Deniz Aydın

Deniz Aydın
@derinaydeniz
I stepped into the bookshop and breathed in that perfume of paper and magic that strangely no one had ever thought of bottling.
Öğrenci
İstanbul
43 okur puanı
Eylül 2018 tarihinde katıldı
Şu anda okuduğu kitap
Puan vermedi·310 syf.··
2021 4. kitabı
Yine böyle bir gece yıldızlara bakarken yüzleşmiştim yokluğunla ve yine böyle bir gece kaybetmiştim seni. Soğuk, sert ve yorucu bir histi. Çok sertti. Zaten öyle olur. Çok sonra güzel bir kadından hediye aldım bu kitabı. Sonunda bitirdim. Kitabı hediye ederken sana çok benzediğimi söylemişti. Umarım öyledir. Umarım hep de öyle olur. Ben de kendimi severim bir gün. Umarım yas sürecimi tamamlayıp devam edebilirim. Çünkü artık sen yoksun, rezil derecede yalnızım, kimse toparlamaz beni. Bir ben, bir kendimim. Milyonlarca kez sana ve bize rastladım bu kitapta. En sevdiğim fotoğrafın sayfaların arasında. Milyonlarca kez hoşçakal anneciğim. Aylar oldu bugün. Seni öyle çok özledim...
Yeniden BağlanmakTimur Harzadın · Kanon Kitap · 2021116 okunma
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Puan vermedi·48 syf.··
2021 1. kitabı
Sahiden dünya tarihini vuran tüm eserler, toplum tahlili üzerine en derin olanlar. Üstelik bu tarz eserler kendi toplumunun acısını aktarıyor olmasına karşın uzaklıkları, kişileri hatta yılları aşıyor ve hepimize ulaşıyor. Hepimiz Gogol'ün paltosundan çıktık, derken bir mübalağa ya da nükteye başvurmuyordu Fyodor. Bu müthiş zihinler okur olarak bizi nasıl etkilediyse en huzursuz yazarın buhranını bile işte öyle besliyor. Bu yazın da kısa; ancak, işte hatırlanıyor.
PaltoNikolay Gogol · Turkuvaz Kitap · 202046,3bin okunma
Puan vermedi·122 syf.··
2020 25. kitabı
Önce Kreutzer Sonat'ı sonra da Sophokles'in oyununu yarıda bıraktıran, büyük bir açlıkla okuduğum; her defasında farklı –ama şiddeti her defasında aynı... •ya Kasım ayı, Pazar akşama doğru deniz kenarında o satırları okurken; dünya insanın yokluğuna, varlığında yokluğunu hissettiği bazı olmuşluklara sataşıyor. İnsan, bu kalemi sonsuza dek kaybetmiş olmanın üzüntüsünü solunda, solunun en derin tarafında yaşıyor. Ah, Oruç Aruoba! Sonrası var: Bu kalemin tarafınca keşfolunmuş, onunla aynı noktaya gidilmiş, aynı noktada durulmuş; en azından karşılıklı anlaşılmış olmanın mutluluğunu da yaşıyor. Oruç'un da dediği gibi İnsan, yalnız... İnsan yalnız. Yalnız. Yal– nız.
Felsefe
UzakOruç Aruoba · Metis Yayıncılık · 20203,929 okunma
Puan vermedi·372 syf.··
2020 24. kitabı
·
31 saatte okudu
·
Okunma: 24 Ekim 2020 02:21
Cesur. Sarsıcı. Umut dolu. Öznel. Zor. Çok zor. Sahici. Duyarlı. Kalbi acıtan cinsten, çok sade bir anlatım ama çok güçlü. İnanılmaz, gerçekten inanılmaz.
Kardeşini DoğurmakBüşra Sanay · Doğan Kitap · 20188bin okunma
Puan vermedi·104 syf.··
2019 9. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 24 Ağustos 2019 22:18
Oyunun öğretisi hakkında en net ve doğru çıkarımının Trofimov'un on yedi yaşındaki Anya'ya öğüdü olduğunu düşünüyorum; " Bir düşünün Anya, sizin dedeniz, dedenizin dedesi, tüm atalarınız da köle sahibi derebeyleriydiler. Şimdi soruyorum size, bahçenizdeki her bir vişneden, her bir yapraktan, her bir ağaç gövdesinden size insanların baktığını hissetmiyor musunuz; seslerini duymuyor musunuz onların... Hepinizi, bugün yaşamakta olanlarınızı ve daha önce yaşamış atalarınızı, canlı insanların mülkiyetine sahip olmak çarpıklaştırdı... Ve böylece, anneniz, siz ve dayınız, başkalarının hesabına, borç karşılığında, kapınızın eşiğinden bile içeri sokmadığınız başka insanların sırtından yaşadığınızın farkında değilsiniz... En azından iki yüz yıl kadar geri kaldık. Henüz hiçbir şeyimiz yok. Geçmişe yönelik belirli bir görüşümüz yok. Sadece felsefe yapıyor, tasadan yakınıyor ya da kafayı çekip duruyoruz. Çok açık bir şey ki, bugünü yaşamak için önce geçmişin kefaretini ödememiz, onun hesabını görmemiz gerekir. Bu kefaret de ancak acı çekerek, olağanüstü, sürekli bir emekle ödenir. Anlayın bunu Anya. " On yedinci yaşımın son gününde okuduğum bu oyunda beni etkileyecek bir çok yön buluyorum. Anton Çehov, bir kez bile okuduysanız, başka bir kitabını habersiz okuduğunuzda yazarının Çehov olduğunu anlayacağınız bir tarza sahip ve ben bu çizgiyi bozmayan, derinliği de sadeliğe rağmen kaybetmeyen anlatımı çok seviyorum. Ve yine Trofimov'un öğütlediği gibi, cebinizde çiftliğin bir anahtarı varsa, çıkarıp kuyuya atın onu ve alıp başınızı gidin. Rüzgar gibi özgür olun.
Vişne BahçesiAnton Çehov · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202521,2bin okunma