Kendimize uygun bir tarz bulmak için mutlaka dehaya ihtiyaç duyarız. Eh deha da pek bulunmaz bizde, zira genellikle nadir rastlanan bir şeydir dünyada.
Büyük askeri hareketlerin ortak özelliği, düşmanı şaşırtarak öldürücü darbeyi indirmeye dayanır ki bu son teşebbüsü de Mehmet'in eşsiz bir deha olduğunun gerçek ve tartışmasız bir göstergesidir. Bu deha, bir keresinde, "Eğer sakalımın tek bir teli bile aklımdan geçeni bilseydi, onu derhal çeker koparırdım.” Demiştir.
(...) Aslında ben basitleştirmeye çalıştım. Çok daha derin bir konudur İbda Diyalektiği. İslâm’ı elde etmenin üç yolu olduğunu belirtir:Bedahet-apaçıklık dâvası:İnsan ruhunda ezelî olarak bulunan bir hassadır. Öyle ki, insanda bedahet olmasaydı, gördüğü çizginin eğri mi, doğru mu olduğunu bile ayırdedemezdi; aynada gördüğü şeklin kendi yüzü olduğunu bilemezdi. (Mitolojideki köpeğin masalını hatırlayın!)Kafasında mânâlar bir araya gelmez, bir kavram bütünlüğü oluşmaz, fikirler zihninde yer etmezdi. İslâm’ın kalbin yolu oluşu: İslâm’ın imânla bulunuşu… Ve tasavvufî oluş’la doğrulanışı…Tecrid (soyutlama, düşünüş) ölçüleri:“Beşer zekâsının sekreteri” olarak İbda…Ve Olanca Batı felsefesinin ve medeniyetinin içinden geçerek doğan İslâm tefekkürü ve yeni İslâm medeniyeti… Yeni mütefekkir, dehâ tipinin bundan böyle “İbdacı” olarak doğuşunun zemini… Hikemiyat!..İbda Diyalektiği bu üç yolda da görünür. Bu üç yolda da görünen insanlara hitab eder, onları hasrı içine alır.
İbda Diyalektiği -Kurtuluş Yolu -II-, 20 Mayıs 2011, Çarpıcı Kitap·Kitabı okuyor