Elit'e gelenlerin en kültürlüsü, en bilgilisi Cemil Meriçti. Fransızcanın elenikasını bilir, gece gündüz de okurdu. Bu yüzden gözlerinin gücünü her gün biraz daha yitirirdi. Ne var ki, o buna hiç aldırmaz, odasında masasının üstüne sandalyeyi koyar, kendi de sandalyeye çıkarak kitabını, ampule 30 santim uzaklıkta okurdu. Bunu elektrik ampülünü aşağıya kadar iletecek kordona verecek parası olmadığı için yapardı. Bunca parasız oluşunun nedeni ise eline geçen paranın tümünü kitaba yatırması idi.
Sayfa 36·Kitabı okuyor
Li Zhensheng'in adı "şanın yükselen bir şarkı gibi dört bir yanma erişecek" anlamına gelir. Li, 1963'te Çin'deki tüm kurumlan yerle bir eden Büyük Proleter Kültür Devrimi patlak vermeden üç yıl sonra ye­ rel bir Harbin gazetesinin kadrolu fotoğrafçısı olma şansına ve şanssız­ lığına sahipti. Gazetede onsekiz yıl görev alan Li, bunun iki yılını bir eğitim kampında geçirmişti: milyonlarca kişi gibi o da bir eylemci, bir zorba ve bir kurban olarak Kültürel Devrim'e katılmıştı. Bir fotoğrafçı -ve kısa süreli de olsa şevkli bir devrimci- olan Li, on yıl boyunca Çin'i sarsan siyasal çalkantıları yücelten onbinlerce fotoğraf çekmiştir. Ancak öte yandan, bu devrimsel deneyin karanlık yüzünü de gören Li, bu sahneleri kaydettiği ve "'negatif negatifler" adını verdiği filmleri uzun yıllar boyunca, yağlı bezlere sarılı biçim­ de evinin döşeme tahtaları arasında saklamıştır. Kültürel Devrim'in tamamen kınanmakta olduğu 1988 yılında, bu karelerden yirmisi Pekin'de sergilendi; 1990 yılında ise, artık bir üniversite profesörü olan Li, onları Birleşik Devletler'e kaçırmaya başlamıştı. 2003 yılında, bu resimlerin yanısıra ayrıntılı başlıklar, tarihsel denemeler ve gazete baskıları, Li'nin de anılarıyla birlikte Li'nin devrim birliğinin de adı olan Kızıl Haber Neferi isimli son derece şık ancak oldukça da ürkütücü bir kitap olarak basılmıştır.
Sayfa 155 - Espas kuram sanat yayınları 2013
Araştırma-İnceleme-Siyaset-Politika
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
El altında youtube olsa da, 3D video oyunları olsa da, her boş vaktinde (hatta boş vaktin olmasa da) eline kitap alırsın. Dünyadaki her yirmi kişiden biri bile böyleyse, yazı ve romanın geleceği hakkında ciddi bir endişe duymama gerek yoktur. E-kitap da nereden çıktı diye şimdilik endişe etmeye gerek yok. İster kâğıt olsun ister ekran (ya da Fahrenheit 451'de olduğu gibi sözlü aktarım), araç ya da formun ne olduğu önemli değil. Yeter ki çok sevdiğim insanlar kitap okusun.
Sayfa 54·Kitabı okuyor
Alıntı
Kur'an ya bir Arap tarafından, ya Arap olmayan biri tarafından, ya Hz. Muhammed tarafından veya Tanrı tarafından 'yazılmıştır. Argümanı şöyle özetleyebiliriz: 1. Kur'an edebî ve dilsel nitelikleriyle insanlığa meydan okur. 2. 7. asır Arapları, Kur'an'ın edebî nitelikleriyle yarışabilecek en kabiliyetli insanlardı. 3. 7. asır Arapları, Kur'an'ın hitabını aşan bir eser ortaya koymakta başarılı olamadılar 4. Alimler ve uzmanlar Kur'an'ın taklit edilemez bir 'kitap' olduğuna tanıklık ettiler. 5. İlmi/bilimsel olmayan tanıklıklar makul değildir, çünkü tesis edilmiş arka plan bilgisini reddetmişlerdir. 6. Dolayısıyla (1'den 5'e kadar olan maddelerden çıkarı-yoruz ki), Kur'an taklit edilemez, eşsizdir. 7. Kur'an'ın taklit edilemezliği; bir Arap tarafından, Arap olmayan biri tarafından, Hz. Muhammed Tanrı tarafından yazılmış olmasıyla açıklanabilir. veya 8. Bir Arap tarafından, Arap olmayan biri tarafından veya Hz. Muhammed tarafından yazılmış olamaz. Bunlara göre, en iyi açıklama Kur'an'ın Tanrı'dan gelmiş olmasıdır. (2. Maddenin açıklaması)Alim Taki Osmani , "belâgat ve hitabet onlar için bir can damarı idi" Şairlerin hayatlarını yazan ve 9. asırda yaşamış olan el-Cumâhi, "Şiir, Arapların bütün bilgilerinin birikimi ve sahip oldukları ilim ve irfanın en büyük pusulası idi; işlerine şiirle başlar ve şiirle bitirirlerdi. (... Arap kabi-lelerinden birinde bir şair yetiştiğinde, diğer kabileler tebrik etmek için gelirlerdi, şenlikler hazırlanır, kadınlar çalgıların etrafında düğünlerdeki gibi bir araya gelir, yaşlı ve genç erkekler de bu güzel haberin keyfini çıkarırlardı. Araplar iki halde bir-birlerini tebrik ederlerdi; iri bir çocuğun doğumunda, diğeri ise aralarından bir şair yetiştiğinde. 9. asır alimlerinden İbn Kuteybe, Arapların gözünden şiiri şöyle tarif
Sayfa 319·Kitabı okudu
O kadar güzel bir tenin var ki, açık renk ve pürüzsüz. Her santimini öpmek istiyorum.
Kitap Alıntısı
Kafam allak bullak olmuştu. Rüyada mıyım yoksa? Gerçek miydi gördüklerim? Yoksa bir polisiye veya casus filmi miydi gördüğüm? İbrahim'e ne diyeceğim? Ona gerçeği söyleyecek miydim? Gerçeği saklayıp hiç olmamış bir şey mi söylemeliydim? Kafam düşüncelerden, sorulardan zonkluyordu. Derken İbrahim'in arabası geldi. Yaklaşınca etrafa baktım, boştu. Ağacın arkasından çıkıp arabaya bindim. Arabayı ana yola çıkmak
Sayfa 258 - Ekin y.1.baskı.Nisan 2024 İstanbul·Kitabı okudu
Kitap Alıntısı