Puan vermedi·517 syf.··
2026 1. kitabı
Kitabın sonunda kafamda tekrarlanan tek düşünce: Martin de bilseydi sonunun böyle olacağını o kadar mücadele eder miydi? Ne içindi bu mücadele? Aşk, para, şöhret… Hiçbiri! Bir hiçlik içindi tüm değişim.
Alıntı
Martin EdenJack London · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2025135,1bin okunma
Puan vermedi·208 syf.··
2026 6. kitabı
1. Bölüm: Annenin Kendini Tanıması Yazar, birçok annenin çocuk yetiştirmekte zorlanmasının nedeninin çocuk değil, annenin kendi ruhsal yükleri olduğunu söyler. Anne; Çocukluğunda yeterince sevgi görmemiş olabilir. Kendini değersiz hissedebilir. Eşinden destek almıyor olabilir. Sürekli yorgun ve umutsuz olabilir. Bu durumda çocuk eğitimi de zorlaşır. Çünkü: "Umudu kalmamış, yaşama sevinci olmayan bir annenin çocuğunu eğitmesi hemen hemen imkânsızdır." Kitabın önemli mesajlarından biri şudur: Mutlu anne = Güvenli çocuk 2. Bölüm: Neden Bazı Anneler Annelik Yapamaz? Yazar burada sert bir eleştiri yapmaz; aksine anneleri anlamaya çalışır. Anneliği zorlaştıran sebepler olarak: Desteksizlik, Yalnızlık, Eşle yaşanan problemler, Teknoloji bağımlılığı, Düzensiz yaşam, Tükenmişlik, gibi faktörlerden söz eder. Kitaba göre anneler çoğu zaman kötü oldukları için değil, yoruldukları için yanlış davranırlar. 3. Bölüm: Anne-Çocuk Bağlanması Kitabın en önemli bölümlerinden biridir. Adem Güneş'e göre çocuk ilk yıllarda annesiyle kurduğu bağ sayesinde dünyaya güvenmeyi öğrenir. Çocuk; Ağladığında karşılık buluyorsa, Korktuğunda sığınacak bir limanı varsa,
Annelik SanatıAdem Güneş · Nesil Yayınları · 20131,266 okunma
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
10/10
·214 syf.··
Beğendi
·
2026 18. kitabı
PEYNİR VE KURTLAR CARLO GINZBURG Carlo Ginzburg ’un Peynir ve Kurtlar eseri, 16. yüzyıl İtalya’sında yaşayan sıradan bir insanın, bir değirmencinin zihninden dönemin büyük çatışmalarını anlatan önemli bir mikro tarih çalışmasıdır. Adı Domenico Scandella’ydı. Lakin Menocchio olarak tanınırdı. 1532 yılında doğmuştur. Evlidir ve on bir çocuğu olmuştur, dördü vefat etmiştir. Değirmenci, marangoz, bıçkı ustası, duvarcı olarak çalışıyordu. Yoksul değildi lakin zengin de değildi. Onu farklı yapan şey ise dünyaya bakışıdır. Menocchio okuduğu kitaplardan ve kendi düşüncelerinden yola çıkarak Tanrı, yaratılış, insan ve din hakkında kendine özgü fikirler geliştirmiştir. Ona göre evrenin başlangıcı, peynirin içinde oluşan kurtçuklara benzer bir süreçle meydana gelmiştir. Bu nedenle esere adını veren “peynir ve kurtlar” benzetmesi, Menocchio’nun sıra dışı anlayışının sembolüdür. Menocchio’nun düşünceleri dönemin Kilise anlayışıyla büyük bir çatışma içindedir. İnançlarını gizlemek yerine cesurca dile getirir. Tanrı’nın tüm insanlara ruh verdiğini, insanların değerinin mezhep ya da sınıfla belirlenemeyeceğini savunur. Elbette olanlar olur eylül 1583’te Menocchio, Engizisyon’a ihbar edilir. Çocukları muhbirin papaz Don Odorico Vorai olduğundan şüphelenmiştir. (Yanılmıyorlardı.) Sapkınca ve kafirce şeyler söylemekle suçlanır. Bir asır sonra olsa dini hezeyana kapıldığı varsayılarak akıl hastanesini kapatılırdı. Lakin karşı reform tüm hızıyla sürerken maksat bu tarz insanları yargılamak ve susturmaktı. İtalya’nın dağ köyünden olan bu değirmenci koskoca Engizisyon’a meydan okur.İncil’i, Kilise’nin yorumundan farklı şekilde anlaması ve yorumlaması ayrıca Tanrı’nın tüm insanlara ruh verdiğini, insanların değerinin mezhep ya da sınıfla belirlenemeyeceğini savunması ve aleni bir şekilde söylemesi din
Tarih
Peynir ve KurtlarCarlo Ginzburg · Metis Yayınları · 2021885 okunma
mavi kuş
Puan vermedi·211 syf.··
2026 46. kitabı
Yazar, adeta bir Yeşilçam filmi sıcaklığında kurduğu bu sinematik dünyada, toplumun her kesiminden rengârenk karakterleri aynı otobüste buluşturuyor. Her yolcunun heybesinde kendi hüznü, umudu ve sırları var. Kutlu; modern dünyanın getirdiği o ruhsuz ve hızlı koşturmacanın aksine, taşranın o sakin, derin ve insanı kendisiyle yüzleştiren sükunetini çok duru bir dille işliyor. Kitap, arka planda unuttuğumuz saf samimiyeti, sabrı ve en önemlisi "gönül rızasını" naif bir şekilde hatırlatıyor. Kısacası Mavi Kuş, hayatın koşturmacasına kısa bir mola verip ruhunu dinlendirmek ve bir otobüs penceresinden insanın gerçeğini seyretmek isteyen herkesin kalbine dokunacak derinlikte, sıcacık bir taşra anlatısı.
Düşünce
Mavi KuşMustafa Kutlu · Dergâh Yayınları · 201114,9bin okunma
Dil Belası İnceleme
7/10
·176 syf.··
2026 9. kitabı
·
30 saatte okudu
·
Okunma: 20 Haziran 2026 14:00
Uzun zamandır okumak istediğim kitaplardan biriydi.Kitabi okurken farkında olmadan yaptığımız ve söylediğimiz şeylerin hayatlarımıza ne kadar etki edebildiğini öğrenmek kendi açımdan bana büyük katkı sağlayacağını düşünüyorum.Düşünmeden konuşmanın aslında ne kadar tehlikeli olduğunu bu kitapta açıkça görebiliyorsunuz.Bu kitap sayesinde bu konuda daha fazla bilgi edinmek için bu konuda daha fazla araştırma yapma amacı kazandım.Dogru bildiğimiz ya da zararı olmayacağını düşündüğümüz en ufak şeylerin bile ne kadar tehlike taşıdığını görmek insanı dehşete düşürüyor.Bu kitap sayesinde yeni şeyler öğrendim ve tam anlamıyla bir şeyler kazanabildim. Kesinlikle okunmaya değer bir kitap olduğunu düşünüyorum.
Dil Belasıİmam Gazali · Nesil Yayınları · 202417bin okunma
Puan vermedi
Oblomov, ilk bakışta tembellik üzerine yazılmış bir roman gibi görünse de aslında insanın hayat karşısındaki kararsızlığını, alışkanlıklarının esiri oluşunu ve hayallerle gerçekler arasındaki uçurumu anlatan çok güçlü bir eserdir. Romanın yazarı Ivan Gonçarov, yalnızca bir karakter yaratmaz; aynı zamanda bir dönemin ruhunu da gözler önüne serer. Romanın başkahramanı İlya İlyiç Oblomov, günlerinin büyük bölümünü yatağında geçiren, sürekli planlar kuran ama bunları hayata geçirmeyen bir aristokrattır. Yapılması gereken işleri bilir, hatta çoğu zaman doğru olanı da görür; fakat harekete geçmek konusunda büyük bir isteksizlik içindedir. Bu nedenle Oblomov yalnızca bir karakter değil, zamanla bir kavrama dönüşmüştür. Rusçada "Oblomovluk" denilen durum, insanın düşüncelerle yaşayıp eyleme geçememesini ifade eder. Kitabı okurken insan zaman zaman Oblomov'a kızıyor. Çünkü önünde fırsatlar var, onu seven insanlar var, hayatını değiştirebilecek imkânlar var. Buna rağmen sürekli erteliyor, bekliyor ve oyalanıyor. Fakat roman ilerledikçe ona kızmaktan çok acımaya başlıyorsunuz. Çünkü aslında Oblomov kötü biri değil; aksine dürüst, temiz kalpli ve kimseye zarar vermeyen bir insan. Onun asıl sorunu, yaşamın akışına katılacak enerjiyi ve iradeyi kendinde bulamaması. Romandaki en dikkat çekici karakterlerden biri de Oblomov'un arkadaşı Andrey Stolz'dur. Stolz çalışkanlığı, hareketliliği ve hayata bağlılığı temsil eder. Oblomov ise durağanlığı ve pasifliği temsil eder. Yazar bu iki karakter üzerinden iki farklı yaşam anlayışını karşı karşıya getirir. Bir tarafta sürekli üreten ve ilerleyen insan, diğer tarafta huzur arayan ama bu huzuru giderek atalete dönüştüren insan vardır. Romanın duygusal yönünü ise Oblomov ile Olga Sergeyevna arasındaki ilişki oluşturur. Olga, Oblomov'un
Oblomovİvan Gonçarov · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202149,9bin okunma