8/10
·301 syf.··
2025 14. kitabı
·
52 günde okudu
·
Okunma: 02 Nisan 2025 19:27
ŞEHADET İNCİLERİ - PEYGAMBER ÇİÇEKLERİ HZ. HASAN VE HZ. HÜSEYİN ( RADIYALLAHUANH ​MUSTAFA NECATİ BURSALI ​CENÂB-I HÜSEYİN'İN DOĞUMU ​Nûr neslini yürüten iki kolbaşından ilki Cenâb-ı Hasan'ın doğumundan on ay yirmi gün sonra ikinci Peygamber torunu Hazret-i Hüseyin dünyaya geldi. ​Allah'ın Arslanı ve Evliyalar Sultanı Hazret-i Ali'nin ikinci oğlu... ​Hicretin dördüncü senesi Şaban ayının beşinde, nûr şehri Medine'de bir hikmet goncası olarak açıldı... ​Cenâb-ı Hüseyin (radiallahu anh) o kadar parlak bir yüze sahipti ki, karanlık gecelerde etrafını nokta nokta aydınlatırdı. ​Allah'ın Resûlü buyuruyorlar: ​"Hüseyin benden ve ben Hüseyin'denim, Allahü Teâlâ Hüseyin'i seveni sever." ​Hazret-i Abbas'ın zevcesi Ümmü Fadl, bir gün Kâinatın Efendisinin huzuruna geldi: ​"Ey Allah'ın Resûlü," dedi, "ben gece bir rüya gördüm." ​"Nedir o gördüğün rüya?" ​"Çok şiddetli ve mihnetli bir rüya!" ​"Nedir o, söyle!" ​"(Ey Allah'ın Resûlü!) Senin cesedinden bir parçanın kesilip evime konulduğunu gördüm." ​29 ​2. KÜNYELERİ ​HZ. HASAN (R.A.) VE HZ. HÜSEYİN (R.A.) ​KÜNYELERİ ​Ebu Muhammed!.. Lâkapları; Takî, Seyyid ve Varis... Bu nesep nûrlandırıcı güneşi Cenâb-ı Ali... Levlâke levlâk ufkunun nûrlandırıcı güneşi Cenâb-ı Ali med (sallallahu aleyhi ve sellem) Efendimiz buyuruyorlar: ​"Bu Hasan bendendir ve Hüseyin de Ali'dendir." ​Artık mini mini yavru büyüyor. Beşiğinin içinde etrafa nûrlar saçıyor. Ve çiçek çiçek gülüyor... Allah'ın Resûlü sık sık gidip bu güzel çiçeği kokluyorlar... ​İnsanlık hurisi derin ve ince Fâtıma (radiallahu anha), mini mini Hasan'ı tertemiz ellerine almış zıplatıyor. Ve mîr çocuğu şöyle diyerek seviyor: ​"Hazret-i Muhammed (sallallahu aleyhi ve sellem)'e benzeyen, babası Ali'ye benzemeyen oğul!" ​Ve Nebiyyi Muhterem de bir gün mukaddes ellerini ulvîlik âlemlerine
Hz. Hasan ve Hz. Hüseyin (Radiyallahu Anhüma)Mustafa Necati Bursalı · Çelik Yayınevi · 2016119 okunma
Puan vermedi·688 syf.··
2026 8. kitabı
Kitapta İslamiyet ile ilgili sanat eserleri, bilgilendirme vs. bir çalışma göremedim ve bu durumu garipsedim. Ağırlıklı olarak, Antik Mısır, Antik Yunan, Rönesans ve Hristiyanlık etkisiyle gelişen eserlere değinilip fotoğraflarla örneklendiriliyor bu çok anlaşılır bir şey. Sanat tarihi bunlardan ayrı düşünülemez elbette. Aztekler, Çin İmparatorluğu, Persler'e kadar erken dönem örneklerinden de bahsediliyor. İslamiyette heykel yapmak günah sayıldığı için bu alanda gelişme kaydedilmediği gibi yüzeysel çok kısa bir kaç yer var. Ancak sırf bu dinin etkisiyle bile ortaya çıkmış pek çok sanat eserleri yok mudur? Hat sanatı, cami, çeşme, kervansaray, şehir kapıları, saraylar, kaleler vs. örnekler çoğaltılabilir. İslamiyet tarihi ve coğrafyasına ait sanat eserlerinin neden kitapta yer almadığını, ilham olacak, örnek gösterilecek nice eserlerin es geçilmesini gerçekten anlayamadım. Bu sorgulamam politik yada dini fanatizmle ilgili hiçbir ilgisi yoktur, samimi bir merak sadece.
Sanatın ÖyküsüE. H. Gombrich · Remzi Kitabevi · 20171,131 okunma
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
Yaşamın özü, hayatın anlam arayışı..
7/10
·155 syf.··
2026 86. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 18 Haziran 2026 00:34
Auschwitz ve 4 farklı toplama kampında bulunmuş, bir nöro-psikiyatrist.. Evet, yolu kamplardan geçen, bir doktor. Hikayesi gerçek hayattan. Mesleğinin ilerleme sürecinde, bu acı olayların etkisinin çok olduğunu söylüyor eserde. Nedenim vardı, nasılına katlandım diyor. Üçüncü Viyana Psikoterapi olarak anılan "Logoterapi'nin" ve varoluşçu terapinin babası diyebiliriz yazara. Diğer ikisi psikanaliz'le Freud ve Bireysel Psikolojiyle Alfred Adler. Düşününce, aklını kaçırmadan nasıl kurtulmuş diye düşünüyor insan.. Kampların zorlu yaşam şartlarını, tutukluluk halinin bireyde nelere sebep olduğunu, içinde iyilik tohumları olan insanların bile, o kamplardan çıkarken katile dönüşme potansiyeline büründüklerini, mantıklı ele alımlarla anlatıyor terapistimiz. Psikolojisine baktığımda ; eser, duygusal bağlamda ele alınmamış. Daha çok realist bir bakış açısıyla," yaşamın özü anlamdadır " arayışını anlatmış. Ben bu bakış açısını, ajite etmekten daha çok seviyorum. Ve inanıyorum ki ; her insan, her acının içinde gerçekten bir sebep bulursa kendine ve hayata tutunuyor. Hayat yolları taştan diye, çıkmaza düşüp, kendimizi motive etmeyi bırakmak, sebebimizi bulmadan bu hayattan gitmeyi kabullenmek bence de İnsanca, Pek İnsanca 1. Kitap değil. :) Her ne olursa olsun : *Bitirilecek çok acı var. *Nedeni olan nasılına katlanır. *Beni öldürmeyen şey güçlendirir. Logoterapi'yle ilgili ilk önemli eseri okuduğumu düşünüyorum. Meraklısına öneririm. Düşünce dünyanıza sağlık Viktor E. Frankl
Psikoloji
İnsanın Anlam ArayışıViktor E. Frankl · Okuyan Us Yayın · 202651,3bin okunma
10/10
·438 syf.··
Beğendi
·
2026 20. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 18 Haziran 2026 00:14
Çukurova.... Dağlar, dereler, bitmek bilmeyen o uçsuz bucaksız ova... Memed’in hem sığınağı hem de sınavı... okurken burnuna o toprağın kokusu, yüzüne değen o dağ rüzgârı... Yaşar Kemal okuyana kadar tam olarak ben "kitap okuyorum" denilmez, demişti bana biri. Haklı olduğunu şimdi anlıyorum. Betimlemeler, diyaloglar, karakterler, hepsi o kadar bizden ki.. okurken hiç bir şekilde sıkılmadım. İnce Memed'e başlamadan önce çok sık duyuyordum; sıkıcı bir anlatımı var, sürekli diyalog şeklinde olduğu için tiyatro havası veriyor vs. Öyle olduğunu düşünmüyorum.. evet düşüncelerine, içsel hesaplaşmalarına, psikolojik durumlarına çok yer verilmemiş ama ilahi bakış açısıyla yazılan bir çok kitapta zaten bunu görürüz. Bu şekilde olması kitabı daha değerli kıldı benim için. Kanal 7 filmleri gibi hissettirdi çoğu zaman. Bir yerde zulüm varsa aynı oranda büyüyen karşıt bir güç de bulunur, biri ilahiki kalkar başkaldırır. Bir kediyi bile köşeye sıkıştırdığında aslan kesilir. Devir değişti değişmesine de Abdi ağalar değişmedi. Kılık değiştirdiler ama değişmediler. İnce memed gibiler çoğalsa idi de adalet neymiş görseydi dünya.
İnce Memed 1Yaşar Kemal · Yapı Kredi Yayınları · 202374,3bin okunma
Man or ecinniler
Puan vermedi·144 syf.··
2026 8. kitabı
Spoilerlı olabilir gulyabaniden spoiler yemediyseniz tabii. . . . . . . . Gerçekten cinlerle muhatab olduğumuzu düşündüğüm ilk 70 sayfa filan bayya iyiydi. Yani bence belli düzeyde korkutucuydu da. Cinlerin uzun bir şeyleri taşırken Muhlise’nin üst camdan onları anlık görmesi, ilk baştaki ritüeller filan korkutucuydu bence. Bir noktadan sonra e taam bunlar insan da nasıl ve neden böyle büyük bir oyun çeviriliyoru merak etmeye başladım. Sonra realite cinlerden daha korkunç geldi. Kızlara tecavüz etmişler, o zavallı kadının aklıyla oynamışlar. Hasan da kendince iffet testi yapmışmış. Valla o kalfanın, Arap’ın ve evin hanımefendisinin yıllarca çektikleri çileyi düşününce içimi sıkıntı kapladı. Bir not olarak bu kitabın çok iyi fanfici yazılır. Aklımın bir köşesinde dursun ekfksldlsldşdşşs Ayrıca bu kitaba yazarın kendisinin de hurafelere karşı bir hiciv olarak görmesi de potansiyelini bayağı bir azaltıyor gibi. Çok daha sarsıcı bir korku hikayesi olabilirmiş. Emin alper bu işe el atar mı acaba ya?¿
GulyabaniHüseyin Rahmi Gürpınar · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202517,9bin okunma
Neandertalden Homo Sapiense
Puan vermedi
Dimitra Papagianni ve Michael A. Morse’nin Neandertaller üzerine yaptığı çalışma, Neandertalleri yeniden değerlendiren önemli bir çalışma. Kitap, Neandertalleri yalnızca biyolojik özellikleriyle değil, teknolojileri, sosyal yaşamları, düşünce biçimleri ve modern insanlarla ilişkileri açısından da ele alarak kapsamlı bir bakış açısı sunmaktadır. Yazarlar, uzun yıllar boyunca bilim dünyasında hâkim olan "ilkel ve başarısız insan türü" anlayışını sorgulamakta ve arkeolojik bulgular ışığında daha dengeli bir Neandertal portresi çizmektedir. Eserin en dikkat çekici yönü, insan evrimini doğrusal bir ilerleme süreci olarak görmemesidir. yazarlar, modern insanların evrim sahnesindeki tek aktör olmadığını, son 2 milyon yıl boyunca dünyada birçok insan türünün bir arada yaşadığını vurgular. Homo erectus, Denisovalılar, Homo Heidelbergensis ve Homo Floresiensis gibi türlere ilişkin bilgiler, insanlık tarihinin sanıldığından çok daha karmaşık olduğunu göstermektedir. Bu yaklaşım, benim insan evrimine dair geleneksel bakış açımı yeniden gözden geçirmemi sağladı. Özellikle Homo Heidelbergensis üzerinde durulması; Neandertallerin ve modern insanların ortak atası olarak kabul edilen bu türün incelenmesi, iki insan grubunun nasıl farklı evrimsel yollar izlediğini anlamaya yardımcı olmaktadır. Atapuerca, Schöningen ve Boxgrove gibi önemli arkeolojik alanlardan elde edilen veriler, insan evrimindeki teknolojik ve davranışsal gelişmelerin uzun bir geçmişe sahip olduğunu ortaya koymaktadır. Kitabın en güçlü argümanlarından biri, Neandertallerin gelişmiş bilişsel yeteneklere sahip oldukları yönündedir. Levallois taş işleme tekniği, karmaşık avcılık stratejileri ve ileriye dönük planlama becerileri, Neandertallerin yalnızca çevrelerine tepki veren canlılar olmadığını göstermektedir.
NeandertalDimitra Papagianni · Trend Yayınevi · 2017444 okunma