Beklediğim büyük ihtimalle gelmeyecekti, ama inatla ve umutla bekliyordum.
Sayfa 12·Kitabı okuyor
“Ali olmasa, bu boktan dünyada bu kadar kirli bir hayatı sürdürebilir mi emin değil; hiç emin değil.”
Sayfa 81·Kitabı okuyor
Alıntı
Reklam
Bir Ölüm Haberi...
Bir gün, gazetelerde, "Hazin bir vefat" başlığı altında kısa bir fıkra çıktı: "Bursa eşrafından, eski maslahatgüzarlarımızdan, Tütün İnhisarı İdaresi Mütercimi Ahmet Fahim Bey ecel-i mev'udiyle vefat etmiştir. Merhum her cihetle faziletli, hür fikirli, geniş bilgili, çok nezaketli, şahsına hörmet telkin ettirmiş ve dostları tarafından çok sevilmiş bir zattı. Vefatı zayiattandır. Mevla rahmet eyleye!" İşte, ölünün cesedi üstüne atılan birkaç kürek toprak gibi, hatırası üzerine kapanan birkaç satır yazı! O ölüyü bilmeyenlerden bu fıkrayı okuyanlar sanki ne duyarlar? Bir talihin ademe göçmesinden onunla alakası olmayan ne anlar? Bir faninin öldüğüne kimse şaşmaz ve kimse düşünmez ki o da kendisini ölümden bizim kendimizi sandığımız kadar uzak sanırdı. İnsanlar, birbirlerinden uzun mesafelerle ayrılmış yıldızlar gibi, kendi hususî boşlukları içinde dönen, hepsi yalnız, hepsi mahrem ve başkalarına kapalı birer dünyadır. Bir yıldız sönünce ondan uzaktakiler bir şey duymaz. Hayatın ve ölümün ehemmiyeti hep nispî ve izafîdir. Bizim için ölüm yani kendi dünyamızın ölümü kâinatın en mühim hadisesidir.
ÖLÜMLÜ DÜNYA
Hani dediğim bey erenler Dünya benim diyenler Ecel aldı, yer gizledi Fâni dünya kime kaldı Gelimmi gidimli dünya Ahir son ucu ölümlü dünya
Sayfa 42 - Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları·Kitabı okudu
Hep cenk ederiz şevk ile pür neşe ve hande, Git söyle ecel beklemesinler beni evde.
Reklam
Reklam