"Meclis ittifakla saltanatı kaldırdı"
İTTİFAK MI, HANGİ İTTİFAK? Buyurun, ittifak mı, ihtilaf mı?
Yıl 1921...
Henüz İstiklal Savaşı sürerken, Ankara ve İstanbul'da yeni arayışlar başlamıştır.
Temelde İstiklal Savaşı'nı destekleyen Ahmed Tevfik Paşa başkanlığındaki İstanbul Hükümeti'nin niyeti Ankara Hükûmeti ile ~ki o dünemde 'hükûmet' denmemekte, 'kongre' olarak isimlendirilmektedir~ uzlaşıp, hiçbir şey olmamış gibi yola devam etmektir. Ancak Ankara buna sıcak bakmıyor: İstanbul ile bütün köprüleri atıp yepyeni bir oluşumu başlatmak istiyor. İstanbul Hükümeti, özellikle de son Padişah'ın son Sadraza- mı Ahmet Tevfik Paşa, olayı farklı boyutlarda düşünüyor, "tövbe, tövbe" diyor, "nizam-ı mübareke ~mübarek düzene bir anlamda hilafet müessesesine~ rakip koşmak mümkün müdür?"
Böyle düşündüğü için bazı iyimser teşebbüslere girişiyor. Bu teşebbüslerden biri de, Bursa'da bulunduğu bir sırada, Mustafa Kemal Paşa'ya, "artık birleşelim" şeklinde özetlenebilecek bir mesaj göndermesidir: "birleşelim ve Londra Konferansı'na 'Türk Heyeti' olarak birlikte gidelim."
Mesajı Büyük Millet Meclisi yerine Mustafa Kemal Paşa'ya göndermesinin sebebi, Mustafa Kemal Paşa'yı Ankara'nın tamamı' olarak görmesiyle ilgilidir. Sanırım İstanbul'dan Ankara'ya bakılınca, sadece Mustafa Kemal Paşa ile çevresi görünmektedir.
Tevfik Paşa'ya göre, İstanbul ile Ankara arasındaki ihtilafın artık sona ermesi gerekiyor. Herkes 'Halife-i rûyizemine biat tazeleyip hizmetine girmelidir. Tabii Ankara, özellikle de Mus- tafa Kemal Paşa aynı fikirde değildir. Padişah'a ve çevresine 'hain' gözüyle bakıyor ve bir süre sonra Londra'da toplana- cak olan konferansa sadece Ankara Hükümeti'nin katılmasını planlıyor. Böylece Ankara, kendi meşruiyetini cihana tescil ettirmiş olacak, oluşacak rüzgârla zaferin