Savaş kandırmacalı bir iştir. Bu nedenle vurabilecekken vuramayacakmış gibi göstermek, saldıracakken saldırmayacakmış gibi göstermek, yaklaşırken uzaklaşıyormuş gibi göstermek, uzaklaşırken yaklaşıyormuş gibi göstermek gerekir.
Bireysel özgürlük uygarlığın getirdiği bir şey değildir. Bu özgürlüğün en fazla olduğu dönem her tür uygarlıktan önceki dönemdi, ancak o zaman da özgürlük genellikle değersizdi, çünkü birey bunu savunmaktan neredeyse tümüyle acizdi.
İlk insan dünya üzerindeki kaderini iyileştirmenin-sözcüğün tam anlamıyla- kendi elinde olduğunu keşfettikten sonra, başka bir insanın kendisi ile birlikte mi yoksa kendisine karşı mı çalışacağını önemsemezlik edemezdi.
Toplumun, kendi kültürel idealleri uyarınca bireye dayattığı engellemelerin çekilmez hale gelmesinin bireyi nevrotikleştirdiği saptandı ve buradan da, bu taleplerin kaldırılması ya da iyice azaltılmasının mutlu olma olanaklarına geri dönüş anlamına geleceği sonucuna varıldı.