kimlik. Kasabadaki insanların, komşuların, inci satıcılarının tutumları üzücü ama yine de o kadar tanıdık ki... Doktordan bahsetmek bile istemiyorum. Yer yer tanrılara, dini inançlara ve ataerkilliğe de değinilen kısımlar var ancak bir toplumun yanlış da olsa gerçeği bu. Bizim toplumumuza benzemesi şaşırttı. Çevirisi Tomris Uyar'dandı. Çok akıcı, sürükleyici idi. Bana da bitiremediğim ve kesinlikle hoşlanmadığım Aylak Adam'dan sonra çok iyi geldi. Az daha kitap okumaya ara vermiş olacaktım, hemen toparladık çok şükür :) Fareler ve İnsanlar'in yazarı John Steinbeck'ten güzel bir yapıt daha okumuş oldum. Çoğaltmak iyi gelecek gibi. :) Son olarak kitap zaten 102 sayfa, herkese tavsiye eder, keyifli okumalar dilerim :)
İnciJohn Steinbeck · Sel Yayıncılık · 202349,9bin okunma
Badem Badem, Diye Haykırıp Salatalık Satan Bir Yalancı Asra
10/10
·136 syf.··
Beğendi
·
2022 55. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 10 Ekim 2022 23:00
50 yıl eve kapanıp sessizce protesto yapıp gül yetiştiren bir adam... 35 yıl topluma ayak uyduran bir Sitare... Biri asrın kirine direnip baş kaldırıyor. Zihninin ve kalbinin kabul etmedigini reddediyor. Öbürü bir lağım çukurunda mı boğuluyor yoksa bir okyanusta mı yüzüyor ondan bile haberi yok. Yedi Güzel Adamdan biri olan Rasim Özdenören'in kitaplarını çok merak ediyordum fakat hiçbir kitabını okumamıştım şimdiye kadar. Yazar iki ayrı insanın hikayesini aynı kitapta anlatmış. Gül yetiştiren adamdan, Sitarenin hayatına geçiyor. Gül yetiştiren adamın bir davası bir gayesi var. O bir gerçek Müslüman ve zulme boyun eğemiyor. Çağ değişiyor ve güya "Elhamdülillah Müslüman'ım" diyen insanlar elini kolunu sallaya sallaya şirke, kötülüğe tabiri caizse fasıklığa giriyorlar. Camiler boşalmaya, pavyonlar dolmaya başlıyor. Velhasıl medeniyet adı altında asıl medeni hayattan yozlaşmış bir nesil türüyor. İşte Rasim Özdenören'in deyimiyle "Susuyordu âdil dememek için zalime" gül yetiştiren adam. İzdivaca cekilmişti. Bir şiirin mısraları var dudaklarında, biliyorum: "Susmanın kalesine sığınıyorum Önümde karanlıktan duvarlar Sırtımda insan yüklü bir gök var." Susmanın kalesine sığınmıştı. Küsmüştü bu nesle gül yetiştiren adam... Evden dışarı çıkmıyor ve bahçesinde onun Peygamber'i güzel kokuyu seviyor diye güller yetiştiriyordu. İnsanların şerrinden kendini koruyordu. Çünkü biliyordu ki insanın en büyük fitnesi meşru olmayan davranışı insanlara izleterek meşrulaştırmaktı. Bu illüzyonu izlerse işte o zaman mahf olacaktı. Gül yetiştiren adam bazen şüphe ediyordu. "Dava dava" diye acaba kendini mi kandırıyordu? Onunki sessiz bir protesto değilde acaba bir kaçış mıydı? O böyle düşüne dururken Rasim Özdenören, Sitarenin hayatını anlatır o arada. Sitarenin hayatını okumaya
Yüzleşmek
Gül Yetiştiren AdamRasim Özdenören · İz Yayıncılık · 202121,6bin okunma
10/10
·192 syf.··
2019 21. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 17 Ekim 2019 16:42
"...yürümenin doğayla birlik kurmayı, bedeni tatmin etmeyi, manzara karşısında tefekküre dalmayı sağlayan şiirsel bir eylem olduğunu idrak eden ilk kişi Wordsworth'tür." . Harika bir kitabın yorumuyla geldim🤩 O kadar çok yerin altını çizdim ki, yazmaya kalksam buraya sığamam. Biraz kitabın yapısından bahsedeyim: Nietzsche, Rimbaud, Rousseau, Thoreau, Nerval, Kant ve Gandi’nin hayatlarında yürümenin etkilerini küçük başlıklarla anlatmış Fransız yazar. Özellikle bu isimlerin anlatıldığı bölümleri çok sevdim. Kitabın adından da anlaşılacağı üzere felsefik boyutlarıyla tanıyoruz bu isimleri. Ama ben özellikle Gandi'den bahsetmek istiyorum. Birçoğumuzun bildiği "Gandi Büyük Tuz Yürüyüşü"nü ilk defa bu açıdan okudum. Sömürüye karşı sesiz ama etkili bir başkaldırıdır onun yaptığı. ... "Bir buçuk aydan uzun süren yürüyüşün ardından 5 Nisan'da nihayet deniz kıyısındaki Dandi'ye ulaşır ve geceyi talebeleriyle dua ederek geçirir. Sabah sekiz buçukta okyanusa yönelir, suya girer, kumsala döner ve binlerce kişinin önünde o yasak hareketi yapar; yavaşça eğilip yerden bir parça tuz alırken, şair Sarojini Naidu da, 'Selam olsun sana Kurtarıcı!' diye haykırır. " "Asıl yürüyüş Gandi'nin sevdiği o alçakgönüllülükle yapılır ve böylece ağırlığımızı, zayıflığımızı sürekli hatırlarız." "Ayrıca yürüyüşte bir onur vardır: Dik dururuz. Gandi'nin anlayışına göre alçakgönüllülük, insanlık onurumuzu kanıtlar."
Yürümenin FelsefesiFrédéric Gros · Kolektif Kitap · 20209,1bin okunma
Reklam