İkinci Dünya Savaşı sırasında rahmetli İsmet İnönü:
“Zor durumdayız, herkes nikah yüzüklerini versin.” der.
İnsanların durumu bu güne göre onlarca defa daha kötü; insanlar mısır saplarının öğütülmesinden yapılmış ekmekleri karneyle alabiliyorlar, şeker yok, un yok… Koca bir ülke… Herkes çıkarır nikah yüzüğünü, ülkesi için verir.
Bugün deseler ki ülke batıyor (ki batıyor) şu aldığınız zammın yarısını verir misiniz? Hiç kimse vermez.
Çünkü yurdumuzu artık sevmiyoruz
1 günde (24) saatte okunacak kitap, Judith MgNauught kitapları ben de bu etkiyi yapıyor.Genelde o gece hiç uyumadan kalınlığına göre 12 ile 24 saat arasında okuyup adeta içiyorum.İtiraf etmeliyim ki Aşk romanları çok keyifle okunuyor.ve BEN HİÇ TELEVİZYON (dizi) İZLEMİYORUM.
bu kitapta ayrıca yazarın ilk romanının güncellenmiş hali olduğu için biraz teferruatlı.Ama diğer kitaplarına atıfta bulunup karakterleri kullanması çok hoş.böylece gerçekten diğer kitaplar ilgi uyandırıyor.
Eğer bu kitabı okuduysanız kendinizi tebrik edebilirsiniz.
Durağan bir dili, merak uyandırmayan ve sonu nereye gittiği belli olmayan konuyu, isimlerin benzerliğinden dolayı kim kimdi ya diye karışan karakterleri başarıyla atlattınız. Şimdi size ne kattığını düşünmeye geçebilirsiniz. Hristiyanlıkta geçen 7 günahı ve sonuçlarını kesinlikle karakterlerle birlikte tek tek öğrenmiş oldunuz. Ayrıca gerçekte yaşanan muz işçileri katliamına* değinmesi ile birlikte günümüz olaylarından bir facianın nasıl olduğunu artık biliyorsunuz.
Ne zorlamalarla, okumak için kendinizi ittirmelerle dolu, acaba bıraksam mı düşünceleriyle başa çıkarak Nobel ödüllü bir kitabı daha bitirmiş olmanın şevkiyle çerez kitaplara yönelip kafanızı dinleyebilirsiniz.
* Bu sayede nobel'i almıştır.