7/10
·202 syf.··
2026 10. kitabı
✯ 𝐒𝐞𝐧𝐝𝐫𝐨𝐦𝐬𝐮𝐳 𝐛𝐢𝐫 𝐒𝐚𝐥ı 𝐠𝐮̈𝐧𝐮̈𝐧𝐝𝐞𝐧 𝐡𝐞𝐫𝐤𝐞𝐬𝐞 𝐬𝐞𝐥𝐚𝐦𝐦𝐦 ✯ Bugün size @ritimsanat.yayinlari ‘ndan çıkan @human.books_ ‘un şahane kaleminden #yuşa kitabının yorumu ile geldim... #kitapözeti Evren, dünyamız, galaksiler ve onca yaşam hepsi bir düzen içerisinde ahenk ile dans ediyorlar. Yaratıcının yazdığı kader çizgisinde kendi amaçlarını yaşıyorlar. Herkesin bir amacı var ve Yuşa’nın amacı ailesi ile mutlu bir yaşam sürmekti. Yuşa’nın dünya hayatında isteyebileceği her şey yanındaydı. Ancak bir gün İstanbul’da uzun zamandır beklenen büyük deprem gerçekleştiğinde gerçeklerin ve amacının ne olduğunu aslında bilmediğini öğrendi. Daha büyük bir amacın bir parçası olduğunu, hiçbir zaman bilemezdi. Gerçekleri bulabilmek için bir yolculuğa çıktı. Peki bu yolculukta Yuşa’yı neler bekliyordu? #kitaphakkındadüşüncelerim Fantastik bilim kurgu sever misiniz? İşte bu kitap tam sizlik. İlk sayfalarda acıklı çocukluk hikayesi olan birinin hayatını okuyacağım sanmıştım ama yanılmışım. Sayfalar ilerledikçe okuyucuyu ters köşe yapan bir konusu var kitabın,tabiki bunu anlatacağımı düşünmüyorsunuz değil mi? Hepsi ve daha fazlası için Yuşa’yı okuyun der şiddetle tavsiye ederim. Birde seri seven okur dostlarım Yuşa seri olacakmış bilginiz olsun. Şimdiden herkese keyifli okumalar pişman olmayacaksınız emin olun Semra sözü... Kaleminiz daim okurunuz bol olsun sevgili @human.books_ ...
YuşaEyüp Savaş · Ritim Sanat Yayınları · 202220 okunma
Puan vermedi·132 syf.·
2026 447. kitabı
İnsan kendine özgü bir şekilde olağandışı bir yaratıktır. Ateşi keşfetti, şehirler inşa etti, muhteşem şiirler yazdı, dünyaya çeşitli yorumlar getirdi, mitolojik imgeler icat etti vs. Fakat aynı zamanda, hemcinslerine savaş açmaktan, yanılgıya düşmekten, çevresini yok etmekten vs. bir türlü vazgeçmedi. Terazinin bir kefesine yüksek zihinsel meziyeti, öbür kefesine bayağı salaklığı koyduğunuzda terazi neredeyse dengede kalır. Umberto Eco İklim krizi ve çevresel kıyametin ardından hayatta kalmaya çalışan isimsiz bir kadın, kurtuluş ümidiyle "Kutsal Kutsalların Kutsalı" adlı kapalı bir dini tarikata (manastıra) sığınır. Ancak burada onu barış ve inançtan ziyade, "O" olarak adlandırılan bir liderin ve katı kuralların hakim olduğu sadist bir düzen beklemektedir. Değersizler "Değersizler Kavramı: Tarikatın katı hiyerarşisinde dışarıdan gelen ve itaat etmesi gereken kadınlar, aşağılanan "değersizler" olarak görülür. Dini temelli bu toplulukta beden, acı, sadakat ve ataerkil iktidar sorgulanır. psikolojik, ruhsal ve dinsel bir şiddet temasını işler. Totaliter rejimlerin baskıcılığını, tarikat yapılanmalarını ve çaresizliğin insan psikolojisindeki tahribatını eleştirir. Anlatım Biçimi: Kahraman, maruz kaldığı baskıya ve dehşet verici koşullara rağmen yazarak, yani kendi hikayesini anlatarak direnmeye çalışır. Kural tanımaz, sert ve okuru sınayan alegorik bir dili var.. okuduğumuz Değersizler
Roman-Edebiyat
DeğersizlerAgustina Bazterrica · Siren Yayınları · 2025166 okunma
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Günlüğün Şiire Dönüştüğü Nokta
8/10
·220 syf.··
2026 53. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 23 Haziran 2026 11:39
Cahit Zarifoğlu’nun Yaşamak adlı eseri, günlük türüne edebi bir derinlik kazandıran, şiir, deneme, mektup, iç konuşma ve yer yer bilinç akışı tekniğini aynı metinde buluşturan özgün bir yapıttır. Bana göre yalnızca Türk edebiyatında değil, Dünya edebiyatında da benzeri az görüleceğini düşündüğüm bu eser, yalnızca bir günlük değil; bir şairin zihnine, ruhuna ve hakikat arayışına açılan kapıdır. Kitaba ilk başladığınızda yer ve tarih başlıkları sebebiyle klasik bir günlük okuyacağınızı düşünebilirsiniz. Ancak sayfalar ilerledikçe bunun alışılmış anlamda bir günlük olmadığını fark edersiniz. Zarifoğlu, yaşadıklarını kronolojik bir düzen içinde aktarmaktan ziyade, hafızasının çağrışımlarını takip eder. Böylece eser, bir hayat hikâyesinden çok bir ruh haritasına dönüşür. Okur; çocukluğuna, askerlik yıllarına, İstanbul’daki edebiyat çevrelerine, Anadolu gözlemlerine, Avrupa seyahatlerine, babasıyla ilişkisine, evliliğine, çocuklarına, sanat anlayışına ve inanç dünyasına dağınık görünen fakat bilinçli bir kurgu içinde tanıklık eder. Bu parçalı yapı, metnin en belirgin özelliklerinden biridir. Zarifoğlu’nun şiirlerine aşina olanlar onun dilindeki kapalılığı, yoğunluğu ve çağrışım gücünü bilir. Aynı yaklaşım Yaşamak’ta da kendisini gösterir. Onun metinlerinde karmaşıklık bir eksiklik değil, bilinçli bir tercihtir. Hayatı düz bir çizgi olarak değil; anılar, acılar, sevinçler, ayrılıklar ve manevî arayışların iç içe geçtiği büyük bir bütün olarak görür. Bu nedenle Yaşamak, olay örgüsüyle değil, ruhsal derinliğiyle okunması gereken bir eserdir. Bu tabii ki de zorlu okuma sürecini olumsuz yönde de etkilemektedir. Kitap boyunca anlattığı şehir yalnızca coğrafi mekânlar değildir. Her biri yazarın iç dünyasında başka bir kapıyı aralar. Bunu kitapta hissedebilirsiniz. İstanbul
Edebiyat
YaşamakCahit Zarifoğlu · Beyan Yayınları · 202011,2bin okunma
9/10
·240 syf.··
Beğendi
·
2026 44. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 25 Haziran 2026 11:39
Jonathan Landry’nin hikâyesi, tam da modern hayatın ortasında sıkışıp kalmış birçok insanın aynası gibi. İşinde mutsuz, ailesine ve hayatına odaklanamayan, yoğun tempoda koşarken ilişkileri parçalanan, boşanma aşamasında bir adam. Bir gün annesinden gelen o telefon her şeyi değiştiriyor ve kuzeni Julian Mantle’ın (Ferrari’sini satan kişi olduğu için bilinen efsanevi bilge, avukatlığı bırakıp Himalayalar’a giden ) gizli mirası devreye giriyor. Bu noktadan sonra hikâye bir “bulmaca”ya dönüşüyor. Jonathan, Julian’ın bıraktığı mektupları ve tılsımları bulmak için dünyanın farklı şehirlerine yönlendiriliyor. Her tılsım, Jonathan’a yeni bir şey eklemekten çok, onda zaten var olan ama unutulmuş bir yönü yeniden hatırlatıyor. Yol ilerledikçe hikâye basit bir miras takibinden çıkıp, bir dönüşüm hikâyesine evriliyor. Jonathan’ın yolculuğu tamamlandığında, aslında topladığı şey tılsımlar değil; kendi dağılmış benliğinin parçalarıdır. Robin Sharma ’yı severek okuma nedenim; zihni toparlayan netlik dili sunması, karmaşık düşünceleri sadeleştirerek yön hissi vermesi, zaten bildiğim ama günlük hayat içinde unuttuğum değerleri yeniden hatırlatması, insana “yeniden başlayabilirim” duygusu vermesi, kontrol ve düzen ihtiyacına karşılık sunması ve tüm bunları yaparken umutlu ve uygulanabilir bir yaşam dili kurması olarak söyleyebilirim. Bu yönüyle kitabı keyifle okudum.
Ferrari'sini Satan Bilge'nin Gizli MektuplarıRobin Sharma · Pegasus Yayınları · 2015608 okunma
Rüyalar Masallar Mitoslar
Puan vermedi
“Rüyalar, Masallar, Mitoslar” ismini verdiği kitabında sembol dilinin çözümlenmesi üzerine sosyal psikoloji bağlamında bir araştırmanın altına imza atan psikanalist Erich Fromm’u özellikle sevgi, şiddet, özgürlük, erdem, sağlıklı toplum, insan olanakları konusundaki pek çok çalışmasıyla yakından tanıdığımızı belirtmek isterim. “Sevme Sanatı”, İnsandaki Yıkıcılığın Kökenleri”, “Özgürlükten Kaçış”, “Sevginin ve Şiddetin Kaynağı”, “Umut Devrimi”, “Sahip Olmak mı, Olmak mı?” ilk akla gelen kitapları arasında yer alıyor. Söz konusu eserinde Fromm, insanlık tarihinde yer etmiş mitoslarla günlük yaşamımızda her zaman ilgimizi çeken rüyalarımız arasındaki ilişkiyi masaya yatırıyor. Kültürel bağlam, toplumsal deneyim ve kişilik yapısını göz ardı etmeden rüyaları yorumlamanın önemine değiniyor. Fromm, 1951 yılında kaleme aldığı esere gönderme yaparken, “unutulmuş bir dili yeniden anlamamıza yardımcı olabilmek için yazıldığını” ifade ediyor. Yazara göre, “rüya gerçek bir yaşayıştır” (s.19). Nitekim kendi anlatımı ile de, “tüm farklılıklara rağmen, bütün mitos ve rüyaların ortak bir yanı vardır. Hepsinin anlatımı aynıdır, sembolik bir dil ile yazılmışlardır” (s.21). Sembol dilinin insanlığın geliştirdiği evrensel bir dil olması ve bütün kültürlerde ortak özelliklere sahip olması ve bu dilin niteliklerinin bilinmesi mitosların, masalların ve rüyaların dilini anlayabilmeyi olanaklı kılar… Aralarındaki etkileşim öyle derin ve içice geçmiş ki, bu dili anlayabilmek “bilgelin” kapısını da aralamak gerekir. Benliğimize giden yolun yapı taşlarının bu dili anlamak üzerine kurulu olduğunu anımsatmakta fayda var. Kitapta sembol dilinin özellikleri detaylıca anlatılıyor. Sembollerin çok anlamlılığına dikkat çekiliyor. Rüyaların özelliklerinde ise yazar “rüyalar, uykudayken bedenimizi terk
Rüyalar, Masallar, MitlerErich Fromm · Arıtan Yayınevi · 1992784 okunma
8/10
·296 syf.··
2023 5. kitabı
·
1 saatte okudu
·
Okunma: 24 Mart 2023 00:00
hızlı sürükleyici bir kitap. serinin ilk kitabı kadar aksiyon yok. kurulan ve kendini gerçekleştiren bir düzen içerisinde paulün yaşam döngüsünü izliyoruz. gerçeği bilmek ne denli zor tekrar tekrar gösteriyor bu kitap bize. tabi, daha çok entrika var. malum imparatorluk, taht ve zenginlik tek bi noktada toplanınca, otomatikman düşmanlar komplolar kurmaya başlar. beni en çok şaşırtan 2 karakter vardı kitapta biri yüz dansçısı, biri de o cüce. beklemediğimiz bir yerde bitti kitap açıkcası. 3ü kitabı merakla bekliyorum. ilk kitabın ardından biraz çıtır çerez bi kitap. bi çırpıda biter.
Dune MesihiFrank Herbert · İthaki Yayınları · 20218,7bin okunma