Thomas Bernhard’a sarılıp ağlamak istiyorum her okuduğumda, kendi içimden bir parça konuşuyormuş gibi geliyor. O kadar soft bir anlatımı var ki yaşadıklarının yanında insan şaşırıyor. O kadar yalnız bir hayat sürmüş ki hayatında bir yere kadar dedesi olsa sonrasında hep yalnız. Hep kendi kararlarını vermiş çocukluğundan beri, annesi ve üvey babası hep yük gözüyle bakmış. Müzik eğitimi almaya başlıyor bir yandan çalışmaya gidiyor ve bunlar hakkındaki hislerini çok güzel tarifliyor. Kendisi ilk defa kendini tamamlanmış hissettiğinde, 4 yıl boyunca cebelleştiği ölümlerden döndüğü hastalığa yakalanıyor… Kitapta hayatını anlatırken bir anda durup düşünsel ve felsefi konulara geçiyor ve geçtiği anda nefes bile almadan suratına tokat çarpıyor insanın her cümlesinde… Fikirleri ve düşünceleri bana o kadar yakın geliyor ki.. Bir yandan da o küçük yaşından itibaren okulunu bırakıp başka alanlara yönelmiş hep kendi ayakları üstünde durmak için çalışmış kararlar vermiş… Şu anda Bernhard’ın hayatını okumak inanılmaz derinden etkiliyor beni…
KilerThomas Bernhard · Sel Yayıncılık · 2015808 okunma
Hayatım boyunca varlığım başlı başına bir huzursuzluk kaynağı oldu. İnsanları her zaman rahatsız ettim, onlara her zaman dert yarattım. Yaptığım ve yazdığım her şey, huzur bozucu ve tedirgin edici. Bütün varlığım, huzur bozma ve dert yaratma üzerine kurulu, gerçeklere dikkat çekiyor olmam, insanları tedirgin eder.
Hiçbir zaman belli bir yolu izlemedim, zira hiç şüphe yok ki sonsuz ve anlamsız yollardan geçmeye hep korktum. İsteseydim giderdim, dedim hep kendi kendime.