İnanmak, düşlemek ve umut etmek tüm edinilmiş bilgileri, alınmış dersleri ve geçmişi hiçe sayar...
Tür olarak en totaliter eylemimiz, ölümü unutmaktır. Sonsuza dek yaşayacakmışız gibi davrandığımızdan, her birimizin içinde var olan doğum ve ölüm sürecine ilişkin açık seçik bir bilince sahip olmadığımızdan, gösterinin sonsuza dek süreceğini düşündüğümüzden, özgür olmayı beceremiyoruz. Özgürlük uğruna girişilen her türlü çabayı, derhal bir ölüm duygusu izler. Özgürlük, istediğimiz herhangi bir şeyi, her şeyi düşlemek ve yapmak demektir: Sorulmamış soruları sormak, yapılmamışı yapmaya cüret etmek, bilinmeyenin peşine koşmaktır. Tehlikeli bir sevendir bu. Tehlikenin en ucunda ölüm vardır. Özgürlük aynı zamanda korkuyla birlikte yaşamak, korkmak ama yine de yoluna devam etmek demektir. İnsan korkuya yenildiği zaman, eyleme geçmekten ve hayallerinin peşinde koşmaktan korktuğu zaman, özgürlüğünü yitirir. Korkmak normaldir. Ama korkuya teslim olmak, düşünmekten ve soru sormaktan vazgeçmek zorunda değiliz. Ölümü ya da tehlikeyi hatırlamak, özgürlüğümüzü hatırlamak demektir.
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Bazen düşlerde değişmeli..
… "Peki, ters giden şeyler nasıl değişecek?" "Düşlerini değiştir! Düşlerini değiştirmezsen, bir kısırdöngü gibi aynı olayların sürekli yinelendiği ve başa döndüğü bir monotonluğun dışına çıkman da imkansızlaşır. Düşlemek için izlediğin sana zarar veren yolu terk etmek zorundasın. Yepyeni bir düşü düşle... düşlemek için, irade gücünün kumanda ettiği, sevgi gücünün yarattığı, netlik ve kararlılık gücünün üstün geldiği yeni bir yolu öğrenmek zorundasın."
Sayfa 133·Kitabı okuyor
Geçmişi yok olup gitmişti, geleceği düşlemek olanaksızdı.
Sayfa 36 - Can Yayınları·Kitabı okuyor
Alıntı
Seni Düşlerde Yaşamak
Bakma sen yüreğimin duruluğuna Sağnak altındaki duruluğuna Duruysa yüreğim Volkandır düşlerim Seni düşlerim Düşlerim de yüreğime işlerim Ey sevgili Ekmeğim benim Düşlemek seni Düşlemek yok mu, ah şu düşlemek Seni düşlerde yaşamak Yaşamak
Sayfa 47 - Rize, Ocak 1981·Kitabı okuyor
Şiir
İkimiz de öykü-anlatıcılarıyız. Sırtüstü uzanmış gece göğüne ba­kıyoruz. Öykülerin başladığı yerdir burası: Geceleyin dogmaları aşırıp bazen inanç olarak geri veren bu yıldız bolluğunun deste­ğiyle başlar öyküler. Yıldız kümelerini ilk keşfedip onlara ad ve­renler öykücülerdi. Bir avuç yıldız arasına düşsel bir çizgi çekin­ce, kimlik ve birer imge kazanıyordu yıldızlar. Çizgiye işlenmiş yıldızlar bir anlatıya işlenmiş olaylar gibiydi. Yıldızların küme oluş­turduğunu düşlemek kuşkusuz ne yıldızları ne de onları çeviren kara boşluğu değiştirdi. Değiştirdiği şey insanların geceleyin gö­ğü okuma biçimiydi.
Sayfa 15·Kitabı okudu