Reformacı, eski şeklin ismini ve gûya esasını muhafaza edip, onu, zannınca bazı ihtiyaçlara göre yenileştirmek isteyendir.
Reformacı, yani ıslahçı, herhangi bir dâva ve mevzuu, ister maziye, ister istikbâle doğru olsun, yekpare bir vähid olarak kabul edemiyen bîçare idrak bünyesidir. Ne attığını tam atabilir, ne de aldığını tam alabilir.
Reformacı, dış şartları dâvanın öz bünyesine tâbi kılacak hâlis ve mutlak mefküreci olmak yerine, dâvanın öz bünyesini dış şartlara göre ezip büzmekte, ayarlamakta hesaplamakta mahzur görmiyen bir arabulucu, bir barıştırıcı, bir maslahatçıdır.
Reformacı inandığından şüphe edendir.
Tanzimat hareketi, dinin merkezinde olmasa bile, muhitinde, çok âciz, şaşkın ve kısır bir reformacılık hareketidir.
Meşrutiyet hareketi, bu reformacılığın, daha az şaşkın, fakat daha çok idraksiz, üstelik büsbütün tereddî ifade eden garp züppelerinin elinde, devamıdır.
Son devir, reformacılığı bozdu ve Garbı tâ kökünden benimsemeye kalkarak, dâvayı menfi tarafından tezatsızlığa götürmek istedi.
Herhangi bir davanın istediği, muhakkak ki tezatsızlıktır; fakat hangi istikametten? Küfürden mi, imandan mı?
Nihayet, sun'î ışıkları ne kadar zengin olursa olsun, güneşi kaybetmiş bir beldenin korkunç hali gibi, tepemizde kanat açan ve mıhlanıp kalan mânevî kara bulut, yekün halindeki eksikliğin din ve iman olduğunu ihtar edince, ortalıkta yeni bir sınıfın üremesine istidat açıldı. Bunlar, gûya din taslayan veya taslaması ihtimali olan yeni reformacılardı...
Birçok bölüme ayrılan bu tiplere göre din lâzımdır. Elbette Allah'a inanılır. Peygamber bazılarınca lüzumludur bazılarınca değildir. Kur'an bazılarınca Allah'ın kitabıdır, bazılarınca değildir. Peygamberi ve Allah'ın kitabını tanıyan yine bazıları için bile günde beş vakit namaz lüzumsuzdur. Namazın şekli