+Sen mi düşünüyorsun gerçekten? Senin düşüncelerin mi onlar?
-Tabii benim düşüncelerim Ma,kimin düşüncesi olacak Süleyman'ın mı?
+Tipik zihin insanı tepkileri bunlar Mina. Sıkıştığını hissettiğin her an,senden hemen yersiz bir terslik veya alaycılıkla, dahası kibirle bir sıçrama geliyor fark ettin mi?
-Ama ne yapayım, söylediklerin çok saçma geliyor bazen Ma.
+Fark et kendini. Bi dur. Saçma geliyor, çünkü zihnin anlamıyor. Anlamayınca bunu tehdit gibi algılıyor,sen de hemen böyle zevzekçe tepki veriyorsun. Bi dur. Ne çıkacak benim ağzımdan,diye bi dur çıkarmadan evvel. Bir bak. Tepki makinası olmakla, gerçek bir insan olabilmek arasında fark var Mina.
”günü gelir çarh düzüne çevrilir, günü gelir hesabınız görülür. günü gelir sualiniz sorulur: beyler bu vatana nasıl kıydınız?”
• bu vatana nasıl kıydılar? | nazım hikmet
Ah..
Budur benim payıma düşen,
budur benim payıma düşen,
benim payıma düşen,
bir perde asılmasının benden aldığı gökyüzüdür,
benim payıma düşen,
terk edilmiş merdivenlerden inmektir
ve ulaşmaktır bir şeylere çürüyüşte ve gurbette,
benim payıma düşen
anılar bahçesinde hüzünlü bir gezintidir.
Yaşam belki
uzun bir caddedir,
her gün filesiyle bir kadının geçtiği,
yaşam belki
bir urgandır, bir adamın daldan kendini astığı,
yaşam belki okuldan dönen bir çocuktur,
yaşam belki, iki sevişme arası rehavetinde
yakılan bir sigaradır,
ya da birinin şaşkınca yoldan geçişi,
şapkasını kaldırarak,
başka bir yoldan geçene
anlamsız gülümsemeyle “günaydın” diyen.
...
Yaşam belki de o tıkalı andır,
benim bakışımın senin buğulu gözlerinde
kendini paramparça yıktığı
ve bir duyumsama var bunda
benim ay ve karanlığın algısıyla birleştireceğim.