Ve ki gidenler gidince geride kalanların paylaşacak bir şeyi kalmamış olmalı ki yazışmanın devamı gelmemişti.
Sayfa 13
Ve ki gidenler gidince geride kalanların paylaşacak bir şeyi kalmamış olmalı ki yazışmanın devamı gelmemişti.
Sayfa 13 - Timaş
Reklam
"..bunun yerine size baska, dogrudan dogruya ivan fyodorovic'e ait son derece ilginc, cok ozel, ufak bir hikaye anlatacagim. bes gun ya var ya yok, kendisi burada hanimlarin cogunlugu olusturdugu bir toplulukta, bir tartisma esnasında cok ciddi olarak, dunyada insanları hemcinslerini sevmek icin zorlayan bir gucun, insanligin ille de sevilecegine iliskin bir yasanin bulunmadigini ileri surmus. yeryuzunde sevginin varligini doga yasalarina degil, sirf insanlarin ruh olmezligine olan inanclarina baglamis. ivan fyodorovic parantez icinde, doga yasasinin da bu oldugunu soylemis; insanoglunda ruhun olmezligine iliskin inanc yok edilse, yalniz sevgi degil, yeryuzunde hayatin devami icin butun canli guc de soner gidermis. ote yandan, ahlaksizlik kavrami kalkacak, her sey, hatta yamyamlik bile dogal sayilacakmis. daha da ileri gitmis: ne tanriya, ne de olmezlige inanan herkes icin -mesela bizler gibi- dogadaki ahlak yasasi hemen eski din yasasinin tam tersine bir bicim almaliymis. insanlar icin kotuluge kadar giden her turlu bencil davranis sakincasiz goruldukten baska, en gerekli, en uygun, neredeyse en soylu bir kurtulus caresi sayilmaliymis. bu tur paradokslar ve gariplikler kumkumasi sevimli ivan fyodorovic'imizin sozu nerelere goturebilecegini, daha dogrusu goturmek niyetinde oldugunu tahmin edebilirsiniz beyler. ... -sana bir itirafta bulunmak zorundayim, diye basladi ivan. ben insanin yakinlarini sevmesinin nasil mumkun oldugunu oldum olasi anlayamadim. bence, ozellikle yakinlar sevilmez de uzaklarimiz sevilir. nasil olduysa, bir yerde "merhametli yohan" (bir ermistir bu) ile ilgili bir hikaye okumustum: bir gun ermisin kapisini fakirin biri calmis; ac, usumus bir halde isinacak bir kose istemis, ermis onu kendi yatagina almis, kotu bir hastaliktan cerahatlenmis, pis
Sayfa 314 - isyan·Kitabı okudu
Dünya dünyadır..
Dünya hayatında gerçek lezzet var mıdır? Lezzet zannedilen şeyler sıkıntı ve elemlerden kurtuluş değil midir? Yemekten alınan lezzet, açlık eleminden kurtuluştur. Giyimle hissedilen tatmin, sıcak ve soğuk gibi sıkıntılardan, çıplaklık gibi psikolojik acılardan kurtuluştur. Dünyada insanın hali ya elem ya da bir elemden kurtularak diğerine geçmekten ibarettir. Hikmet sahibi yaratıcının dünya yaşamını yaratmasındaki maksat, kulların elem çekmesi olsaydı, bu rahmete ters düşerdi. Yok, eğer maksadı kulların ne elem çekmesi ne de mutluluk duyması olsaydı, onu yaratmayıp yoklukta bırakması, bu maksadın gerçekleşmesine yeterli gelirdi. Ancak görüyoruz ki, Allah insanı dünyada sıkıntı, meşakkat ve dert içinde yaşatmaktadır. O halde bu dünya yurdundan başka bir yaşam olmalı ki, orası mutluluk, lezzet ve ikram yurdu olsun. İşte çeşitli imtihanlarla sürüp giden bu kederli hayatın devamı sonsuz bir ahiret hayatıdır. Ahiretin sonsuzluğu içerisinde yaşanan cennettir hakiki lezzetlerin gerçek vatanı.
Sayfa 31·Kitabı okudu
Bakış açımız bu olmalı...
Kur’an’da serkeşlik yapan kadınların kocalarının yetki ve mülkiyetinde, öğüt verme, yataktan uzaklaş­tırma, dövme, daha da olmaz ise boşama şeklinde kocaları tarafından kadına yapılması öngörülen cezai yaptırımlar, İslâm öncesi cahiliye Arap toplumunda serkeşlik yapan kadı­na kocanın yetkisinde cari olan tedip ve ceza biçimlerinin bir devamı niteliğindedir. Bütün bunlar, Kur’an’ın, zinaya ilişkin tedip ve ceza usullerinin de vakıaya bağlı olarak teşekkül etti­ğini, o toplumun bildikleri şekil ve muhtevalarla indirildiğini, Kur’an’ın Arap kültür kalıplarında mahalli çözümler getirdi­ ğini, o toplumun sosyal yapısını dikkate aldığını, nazil olduğu dönemdeki olguların durumuna göre şekillendiğini gösterir.
Sayfa 443 - Ankara Okulu
Din
Kendimizi öyle bir bağlılık ve şiddetle sevmeliyiz ki bir başkasının sevgisi bunun bir devamı , aynası ve doğrulaması olmalı.
Sayfa 286 - Sola Yayınları·Kitabı okudu
Reklam
Reklam