Batı toplumunda kaşiflik ve keşifler yalnızca erkeklere mahsus kal­madı. Doğu toplumlarında kadın evinin kapısı önüne çıkma özgür­lüğüne sahip değilken, Batılı kadınlar seyyahlık ve keşif konusunda sınırlı da olsa başarılar gösterdiler. Yazdıklarıyla kendilerinden sonraki kuşaklara cesaret verdiler. 381 -384 yılları arasında Mısır ve Kudüs'e seyahat etmiş erken dönem kadın gezginlerden Egeria'nın yazdıkları Batı toplumunda biliniyordu. 1832'de Kanada'ya giden Susan Moodie, 1835'te Hindistan'ı ziyaret eden Emily Eden, 1842 yılına Orta Do­ğu'yu gezen ilk kadın Ida Pfeiffer, 1854'de Amerika, Kanadayı 1878 yılında Japonya, Çin ve Güney Asya'yı gezen Isebella Bird Bishop ve 1861-1865 yılları arasında Afrika'daki gezilere katılan Florance Ba­ker'in hatıraları 19. yüzyılın ikinci yarısında dünyaya gözlerini açmış Avrupalı kadınlar için hala canlılıklarını koruyordu. Özellikle Jules Verne'nin 1873'te yayınladığı 80 Günde Devri Alem adlı kitabından etkilenerek 1889 yılında dünya etrafında seyahat yarışına çıkan Ameri­kalı gazeteciler Elizabeth Cochran (Nellie Bly) ve Elizabeth Bisland'ın başarısı kadınlara cesaret veren örneklerden oldu. Kaşifin ve keşfin kutsandığı, bilgi edinmenin haz kaynağı olarak ka­bul edildiği bir toplumda dünyaya gelen Genrude Bell'in gelişmelerden etkilenmemesi mümkün değildi. Babasına yazdığı mektupta kendisini mutlu eden bilgi alanının tarih ve sanat olduğunu yazıyordu. Tarihe duy­duğu ilgi onu aynı zamanda farklı kültürleri tanımaya yöneltiyor, kaşifle­rin hayat hikayelerini ve gezi notlarını büyük bir hayranlıkla okuyordu. Büyük bir zevkle okuduğu şair ve kaşiflerden biri de Charles Montagu Doughcy (1843-1926) olmuştu. Doughcy, Filistin ve Kuzey Arabistan'da seyahat ederek gezilerini Travels in Arabia Deserta (1888) başlığı ile ya­yınlamıştı. Bu
Sayfa 30·Kitabı okuyor
Suikast, 16 Eylül 1997'de, Amman'da ikamet ettiği otelden arabasına binmek üzere çıkarken MOSSAD ajanlarınca kulağı-na zehir enjekte edilerek gerçekleştirildi. Ancak Ürdünlü yetkililerin ve yakınlarının teyakkuz içinde hareket etmeleri neticesinde ajanlar yakalandı ve suikastın başarıyla sonuçlanmasının önüne geçildi. Ürdün hükümeti ajanlar karşılığında panzehir ve esir takası gerçekleştirmek için İsrail ile hızlı bir şekilde pazarlık masasına oturdu. Netice olarak panzehir Ürdün'e helikopterle getirildi ve yanı sıra içlerinde Şeyh Ahmed Yasin'in de bulunduğu 40 Filistinli esir serbest bırakıldı. Nihayetinde Meşal, Filistinliler ve tüm Müslümanlar nezdinde önemli bir şöhret kazandı.
Sayfa 52 - İnsan / Halid Meşal / Gönül Ayyıldız·Kitabı okudu
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Sâlim, Yemâme Savaşı'nda şehit düşmüştür. Hafızların ölümüne çok üzülen Hz. Ömer, Sâlim'in de şehit düşmesiyle, “Kur’an daha önceki mukaddes kitapların akıbetine uğrayacak, aslı kaybolacak” diye telaşlanarak Halife Hz. Ebu Bekir'e müracaat etmiş ve Kur’an'ın bir kitap halinde tedvinini (toplanmasını) talep etmiştir. Böylece Kur’an'ın kitap haline getirilmesi gibi İslam tarihinin en hayırlı işlerinden birine Sâlim (radıyallahu anh)'ın şehadeti vesile olmuştur.
Sayfa 90·Kitabı okuyor
Din
Yermük Savaşı sırasında İslâm ordusunun mücahidleri birer birer yere düşüyordu. Yaralıların iniltisi arasında Hz. Huzeyfe, elinde bir bardak suyla kardeşlerine koştu. Aldığı yaralar-la zorlukla konuşan Hâris bin Hişâm, suyu içmek üzereyken az ötede İkrime bin Ebi Cehl'in "Su... su..." diye inlediğini duydu. "Önce ona götürün." dedi. Su, İkrime'ye ulaştığında bu kez o, lyaş bin Ebi Rebia'nın hâlâ hayatta olduğunu fark etti. "O benden daha muhtaç." dedi. Su, ona ulaşana kadar o vefat etmişti. Huzeyfe, suyu hızlıca İkrime'ye geri götürdüğünde onun da şe-hit olduğunu fark etti. "Bari amcamın oğlu Haris'e yetişeyim." diyerek tekrar ona yöneldiğinde onun da kumların üzerinde kurumuş kanını ve şehit olduğunu gördü. Dünyanın bir bardak suyu ile değil şehadetin şerbetiyle Rablerine kavuşmuşlardı. Üstelik son nefeste dahi mümin kardeşini kendine tercih eden güzide bir ahlakla...
Sayfa 51 - İnsan / Gönül Ayyıldız·Kitabı okudu
Her insan, her eşya, her cisim Güldem'e inat mutluluk saçıyordu o gün. Hiçbir şeyle paylaşamıyordu üzüntüsünü.
Doğan Kitap - Epub
Alıntı
Ben çocukken bir öğretmen şapkamı çıkarmamı söylediğinde çıkarırdım. Bugün bir öğretmen öğrenciden şapkasını çıkarmasını istese annesinden bir e-posta gelir; çocuğun aslında şapkasıyla kendini daha rahat hissettiğini açıklayan bir e-posta. Şu lanet şapkayı çıkar işte.
Sayfa 49·Kitabı okuyor
Kitap Alıntısı