Faustus şeytanla bir anlaşma yapar. Kendi kanıyla yazıp imzaladığı bu anlaşmaya göre , Mephistophilis, Faustus'a daha yirmi
dört yıllık ömür verecek, bu yirmi dön yıl süresince onun her istediğini yerine getirecektir. Ama bu süre bitince, Faustus
ruhunu şeytana teslim edecektir. Faustus coşkun bir sevinç içinde, bu anlaşmayı kabul eder
Başkişinin adı bir yana, kendi oyununa hıç benzemeyen Marlowe'un Doctor Faustus'una Goethe'nin hayran olduğu,
hatta onu Almancaya çevirmeyi bile düşündüğü söylenir. Faustus
doğum ve ölüm tarihleri kesinlikle bilinmeyen, ama 1488 ile 1541 yılları arasında Almanya'da yaşayıp, kentten kente dolaşan gizemli bir adamdı. Çağdaşları onu bir çeşit sihirbaz sayarlardı; ruhunu Şeytan'a sattığı konusunda söylentiler çıkmıştı.
Aynı sorunu yaşayan bekar entelektüel Dr. Jekyll gibi, 'canlı bir kişiliğe bürünen' Gölgedeki numinosum29 onun da merakını uyandırır ve Faust ego pozisyonunu feda ederek gölgenin büyüsüne kapılır. Neticede her ikisinin de başına gelen herkesin korktuğu türden bir akıbettir: Faust sarhoş bir hovarda olur, Jekyll ise canavar Mr. Hyde' a dönüşür.
Gerçeğin yolu bir, aklın yolu aynı taşlarla döşeli. Jean Valjean'ın kalbinin iyi ile kötü arasında bir savaş alanı oldu-ğunu pek güzel anladım. Dr. Faust'u şeytanla melek, iyiyle kötü, vicdanla haz arasında çözümlemem zor olmadı. İnsanın neden insan olduğunu anlamaya erdi aklım. Yeri gelince pekparlak sözler de döküldü ağzmdan. İnsanın kötülüğü seçmeye gücü olduğu hâlde iyiyi seçmekle insan olduğunu cümleye çevirebildim meselâ. "Öyleyse neden?" Bir neden'i anlamak için dirsek çürüttüm, koskoca kitaplar yazdım.