Kelimelerin ucu bucağı yoktu. Ne anlamanlarının ne de kullanım şekillerinin sonu gelecek gibi değildi. Bazı kelimelerin tarihi öyle geriye gidiyordu ki, onlara dair çağdaş anlayışımız ilk hallerinin çarpık bir yansımasından ibaret kalıyordu. Eskiden tersini düşünür; geçmişin biçimsiz kelimelerinin, gelecekteki hallerinin beceriksiz birer taslağı olduğuna, asıl doğru ve kusursuz olanların bizim dilimizde ve şu anki zamanımızda şekillenen kelimeler olduklarına inanırdım. Ama zaman içinde o ilk söylenenden sonraki her şeyin birer bozulma olduğunu düşünmeye başladım.
“Rusya’yı bir süper güç yapan ve Osmanlılara kök söktüren Yekaterina da bir kadındır. Almanya’dan gelen ve esas ismi Sophie Friederike olan bu genç prenses, saray kliklerinin de yardımıyla doğru düzgün Rusça bile konuşamayan Alman hayranı kocası Pyotr’ı kısa sürede ortadan kaldırmış ve gelin geldiği ülkeyi tam kırk dört yıl başarıyla yönetmiştir. Kendisine Velikaya (Rus. Велѝкая: büyük) unvanı layık görülen bu çariçenin hükümdarlığında Rusya birçok askerî zafer elde etmiş ve kapsamlı reformları hayata geçirmesini bilmiştir.”
Alıntı Şuradan
Bunu Herkes Bilir
Emrah Safa Gürkan
Bu malzeme telif hakkı ile korunuyor olabilir.
Neyse, hadi biraz neşelen oğlum Martin. Ona da sıra gelecek. Az, hem de çok az biliyorsun ama daha çok bilmeni sağlayacak doğru bir yolda gidiyorsun. Eğer şansın yardım ederse, ileride bir gün bir bilinebilecek her şeyi bilirsin.
Sayfa 127 - Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları·Kitabı okuyor