Benzer işler diyeyim siz anlayın...
9/10
·224 syf.··
2026 5. kitabı
Tuhaf işler Benzer işler diyeyim siz anlayın, Franz Kafka hiçbir suçu olmayan bir adamın bir sabah evinden alınıp acımasız ve mantıksız bir bürokrasinin içinde absürt, içinden çıkılmaz ve kabus gibi çöken kafkesk bir değirmende nasıl öğütüldüğünü anlatan bu romanı okurken ruhunuz sıkılacak, çünkü benzer hayatların hala yaşandığını bileceksiniz. Dava
Devlet
DavaFranz Kafka · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202163,9bin okunma
Abim Deniz
9/10
·480 syf.··
2026 13. kitabı
Deniz Gezmiş, yakın tarihe damgasını vurmuş ve Türkiye'deki sol hareketin kült ismi. Kitapta Deniz Gezmiş'in ailesi, çevresi, faaliyetleri ve nihayet idamına giden yol; kardeşi Hamdi Gezmiş'in ifadeleri ve tarihi vesikalardan yola çıkılarak akıcı bir dille anlatılıyor. Lise yıllarından başlayan faaliyetleri, üniversitede bir zamandan sonra eğitiminin önüne çıkıyor ve kendisini büsbütün davasına adıyor. Dönemin çalkantılı siyasi ortamında hak arayışına giren ve bunun için demokratik vasıtaların etkili olmadığı görüp zor yollara başvuran isimler bunlar. Açık söylemek gerekirse, benim dünya görüşüm bu kişiler ile uyuşmuyor. Fakat kendilerine öyle ya da böyle "haksızlıkları engellemek ve adil bir düzen" için dava seçen, bu dava için nice fedakarlıklar yapan, dik duruşlarını hiçbir zaman kaybetmeyen ve sadakatle birbirlerine bağlanan, Mustafa Kemal'in emperyalizmle mücadelesini kendileri için örnek bilen bu ülkenin zeki gençleri bunlar. En azından bu açıdan, acımasızca idama gönderilmiş olmalarını yüreğimi burktu. Elbette bunun yaptıkları "eşkıyalık"ları meşru kılacağı kanaatinde değilim. Ama o dönemin siyasi ortamını anlamak, günümüzde dahi birçok kişiye örnek olan "Deniz Gezmiş" ile arkadaşlarının ülküsünü anlamak için okunması gerektiğini düşünüyorum. Mektuplar, haber kupürleri, mahkeme tutanakları gibi birçok kaynaktan yararlanılmış. Emek verildiği belli olan, sol hareketin en büyük figürlerinden birini anlamak için elzem olan bir eser.
Tarih
Abim DenizCan Dündar · Can Yayınları · 20165,5bin okunma
Reklam
10/10
·134 syf.··
Beğendi
·
2026 174. kitabı
·
35 saatte okudu
·
Okunma: 21 Haziran 2026 14:38
"FİGARO'NUN DÜĞÜNÜ" "İntikam, oh, tatlı intikam Onurlu bir adam için bir ferahlıktır; Utanç ve onursuzluğu unutmak, Alçaklık ve adiliktir. Zarif ve esprili, keskin ve nükteli, Her zaman eleştirel ve her zaman politik, Evet, yapabilirsin... Dava önemlidir! Ama inan bana, onu mahvedeceğim. Ve tüm yasaları çarpıtmalıysam, Ve tüm kayıtları gözden geçirmek zorundaysam, Entrikalarla ve müdahalelerle, Başarısız olunamaz, zafer benimdir. Ve eğer tüm yasaları ben yaparsam..." Figaro’nun Düğünü, sahnelendiği dönemde pek çok kişiyi güldürmekten çok tedirgin eden bir opera. Mozart’ın başyapıtı, bestelendiği 1786 yılında “tehlikeli” damgası yemiş, hatta İmparator II. Joseph’in sansüründen geçmekte zorlanmış. Bu neşeli aşk oyununu bu kadar kışkırtıcı yapan neydi? Soyluların âhlaki çöküşü sergileniyordu. Kont sadakatsiz, kibirli ve halkının haklarını hiçe sayan biri olarak resmedilmişti. Alt sınıftan karakterler akıllı, becerikli ve âhlaki üstünlüğe sahipti. Feodal haklar (soylunun gelin üzerindeki “ilk gece hakkı”) alaya alınıyordu. Kont’un uşağı Figaro, güzel Susanna ile evlenmek ister ancak efendisi Kont Almaviva, eski feodal hakkını kullanarak gelinle ilk geceyi kendisi geçirmeyi planlamaktadır. Figaro ve Susanna, zekâlarıyla Kont’u alt etmek için çevirmedikleri dolaplar kalmaz. Opera tarihinde kadınlar hep birbirinin kuyusunu kazır. Burada değil tam aksine. Kontes ve Susanna rakip değil, müttefik. Biri eş, biri hizmetçi. Aralarındaki statü farkı dağlar kadar. Ama el ele verip Kont’a oyun kuruyorlar. En sevdiğim sahne burası oldu. Kontes diyor ki: “Gel kocama ders verelim.” Susanna “Olur” diyor. İntikam için değil, saygı için. Kadın dayanışması 250 yıl önce yazılmış. Kont karısını aldatıyor. Kontes öğreniyor. Modern bir dizi olsa bavul toplanır, kapı çarpılır. Ama Kontes öyle
Edebiyat
Figaro'nun DüğünüWolfgang Amadeus Mozart · Fihrist Kitap · 20245 okunma
Puan vermedi·512 syf.··
2026 34. kitabı
Mehsa ~ Firuze Selam ballarıım bugün size Mardin rüzgarları esen bu güzel kitapla geldim konusu Yıllar önce baş karakterimiz Ezra'nın babaannesi Arjin Koçak büyük bir sevda ile Rohat Saruhan ile evlenir. Evlilikleri çok güzel giderken bir sorun çıkar. Saruhanlar ile Eraslanlar arasında kan davası vardır. Bu dava ya berdelle ya kuma ile sonuçlanacakken bir şekilde kuma ile sonuçlanır ve Arjin'e kuma gelir. Bunun acısına dayanamayan Arjin, meydanda içi yana yana büyük bir ah eder ve beddua eder. Der ki, "Hiç bir Koçak, Saruhan'a yar olmasın. Hiç bir soy kız çocuğu olmasın olanlar şanslı saysın kendini." Arjin'in ettiği bu ah istemeden bir felakete yol açar. Bir lanet gibi tüm sülaleyi sarar ve iki ailede birbirine kız alıp vermeye çok korkar, ya kız çocukları hiç olmaz ya da olanlar erkenden ölür. Biz Firuze Koçak ile Ezra Saruhan'ın imkansız aşkını okuyoruz. Birleşmeye çalışırken çektikleri acıları. yorumum Kitabı baştan aşağı çok sevdim. Ben Mehsa'nın kalemine Mıh'tan aşinaydım. Şimdi kalemini ayrı bir geliştirdiğini düşünüyorum. Ezra, özel yetenekli bir insan ve mücevher tasarımcısı. Tasarımları o kadar iyi ki saf yeteneği ile tüm dünyaya duyurdu adını. Kitapta özel taşlarla ilgili hikayeleri okumauı da çok sevdim. Mehsa'nın kaleminde bunu da çok seviyorum. Mesela Mıh serisindeki baş karakter sayesinde çiçeklerin bitkilerin hikayelerini; Firuze serisindeki baş karakter sayesinde taşların hikayesini okuyoruz çok hoş‍ Firuze ise avukat. İstanbul'da çalışıyor çok tatlı bir de arkadaşı var Sahra. Onu da Baranla yapıyoruz Firuze son yıllarda tehdit grödüğü için sevdiklerine ihanete zorlanmış. Acısı çok. O anları okurken bende çok duygulandım Genel itibariyle yan karakterleri de sevdim hepsinin ayrı bir havası var tam Mardin gibi hissettiren çok güzel bir kitaptı.
Firuze 1 - Kehribar AteşiMehsa · Ephesus Yayınları · 202651 okunma
Puan vermedi·124 syf.··
2026 417. kitabı
Ya Tahammül Ya Sefer, modern Türk öykücülüğünün en özgün ve derinlikli seslerinden Mustafa Kutlu’nun, Türkiye’nin sosyo-kültürel ve siyasi dönüşümünü bireylerin iç dünyası üzerinden keskin bir şekilde gözler önüne serdiği sarsıcı bir uzun öyküsüdür. İlk kez 1983 yılında yayımlanan bu eser, yazarın ideolojik savrulmaları, dava bilincini ve modernleşmenin getirdiği yabancılaşmayı masaya yatırdığı en önemli kült kitaplarından biridir. Eser, 1960’lı ve 70’li yılların Türkiye’sinde idealist bir dava anlayışıyla bir araya gelen, inançları uğruna fedakarlıklar yapan bir grup gencin hikayesini konu alır. Kitabın merkezinde yer alan İlhan, Kerim, Murat ve Asım gibi karakterler, başlangıçta dünyayı değiştirmek ve inandıkları değerleri yaşatmak için büyük bir adanmışlıkla yola çıkarlar. Ancak zaman ilerledikçe, 1980 sonrasının getirdiği yeni dünya düzeni, kapitalistleşme ve güç arayışı bu insanları büyük bir sınavla karşı karşıya bırakır. Kimi sistemin çarklarına ayak uydurup zenginleşerek eski ideallerine sırtını döner (yani tahammül etmeyi seçer), kimi ise savrulup gider. Asım karakteri ise, davanın özünü ve samimiyetini korumak adına her şeyi geride bırakarak kendi içsel yolculuğuna ve sessiz direnişine (yani sefere) çıkmayı tercih eder. Mustafa Kutlu, kendine has o samimi, akıcı ve sinematografik anlatımıyla, bir dönemin entelektüel ve dini camiasının geçirdiği büyük zihniyet değişimini adeta bir ayna gibi topluma yansıtır. Ya Tahammül Ya Sefer, sadece siyasi veya sosyolojik bir eleştiri değil; insanın kendi vicdanıyla, hırslarıyla ve inançlarıyla yüzleşmesini sağlayan, güncelliğini asla kaybetmeyen zamansız bir ahlak ve dava muhasebesidir.
Ya Tahammül Ya SeferMustafa Kutlu · Dergâh Yayınları · 201315,7bin okunma
Ape Musa…
9/10
·374 syf.··
2026 39. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 22 Haziran 2026 00:06
Nusaybin'in bir köyünde 1920 yılında ( annesinin söylediğine göre 1916 yılları) doğan Musa Anter ilköğretimini tamamladıktan sonra İstanbul hukuk Fakültesinden mezun oluyor öğrenciliği döneminde pek çok iş yapıyor... Öğrenci yurdu, kantin işletmek gibi... yaşamı boyunca Kürt kimliğini , kültürünü yaşatmak için mücadele veriyor... tutuklamalar ,işkenceler,sürgünler ile geçen zorlu bir yaşam 20 Eylül 1992 tarihinde Diyarbakır'da Jitem tarafından öldürülüyor ancak dava zaman aşımı nedeniyle düşüyor... Ape Musa ;yaşadıklarını kitaplaştırıyor kitapta da ülke tarihindeki yerini bilmediğim pek çok insan var ... bu kadar çok insanın yaşamına dokunması beni okurken zaman zaman zorladı... yaşadıklarını esprili bir dille anlattığı pek çok bölüm var acıyı bile mizaha dökebilmiş... sanırım en ilginç olan Ziya Gökalp'ti... Kendisi Kürt kökenli olup Türk milliyetçiliğinin baş mimarlarındandır...!! Bu kitap; bir bellek, bir anlatı merak eden okusun... *** Pazarda rastladığı bir hamalın anlattıkları; “Efendi ben, 1938’de Dersim’de asker idim. Kumandanımız Yüzbaşı Kenan Bey, biz Kürtlerden bir infaz mangası yapmıştı. Köylerden ve mağaralardan toplanan Dersimli kadın, çocuk ve ihtiyarları bize öldürtüyordu. Çoluk ve çocukların, ihtiyarların çırpınarak ve anaların çocuklarına sarılarak can vermeleri beni deliye çeviriyordu. Düşündüm bir ara, intihar edeyim, diye. Ama sonra kurtulmak için daha kolay bir yol düşündüm. Baktım ki yaralanan arkadaşlarımı Erzurum hastanesine gönderiyorlar. Bir gün bir çarpışmaya girmiştik. Ben, silahımı sol elimin ortasına koydum ve elimi parçaladım. Ondan sonra da Erzurum’a gttim ve kardeş cellatlığından kurtuldum. İşte bu elim o eldir bey!” Syf.262
HatıralarımMusa Anter · Aram Yayınları · 2011836 okunma
Reklam
Reklam