Yolları daraltan kalabalık olmayın...
7/10
·144 syf.··
Beğendi
·
2025 32. kitabı
Kübra Öztürk’ün tercüme ettiği “Bilgi, Dostluk ve Sevgi” kitabı bundan yaklaşık 1100 yıl önce dünyaya gelmiş olan Ragıp İsfahani namıyla meşhur Hüseyin Bin Mufazzal b. Muhammed’in 4 farklı risalesinin bir araya getirilmiş halidir. Ragıp İsfahani; ilk risalesinde, insani ilişkiler ve İtişim adabından bahsediyor. İnsan yaratılışı itibariyle diğer mahluktan farklı olarak sosyal bir varlık, bunun neticesinde bazı kurallar çerçevesinde ilişkilerini yürütmesi gerekmektedir. Bu çerçeveyi derinlemesine izaha çalışıyor yazarımız. İkinci Risalesinde, İnsanın ilimlerle yükselmesini konu edinmiş. İnsanın akıl sahibi olması ve bu aklı nasıl kullanması gerektiği, ilim ve ilmin amale yansıması nasıl olmalı… Üçüncü Risalesinde, İlimlerin ve dünyevi amellerin mertebelerine değiniyor. Bu bölümde dini ilimler ve dünyevi ameller özetleniyor. Dördüncü Risalesinde, Vahid ve Ehad isimleri üzerinden Rabbimizi nasıl tanımalıyız, bu isimlerin farkları nelerdir gramer örnekleriyle anlatılıyor. Kitapta altını çizdiğim birkaç cümle; -Kim Allah’a, adet olarak ibadet ederse zalimdir. Kim mükafat arzusu ve ceza korkusuyla ibadet ederse orta hallidir (muktesid). Kim de Allah’ı sevdiği için ibadet ederse öncüdür (sabık) -Güvendiğin kişiye karşı dikkatli ol. Zira insanların güvenini ancak güvendikleri kişiler boş çıkarır. -Sen insanların bedenlerine saltanatla sahip olursun kalplerine ise iyilikle girersin. -Övgüde hakikat sınırını aşma. Denilir ki: Kişi sahip olmadığı şeylerle övüldüğü zaman tahkir edilmiş olur. -İnsanlar çeşit çeşit yaratılmıştır. Bir kısım insanlar ibadet için, kimileri ticaret için, kimiler hitabet, kimileri de güç ve kuvvet için yaratılmıştır. Geri kalanlar ise suyu bulandıran, fiyatları yükselten ve yolu daraltan kalabalıklardır (Sa’sa’a b. Suhan)
İnsan ve Duygular
Bilgi, Dostluk ve SevgiRagıb El-İsfahani · Albaraka Yayınları · 202422 okunma
10/10
·479 syf.··
Beğendi
·
2024 11. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 03 Kasım 2024 00:00
Okumayı mı düşündün? Güzel. Yalnız acele etme, acele etme! Hemen kapağını açma. (Seni bekleyen tehlikeleri biliyor musun?) Okurken kendini koru; durup dururken sana bakanlara aldırma. (Kendini eleverirsin sonra.) Hepsi delidir, dikkatli ol. Kimseye belli etmeden yavaşca okumaya başla, sonra sayfayı çeviriver. Yoksa, bütün emeklerin boşa gider; seni birden yakalar. (Ne yakalar? Bilmiyoruz; fakat, hiç belli olmaz.)
Edebiyat
Tehlikeli OyunlarOğuz Atay · İletişim Yayınları · 202538,9bin okunma
“Kötü bir anıyı unutmanın en iyi yolu güzel bir tanesiyle değişmektir.”
jung, feminen / sayfa 18 inceleme
Puan vermedi·
İnceleyeceğim kısım: "Persona, yani erkeğin olması gerektiği ideal resmi, içsel olarak dişil zayıflıkla ödünlenir ve birey dışarda güçlü adam rolünü oynarken, içsel olarak bir kadın yani anima haline gelir. Çünkü personaya tepki gösteren animadır. Fakat içsel dünya, dışa dönük bilinç için karanlık ve gö­ rünmez olduğundan ve bir erkeğin, zayıflığım anlayabilmesi azaldıkça persona ile özdeşleşmesi artacağından personanm karşıtı anima bütünüyle karanlıkta kalır ve yansıtılır, böylece kahramanımız karısının boyunduruğu altına girer. Eğer bu, kadının dikkate değer bir güç arüşına neden oluyorsa kadın olumsuz şekilde kendini aklayacaktır. Özel yaşamda koca­ sının yani kahramanın değil kendisinin alt bir durumda olduğuna dair bir kanıt imkanı vermesiyle kadın daha aşağı derecede konumlanır. Buna karşılık kadın, kendi faydasızlı- ğıyla istifini bozmadan, pek çoğuna gayet cazibeli gelecek şekilde, en azından bir kahramanla evlendiği yanılsamasını yaşatabilir. Bu küçük yanılsama oyunu genelde tüm yaşa­mın anlamı haline gelir." Jung burada ne anlatmak ister? Önce onun düşünce yapısını anlamak lazım. Jung, kadın-erkek ilişkilerinde söz dinlemek veya baskın olmak gibi yüzeysel çözümlerle ilgilenmiyor. Onun çözümü çok daha derin ve bireysel bir içsel bütünleşme süreci aslına bakarsak. Burada anlatılan, Personamız yani maskemiz erkek birey üzerinden örneklenir, erkek; dış dünyada "güçlü adam" rolünü oynar. Anima (erkek bireyin içsel kadını): Bu rolün karşıtı olan zayıflık, duyarlılık gibi dişil yönleri bastırır. Bu yönler içsel olarak gelişir ama bilinç dışına itilir. Sanki bu terimler her daim negatif olmak zorundaymış gibi. Yansıtma ise şöyle izler: Erkek birey bu bastırılmış yönleri farkında olmadan eşine yansıtır. Bu da onu eşinin duygusal veya psikolojik kontrolü altına
FeminenCarl Gustav Jung · Pinhan · 2016630 okunma
yarın ölebiliriz, kişiliğimizdeki gedikleri fark edemeden...
Puan vermedi
Uzun zamandır inceleme yapmayan biri olarak buraya yani kitap arşivime geri dönmem gerektiğine kanaat getirdim. İyi kitap okuyan bir arkadaşımın önerisiyle okudum ama ben edebiyatta kelimelerin dans etmesinden, yoğunluktan yanayım. Kurgu güzel olsa bile kelimelerle farklar yaratamadıktan sonra kitap beni çok da çekemiyor açıkçası. Ama bu yaz sıcağında bir çırpıda okunup bitecek bir kitap. Ben Jaguar yayınlarından Japonca öğretmenliği mezunu Sinan Ceylan çevirisiyle okudum. Anlatım bozuklukları dışında kolay akan bir dile yani yalın bir anlatıma sahipti. Tanizaki, 1886 doğumlu, edebiyat öğrenimini yarıda bırakmış biridir. 1965'te kalp ve böbrek yetmezliğinden ölür. Amerikan Sanat ve Edebiyat Akademisi’ne kabul edilen ilk Japon yazar olur kendileri. Fransız ve İngiliz edebiyatından etkilenmiş olsa da 1923’te yaşanan deprem sonrasında Japon edebiyatına yönelir. Kitapta hoşlanmadığım durum benim çıkarım yapmam gereken yerleri pat diye verir yazar. Biraz daha kapalı bir anlatım açıkçası beni daha çok memnun ederdi. Zülfü Livaneli 2021 yayın tarihli Bir Kedi, Bir Adam, Bir Ölüm kitabının adını Tanizaki’den çalmış bence :) Tanizaki 1936’da yazmış çünkü Bir Kedi, Bir Adam, İki Kadını. Kitap kapağı çok ilgi çekici. Kırık bir tabaktan dökülen süt. Kitap bittikten sonra kapak zihnimde şunu çağrıştırdı. İnsan kendisiyle yüzleşemezse, kişiliğindeki kırıklıkları onaramazsa, gölge taraflarını keşfedemezse sütün temsil ettiği masumiyet zamanla akıp gider ve yok olur. İnsanın duyguları, insan ruhunun açmazları evrenseldir değil mi? Kişilik bozukluklarımız anormal tutkular belirlememize sebep olmaz mı? İnsanın bazan kendini aşıp kendine bakması için bir ölüm, bir veda belki de bir kedi yeterdi değil mi? Bunun üzerine kurulmuş bir kurgu var aslında kitapta. Spolier içerir yazımızın
Bir Kedi, Bir Adam, İki KadınCuniçiro Tanizaki · Jaguar Kitap · 20175bin okunma
Türk Askerinin Onur ve Direniş Destanı
9/10
·254 syf.··
Beğendi
·
2025 59. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 20 Temmuz 2025 15:56
İsmail Bilgin’in Medine Müdafaası adlı kitabı, 1. Dünya Savaşı'nın son döneminde Fahreddin Paşa ve Türk askerlerinin Medine’de verdiği inanılmaz direnişi konu alıyor. Açlığa, ihanete, yalnızlığa ve üstlerinden gelen “teslim ol” emrine rağmen gösterilen bu direniş; bir vatan savunmasından çok daha fazlası: bir onur ve sorumluluk hikâyesi. Ümmetçilikten Ulus Bilincine: Medine Müdafaası, sadece bir şehir savunması değil; Osmanlı'nın ümmetçilik politikalarının sahadaki çöküşünü de gösteriyor. Arap kabilelerinin İngilizlerle iş birliği yapması, hilafetin çağrısına kulak asmaması; din kardeşliğinin artık siyasal karşılık bulmadığını ortaya koyuyor. Medine’deki direniş, ümmetçilikten ulus bilincine geçiş sürecinde yaşanan pek çok kırılma anından biridir. Ancak Medine direnişi, bu kırılmanın en sembolik ve en ağırıdır. Çünkü bu durum, "ümmet birliği" idealinin Medine gibi kutsal bir şehirde bile karşılık bulamadığını göstermiştir. İşte tam da bu yüzden Medine Müdafaası, yalnızca birçok kırılma anından biri değil; inançla bağlı olunan ideallerin sahadaki en net çöküşlerinden biridir. Son Söz: Medine Müdafaası, yüzeyden bakıldığında bir “hilafet savunması” gibi görünebilir. Ama dikkatli okunduğunda; ümmet idealinin nasıl çöktüğünü, Türk askerinin görev ahlakını ve Fahreddin Paşa’nın örnek liderliğini anlatan çok güçlü bir metne dönüşüyor. Fahreddin Paşa’nın Medine’deki direnişi, bir inancın ya da bağlılığın ne kadar ileriye taşınabileceğini gösteriyor. Ancak bu noktada insanın aklına şu soru da gelmeden edemiyor: Bu sadakat neye, kimeydi? Ve en önemlisi; gerçekten değdi mi? Bu direniş, Mustafa Kemal Atatürk’ün savunduğu ulus bilinci temelinde bir devlet inşa etmenin ne kadar doğru bir tercih olduğunu da açıkça gösteriyor. Atatürk, Fahreddin Paşa'nın şahsında Türk
İnceleme
Medine Müdafaasıİsmail Bilgin · Timaş Yayınları · 20242,378 okunma
Puan vermedi·238 syf.··
2025 11. kitabı
·
10 günde okudu
·
Okunma: 14 Haziran 2025 09:42
Dr. Robert A. Glover’ın kaleme aldığı bu kitap, bir kişisel gelişim ve farkındalık kazanma niteliğindedir. Özgün adı No More Mr. Nice Guy olan bu eser, Türkçeye Efendi Adamın Toksik Kırılganlığı olarak çevrilmiştir. Bu yazıda kitabın hem olumlu hem de olumsuz yönlerine değineceğim. Öncelikle kitap kimler için yazılmış, onu açıklayayım: Bu kitap, romantik ilişkiler konusunda bir türlü başarılı olamayan, “Ne yaparsam yapayım partnerimi ve kendimi mutlu edemiyorum, ne kadar iyi erkek olursam olayım ilişkiden ve hayattan istediğimi alamıyorum,” diyen; daha çok “efendilikle” yol almaya çalışan, kendi önceliklerini başkaları uğruna kolayca feda eden ve oldukça kırılgan erkekler için kaleme alınmış durumda. Ancak yazar bazı konuları o kadar abartmış ki, sessizce nefes almak bile "efendi adam sendromu" belirtisi sayılacak seviyeye geliyor. Bir başka olumsuz tarafı ise, sanki “kötüler hep kazanıyor, sen de kötü ve kaba ol, mutlu olursun” fikrine doğru işi götürüyor. Bu noktada denge çok önemli. Yazarın her fikrine katılıyorum diyemem. Elbette çok yerinde tespitleri var, ancak bunları kendi hayatına farklı bir bakış açısıyla, süzgeçten geçirerek uygulamanın daha doğru olacağına inanıyorum. Kitabın tarzına gelecek olursak, yazarın oldukça tekrara düştüğünü göreceksiniz. Edebi eserler okuyan biri için bu durum oldukça sinir bozucu olabilir. Ancak kitabın güzel yanı, örneklerin hayatın içinden olması. Bazı örnekler o kadar içler acısı ki, “Erkekler ne zaman bu kadar alçaldı?” diye düşüneceksiniz. Yazar, son bölümlerde bağımlılık konularına da kendi fikirleriyle değiniyor. Bu kısımlar ise bir İslam gencinin değerleriyle çelişebilir. Dolayısıyla dikkatli okunması gereken bölümler arasında. Baştaki özellikleri taşımıyorsanız, kitabı okuyup zaman kaybetmenize gerek yok. Ancak
Efendi Adamın Toksik KırılganlığıRobert A. Glover · Epsilon Yayınevi · 2022164 okunma